Aşka "susarım" diye oruçlandım. Yanıldım; sensizliğe susadım.
İnancımı "sularım" diye iftarlandım. Yanıltıldım; sessizliğe alıştırıldım.
Ateşim sudan diye sahurlandım; yanılttın; bensizliğe inandın...
Tutunamıyorum.
Sudan kalp taşırsam; gözyaşlarım avuçlanır sandım.
Çöl dudağı öpersem; imanım ıslak kalır sandım.
Saç boyu iz sürersem; şehir bana kalır sandım.
Tutmuyorsun.
Oruç tutmayınca beni; tutamazsın ellerimi.
Bırakmazsa günahım seni; kavrayamazsın beni.
Şimdi "tutmak" varken; salarsan günleri....
Tut ki, Öldüm.
Oruç tutar mıyım sandın; sen öldürünce gündüzü.
Belki bir ihtimal; gece tutar beni.
Çatlamış bedenimi uzatınca gölgene; bana verdiğini su sa(n)dım .
servet hocaoğulları