You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sinan Yağmur a dikkat

Sinan Yağmur a dikkat

Forumcu
Sinan Yağmur a dikkat
Sinan Yağmur a dikkat

[Resim: 83.jpg?psid=1]

Değerli Kardeşlerimiz son günlerde şianın, burnunu, ülkemize yazarlar vasıtasıyla sokmaya çalıştığını görüyoruz.
Bu yazarlardan bir tanesi de Sinan Yağmur.

Sözde iki büyük Allah dostunun aşkını anlattığı “Aşkın Gözyaşları” kitabını hepiniz biliyorsunuz.
Kitapta Şems-i Tibrizi Ve Mevlana Hazretlerini konuşturmuş!
Yani kitapta bu iki Allah dostunun konuşmaları(!) geçiyor.
Şems-i Tibrizi demiş ki:
“Soyum Şia’nın İsmailiyye mezhebinden, fıkhi olarak da Caferiyye ekolünü benimsemişlerdir.”

Kişi sanki İran’lı olunca Şii oluyor! Bu gün iran’da binlerce Ehli Sünnet Müslüman var.
Onca zulme ve kısıtlamalara rağmen hakkı müdafaa için çalışıyorlar.
Ancak kitapta şii olduğu iması yapılıyor.

Kitapta en ilginç olan nokta ise tasavvuf şeyhi olan Şems-i Tibrizi’nin, Tasavvufun olmazsa olmazı rabıtayı inkar etmesi.
Buradan anlıyoruz ki, bunu yazanın tasavvuf ile hiç bir alakası yok, yazılanlarında içine süt damlatılmış sudan farkı yok…
Çarpıtmalarla dolu bir kitap…

HAZRETİ MUAVİYE’Yİ DÜŞMAN GÖSTEREN KİTAP
Şimdi Sinan Yağmur’un nasıl Şia’ya hizmet ettiğini daha iyi anlayacaksınız.
Yazdığı “Aşka Yolculuk Veysel Karani” kitabında da Hazreti Muaviye (Radıyallahu anh)ı öyle bir kötülüyor,
öyle bir kin ile kaleme alıyor ki okuyanların “kafir” demekten kendini alamayacağı kesindir.

Peygamberimizin “vahiy katibi” yaptığı ve övgülerine mazhar olan bu sahabeyi tenkit etmek ise ancak Şiilere ve onun sözcülerine has bir özelliktir.

Bakın o kitabın 253-260.
Sayfalarında geçen sözde diyaloglar nasıl:
Hz Aişe yaptığı yanlışlıktan dönerek Hz. Ali ye biat etti.
Ancak gözü dünya hırsıyla taşkın Muaviye, kendine ve ailesine krallık kurmak istiyordu.
O nedenle akrabası olduğu Hz. Osman ın ölümünden sorumlu katillerin Hz Ali tarafından himaye edildiğini öne sürerek, ona karşı bir ordu kurdu.
Bu savaş imamet ve sultanlık arasındaki bir savaştı.
Muaviye, Muhammed dinine karşı cahiliyenin zihniyetini yerleştirmek istiyordu.
Onun amacı sultan olmak ve saltanatını büyütmekti.
Bu haliyle Muaviye’nin Bizans İmparatorluğu’ndan, İran ‘ın Kisra’sından bir farkı yoktu…


Hazreti Ali (Radıyallahu anh)ın elçileri şöyle demiş:
“Ey Muaviye! Senin reddettiğin şeyi ben iyice anlamış bulunuyorum.
Yemin ederim ki, senin neyin peşinde olduğun ve ne istediğin bize gizli değil.
Sen, halkı saptıracak, arzularına meylettirecek ve itaatlerini celp edecek söz olarak” imamımız mazlum olarak öldürüldü, biz onun kanını istiyoruz!”
sözünden başka bir şey bulamadın.
Sana da bu hususta ayak takımı, azgın kimseler itibar etmiştir.
Biz iyice biliyoruz ki, sen ona yardım etmek istemedim.
Şu arkasına düştüğün halifelik makamı yüzünden onun öldürülmesini istedin. Hâlbuki bir işi nice temenni edip isteyen vardır ki Allah, kudretiyle o istenen şeyi başkasına verir.
Bazen de bir şeyi temenni eden kimseye arzularının üstünde verilir.
Yemin ederim ki, bunlardan hiçbirinde senin için bir hayır bulunmamaktadır. Sen istediğin şeyi elde edemezsen, şu halde, bu hususta Arap ın en kötüsüsün.
Temenni ettiğin şeye kavuşuncaya kadar Allah da seni cehenneme atar…
Ey Muaviye, Allah tan kork, bu davandan vazgeç.
İşe layık olan kimseyle çekişme!”

….

Hz. Ali Adiy bin Hatem ‘i, Muaviye nin huzuruna gönderdi.
Huzura çıktığında Adiy söze başladı ve şunları söyledi:

“Biz seni yüce Allah ın, sözümüzü ve ümmetimizi birleştirecek, kan dökülmesini durduracak, şahışların arasını düzeltecek olan emrine itaate çağırıyoruz.
Hz. Peygamber’in oğlu yerinde olan Hz Ali, bizim en faziletlimiz, en önce Müslüman olan, İslam ı tatbik etmede en iyimiz olan zattır.
İnsanlar onun lehine ittifak edip toplanmışlar ve Allah onları, halifeliğe layık gördükleri bu insanlar en doğru yola ulaştırmıştır.
Senden ve seninle beraber olanlardan başka hiçbir kimse kalmadı.
Bu işten vezgeç ey Muaviye ! Allah senin ve taraflarının başına Cemel günündeki felaketi vermesin”

Muaviye savaşın kendine verdiği gözü dönmüşlükle cevap verdi:

“Sen ara bulmak için değil de sanki tehdit etmek için gelmişsin.
Heyhat, ey Adiy!
Allah’a yemin ederim ki, savaş benim mesleğimdir.
Harp etmekten zerre kadar korkum yok.
Şüphesiz ki sen, Osman bin Affan ‘a hücum eden cahillerdensin.
Sen onun katillerindensin!
Senin Allah’ın ölümü takdir ettiği kimselerden olmanı ne kadar isterdim, ama ne yazık ki değilsin.
Sen daha güçlü olan reisinin derecesini küçülttün…”

“Biz sana, bizi ve seni ıslah edecek olan, davet ve nasihat konusunda geldik Muaviye.
Sen ise önümüze misaller sürüp, lafebeliği yapıyorsun. Kendini haklı çıkartacak cinsten söz ve işi bırak! Bize de sana da fayda verecek olan sorumuza cevap ver!
Hz Ali’nin söylediklerinin tebliğ etmek ve senden dinlediğim şeyleri de ona ulaştırmak için geldim.
Allah tan kork ve Ali ye muhalefet etme.
Allah şahidimizdir ki biz, ondan daha müttaki, daha çok züht sahibi her çeşit hayır özelliklerini şahsında toplayan başka bir kimse katiyen görmedik!”

Muaviye nin yanındaki birkaç adam eline kılıçlarına doğru götürüyorlardı ki onlara doğru seslendi:

“Kılıçlarınızı sokun kınlarına!
Ali nin ve ona biat edenlerin kanı bana helaldir. Savaş meydanına kadar sabredin…
Nasılsa ecelllerini tayin ederiz” diyerek elçiye döndü.
“Sana gelince Adiy…
Git efendine söyle, vasiyetini hazırlasın!
Mekke uluları artık benimle gurur duyacak.
Ben yaşadığım sürece Ali ve ehline yaşamayı haram kılacağım Ali yi oldum olası sevmedim, sevemedim Hilafete o geçene kadar Müslümanlar rezil rüsva olsun razıyım.
Bu savaş nasılsı günün birinde olacaktı.
Müslümanların dökülen kanlarını düşünecek vaktim yok!
Şimdi defol karşımdan !”

Muaviye nin bu tutumu çöl sıcağında, soğuk hava estirmişti.
Bu adamın gözünü kan bürümüştü.
Gözünü diktiği kan ise Müslüman kanıydı.
Nasıl bir ruh haliydi bu? Aynı ayetleri okuyup, aynı secdeye baş koyan birisi nasıl böyle kandan savaştan, ölümden rahatlıkla bahsedebiliyordu?
İktidar hırsı buydu…
Bu hırs insanı, acımadan gözünün yaşına bile bakmadan kardeşinin canına kastettirebiliyordu demek.


Bunu ilk beğenen sen ol.
Göğe Bakma Durağı.
RE: Sinan Yağmur a dikkat
Ben okumustum bu kitabi ama dusman gibi gosterdigini pek dusuunmemistim.

        "Ezanı duyunca müziğin sesini kısmaması normaldir,
        Ben ezanı duyunca namaz kılmayan insanlar gördüm..!!"

  "Ezana hürmetin esaslısı davete icabetle olur şarkıyı kapatmakla değil -dedi biri, haklıydı."
H
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Sinan Yağmur a dikkat
bu anlatılanın kaynağı sağlamlığı nedir bilmem de ali ile muaviyenin savaşını ve muaviyenin haksızlığını da inkar edecek değiliz, bununla birlikte bu tip tarihi romantik bir edebi üslupla ele alan kitaplara pek güvenmemek lazım bu tip isimler rant elde ederler.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Sinan Yağmur a dikkat
Hasbihal abi senle burdadamı karsılasacaktık :p

o kadar kitap varki kafa karıstıran gülücük seçmek ayrıstırmak zor .. gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumun Uykucu Ninesi
RE: Sinan Yağmur a dikkat
Katilmiyorumgülücük
sinan yagmur u elestirmisler hepsi bu.
nasil bakarsan oyle gorursun.
[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]

"Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma.
Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah'tandır."
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Sinan Yağmur a dikkat
Aşka Yolculuk kitabını okuyorum şuan muaviyeyle ilgili kısma gelmedim sanırım daha

Yalnız Şems ve Mevlana kitaplarını okurken dikkatimi çeken şey
Şemsi kendini çok begenwn biri gibi gostermesi
Gerçekte böyle midir bilemem ama kitapta abartılı şekilde gösterilmiş
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumun Uykucu Ninesi
RE: Sinan Yağmur a dikkat
Kendini begenmislik degil kendinden eminlik sozkonusu orda.
semsin kesin durusu.tek yol tek aska gidisi.
[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]

"Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma.
Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah'tandır."
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.