You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )

Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )

Uzman
Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
Sahabeler arasında en mahzunudur Hz Vahşi...Çünkü bir insan için en zor şeydir sevdiğinin ona " baktığım yerlerde olma, içimi incitme" demesi. Çünkü onu görünce en çok sevdiğinin vefatı gözlerinin önüne gelir, hüznünü çoğaltır.
Ve ömrünü " acaba bir gün beni yanına çağırır mı, tamam artık yanımda kal" der mi diye beklemekle geçirirken, ellerinden sıkıca tutamamışken, kokusuna yüzlerini sürememişken, beklerken sevdiğinin vefat haberini duymak...
Hz Vahşi uzaktan sevmenin kitabını yazmış, acısını çekmiş, şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...

Hamza ki, ormanda aslanların ödünü koparan bir efsanevî insanken Resûl-i Ekrem’in önünde dize gelmiş, müslüman olmuş; hatta İki Cihan Serveri’nin tuttuğu aynı memeyi tutmuş olması itibarıyla Allah Resûlü’ne sütkardeşlik payesiyle de serfirazdı.[8] O, İslâm’a gireceği ana kadar müslümanlar korku içindeydi. Hamza müslüman olunca onların kükreyişleri, Arap Yarımadası’nı velveleye vermişti. Ve, işte vahşet içinde olduğu bir dönemde Vahşi, bu Hamza’nın kanına girmiş.. Uhud’da elinde taşıdığı talihsiz mızrağını Hz. Hamza’nın bağrına saplamıştı. Hayatı boyunca Allah’tan başka her şeye لاَ (Hayır) diyen Hamza, kendisine saplanan mızrak üzerine çökerken yine bir لاَ meydana getiriyor ve yere bir لاَ gibi yıkılıyordu ki; biraz sonra Allah Resûlü, onu uzuvları paramparça halde görecek, başucuna oturacak ve bir çocuk gibi ağlayacaktı. Şehidler yıkanmazdı; ancak Allah Resûlü Hamza’yı yıkadı ve âdeta su yerine de, kevserden daha kıymetli gözyaşlarını kullandı... Evet, Allah Resûlü onun başında bu derece gözyaşı dökmüştü. İşte şimdi bu cinayetin katili Vahşi, Allah Resûlü’ne kanlı elini uzatmış biat ediyordu. Allah Resûlü’nün tebliğ anlayışına bakın ki, O, bu eli tutuyor ve Vahşi’nin İslâm’a girişini tebrik ediyordu. Zaten ısrarla Vahşi’yi bizzat kendisi davet etmişti.

Vahşi, iman ettikten sonra Allah Resûlü, onun kulağına eğildi ve şu sözleri fısıldadı: “Mümkünse bana fazla görünmemeye çalış! Çünkü seni her gördükçe Hamza’yı hatırlar ve sana gereken şefkati gösteremeyebilirim. Böylece sen, talihsizliğe itilmiş ben de vazifemi tam yapmamış olurum.”

Vahşi, bir sahabi şuuru içinde Allah Resûlü’nün bu ricasına ve emrine asla muhalefet etmedi. Daima Allah Resûlü’nden uzakta durdu ve O’na görünmemeye çalıştı. Ancak, her dakika ve her saniyesi de, Allah Resûlü’nden gelecek ikinci bir daveti beklemekle geçti. O, bir direğin arkasından Allah Resûlü’ne bakıyor, O’nun bakışını yakalamaya çalışıyor ve kendi kendine, “acaba”, diyordu, birgün gelir de bana: “Artık görünebilirsin”, der mi? Vahşi, o mutlu günü bekleye dursun, birgün kendisine o müthiş ve acı haber ulaştı. Allah Resûlü, gurûb edip aramızdan ayrılmıştı. Vahşi, beyninden vurulmuşa döndü. Zira artık, kendisinin çağrılacağına dair hiçbir ümidi kalmamıştı.



Vahşî, Hz. Hamza’nın Bedir savaşında öldürdüğü Tuayme’nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mutim’in kölesi idi. Habeşli olduğu için, el ile ok ve mızrak atmakta usta idi. Uhud savaşında, Cübeyr buna demişti ki: Hamza’yı öldürürsen seni azat ederim! Daha o zamanlar müslüman olmakla şereflenmemiş olan Ebu Süfyan’ın hanımı Hind de, babasının ve amcasının intikamı için, Vahşî’ye mükâfat vâd etmişti. niçin lanet etmiyorsunuz Vahşî, Uhud’da taş arkasına pusuya girip, yalnız Hz. Hamza’yı gözetirdi. Hz. Hamza sekiz kâfiri öldürüp, saldırırken, Vahşî mızrağını atarak, onu şehit etti. Sonra, gidip durumu Hind’e haber verdi. Hind sevinip üzerindeki zinetlerin hepsini Vahşî’ye verdi. Daha da vereceğini söyledi. Uhud savaşında Peygamberimiz birkaç kâfire bedduâ etmişti. “Vahşî’ye niçin lanet etmiyorsun” dediklerinde, buyurdu ki: Miracda, Hamza ile Vahşî’yi kolkola, birlikte cennete girerlerken görmüştüm Hicretin sekizinci yılında, Mekke fethedildiği gün, Vahşî, Mekke’den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medine’de mescide gelip, selam verdi. Resulullah efendimiz selamını aldı. Vahşî dedi ki: - Ya Resulallah! Bir kimse Allaha ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup temiz iman etse, Resulullahı canından çok seven biri olarak, huzuruna gelse, bunun cezası nedir? Resulullah efendimiz buyurdu ki: - İman eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur. - Ya Resulallah! Ben iman ettim. Pişman oldum. Allahü teâlâyı ve Onun Resulünü herşeyden çok seviyorum. Ben Vahşî’yim. Resulullah efendimiz, Vahşî adını işitince, Hz. Hamza’nın şehit edilmiş hâli gözünün önüne geldi. Ağlamaya başladı. Vahşî, öldürüleceğini anlayarak kapıya yürüdü. Eshab-ı kiram kılıçlarına sarılmış, işaret bekliyordu. Vahşî, “Son nefesimi alıyorum” derken, Cebrail aleyhisselam geldi. Allahü teâlâ buyurdu ki: - Ey sevgili Peygamberim! Bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeye uğraşmakla geçiren bir kâfir, bir kelime-i tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen, amcanı öldürdü diye Vahşî’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu. Şimdi sana inandı. Ben affettim. Sen de affet! Herkes, "Öldürün!" emrini beklerken, Resulullah efendimiz buyurdu ki: - Kardeşinizi çağırınız! Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Peygamber efendimiz Vahşî’ye, “affolunduğunu” müjdeleyerek buyurdu ki: - Fakat, seni görünce dayanamıyorum, elimde olmadan üzülüyorum. Hz. Vahşî, Resulullahı üzmemek için, bir daha yanına gelmedi. Mahcup, başı önünde yaşadı. Aynı mızrak ve okla yalancı peygamber Müseyleme’yi öldürdü ve büyük hizmet etti. Hz. Osman zamanında vefat etti.
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
Bazen Vahşi oluyorum Sad empati kurarak Sad Kalbim acıyor, canım çok yanıyor. Vahşi olup ağlıyorum sonra , gözyaşlarım yanaklarımdan süzülmüyor. Yağmur olup tane tane dökülüyor. Vahşi oluyorum bazen kalbim işte ozaman çok acıyor çok.........
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
zormuş cidden hayatı, bu yazıda aktarılan nakillerin kaynağı var mıdır acaba?
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
Yukarıdaki hadis kütübü sitte sahih buhari hadislerinden alınan kaynaktır . Unutmuşum buraya yazim =)
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
teşekkürler yanlış anlamamışsındır inşaAllah öyle kıssalar anlatılıyor ki kafadan uydurma pek çok şey ekleniyor tedbirli olmak lazım.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Şimdiye kadar kurulmamış en sıkı cümledir...(Hz. Vahşi )
Est.. neden yanlış anlayım en büyük hakkını kullandın kaynak isteyerek =) Allahın izniyle ben zaten kıssa ile ne dinimi öğrenirim nede aktarırım.
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.