Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz mü'minler kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat; 10)
Muaz (radıyu anh) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sallu aleyhi ve selem)'e:
- En üstün iman nedir? Diye sordum:
- Allah için sevmen, Allah için buğz etmen, dilinden Allah'ın zikrini kesmemendir, dedi.
- Daha nedir? Ya Resul! Deyince de:
- Kendin için sevdiğin şeyi insanlar için de sevmen, kendin için hoş görmediğin şeyi başkaları için de hoş görmemendir, buyurdu. (Ahmed bin Hanbel)
Birbirimizi Allah için sevmek, Allah-u Zülcelal'in katında çok makbuldür. Onun için mümin kardeşlerimizi Allah rızası için sevdiğimizde, evimizde dahi duramayız, onlarla birlikte olabilmek için sürekli sohbet meclislerine koşarız. Arkadaşlarımızla birlikte oluruz. Allah'ın zikrinde bulunuruz.
Başka bir hadis-i şerifte, Büreyde (radıyu anh)'dan rivayetle, Hz. Peygamber (sallu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur: “Cennette (elmastan yaratılmış) öyle köşkler var ki içeriden bakınca dışı, dışarıdan bakınca da içerisi gözükür. Allah onları, rızası için birbirlerini seven, ziyaret eden, yardımlaşan ve kaynaşan kulları için hazırlamıştır.” (Taberani)
Yine, Ebu Hureyre (radıyu anh)'dan rivayetle, Hz. Peygamber (sallu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur:
“Cennette yakut sütunların üzerine yaratılmış, yeşil zümrütten odalar vardır. Yıldızlar gibi parlayan kapıları açıktır.” dedi. “Ya Resul! O odalarda kimler kalacak?” diye sorunca: “Allah rızası için biraraya gelip yardımlaşarak kaynaşan kimseler kalacak.” buyurdu. (Bezzar