![[Resim: kalp-su-damlasi-masaustu-resmi-520-originalsize-I1.jpg]](http://mavigelincik.com/upload/dosya/2013/01/kalp-su-damlasi-masaustu-resmi-520-originalsize-I1.jpg)
SU ÂŞIKI
Dertli bir susuz ırmak kenarında ki yüksek duvarın üzerinde oturuyordu. Su için balık gibi çırpınıp hasret çekerken , erişmesine duvarın yüksekliği mani oluyordu. Duvardan kopardığı bir kerpici atarken suyun çıkardığı ses kulaklarına eriştiğinde , sevgilinin sesini duymuşçasına , şarap içmiş gibi kendinden geçiyordu. Mest olduğu sesi devamlı duymak için de ha bire suya tuğla atarken , sanki su kendisine şunları söylüyordu :
- Ey adam !... Bana böyle taş atıp durmakla ne kazanacağını zannediyorsun?...
Susuz dedi ki :
- Ey su !... Öyle iki fayda var ki , onun için bu işten el çekemem.
Birinci faydası şudur : Su sesini dinlemek , susuzlara rebap dinlemek gibidir. Suyun sesi : Duyan ölülerin hayat bulduğu ; İsrafil a.s. ‘ın sesine benziyor. Yahut , baharda yağmur bekleyen bağların , bahçelerin kulaklarına erişen gök gürültüsüne ... veya zekat zamanın fısıldandığı yoksul kulağına ... mahpusa kurtuluş müjdesine ... Muhammed a.s.’ a Yemen’den gelen ağızsız Rahman nefesine ...Ahmed’in ; âsilere şefaate gelmesine ... Yakup’a erişen Yusuf kokusuna benziyor !...
Öbür faydasına gelince : Duvardan kopararak attığım her kerpiç parçası ile yüksek olan duvar biraz daha alçalıyor . Duvarın alçalması da suya biraz daha yaklaşmama sebep oluyor. Vuslata çare ; duvarın ortadan kalkmasıdır!...
Yüksek duvar baş eğmeye manidir , ölümsüzlüğe secde etmek ; bu toprak bedenden kurtulmağa bağlıdır. Suyun sesine en fazla âşık olan ; en büyük parçaları kopararak atar. Âşık suyun sesinden sarhoş olurken, yabancı ancak : “bluk” diye bir sesten başka ne duyar ki? Bu iş ancak sıhhatli , güçlü , kudretli olduğun gençlik zamanında başarılır. Yemyeşil , terü taze bir bahçeye yahut ; mamur , tavanı yüksek , dört duvarı sağlam bir konağa benzer gençlik. Ne mutlu o kişiye ki ; ihtiyarlık gelip çatmadan , boynu liften yapılmış iple bağlanmadan , toprak çoraklaşmadan işini başarmıştır. Çorak yerde asla güzel bitki yetişmez. İhtiyarın gücü , kuvveti kesilir ,ne kendisine bir yararı olur , ne de başkalarına!... Kaşları düşer , gözleri yaşarır , iyi göremez artık , yüzü buruşur kertenkele yüzü gibi , söz söyleyemez , tad alamaz , dişleri bir şey kesmez olur.
Gün geçip gitmiş , akşam çağı gelmiş , beden topallamakta ... yolsa uzun !. İş işten geçmiş. Kötü huyların kökleri kuvvetlenmiş , onu kökten çıkarıp atacak kuvveti de kalmamış.
Mesnevi : 2. Cild - Sayfa : 91 -...- 94