![[Resim: 970680_516414475086126_114474497_n.jpg]](https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/970680_516414475086126_114474497_n.jpg)
Bir akşam vakti Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem´le birlikte Medine´nin Harre mevkiinde yürüyorduk. Derken Uhud dağı karşımıza çıkıverdi. Peygamber Efendimiz:
'Ey Ebû Zer!..' dedi. Ben,
'Buyur, Ey Allah´ın Elçisi! Emrindeyim!..' dedim. Resûl-i Ekrem:
'Şu Uhud Dağı altın olup bana verilse, onun bir dinarının üç günden fazla yanımda kalmasını istemem. O bir dinarı da borç ödemek için bir yana ayırmak isterim.'buyurdu.
Daha sonra Allah´ın Elçisi,
'Yanımda olanı da Allah´ın kullarına şöyle şöyle dağıtmak isterim!..'
diyerek önüne, sağına, soluna ve arkasına elleriyle para dağıtıyormuş gibi işaretler yaptı. Sonra yine,
'Ebû Zer!..' dedi.
'Buyur, Ey Allah´ın Elçisi! Emrindeyim!..' dedim.
Sözüne şöyle devam etti:
'Dünyada malı mülkü çok olanlar, âhirette sevapları az olanlardır. Yalnız şöyle şöyle dağıtanlar böyle değildir. Fakat öyle kimseler de ne kadar azdır!..'
| Hadis-i Şerif, Buhârî, Istikrâz 3, Isti´zân 30, Rikak 14; Müslim, Zekât 32 []