You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Sende Zülfikar'ı kullanacak kol var mı?

Sende Zülfikar'ı kullanacak kol var mı?

Forumcu
Sende Zülfikar'ı kullanacak kol var mı?
Diyelim ki, Hazreti Ali'nin Zülfikar adlı kılıcı sana miras kaldı.
Allah Arslanı'nın kolu, kuvveti varsa sen de kendini göster!
Diyelim ki, Hazreti İsa'dan bir dua öğrendin, o dua hatırında, unutmadın;
ama ey çirkin adam;
İsa'nın ağzı nerede, dudağı dişi nerede?
Tutalım ki, İbrahim gibi put kırdın; beden putunu onun gibi ateşe atabilir misin?
Bir delilin, bir belgen varsa meydana çıkar, göster;
o tahta kılıcı o delil ile Zülfikar haline getir!
Seni kulluktan alıkoyan delil, sana Allah'ın bir öfkesidir.
Yolda korkanlara cesaret verdin, onları kuvvetli hale getirdin ama,
sen hepsinden fazla korkmakta, hepsinden fazla titremektesin.
Herkese tevekkül dersi veriyorsun ama, hırsından, havada uçan sivrisineğin damarını emiyor, kanını içiyorsun.
Kulağını tıka, efsunlara kanma; ancak o ihsan ve lütuf sahibi velinin efsununu dinle!
O velinin efsunu, helvadan da tatlıdır!
O öyle mübarek bir zattır ki,
onun ayağını bastığı toprak bile yüzlerce tat sahibi olur, helva kesilir.
Mana şarabı ile dolu küpler, onun dudaklarındaki ledün şarabından mayalanmıştır.
Gerçek velinin mübarek dudaklarından dökülen hakikat şarabını tatmayan, uzak kalan kişinin canı, taklitçinin şarabının aşıkıdır.
Kör kuş tatlı suyu göremezse, acı suyun kaynağının etrafında dönüp dolaşmaktan başka ne yapabilir?
Can Musa'sı, gönlü Sina Dağı haline getirir, kör papağanların gözlerini açar.
Can Şirin'inin Hüsrev'i nöbete çağırmakta; hasılı, şehirde şeker de ucuzlamıştır.
Gayb Yusuf'ları ordu çekiyorlar, şeker denkleri getiriyorlar.
Mısır'dan gelen develerin yüzleri bizim tarafa yönelmiş.
Ey papağanlar;
mutluluk, şenlik seslerini duyun!
Şehrimiz yarın şekerle dolacak; zaten şeker ucuz ama daha da ucuzlayacak.
Ey tatlıya düşkün olanlar!
Şeker içinde yuvarlanın; safralıların körlüklerinin inadına,
papağanlar gibi şekerlere gömülün.
Şeker kamışını dövün; yapılacak iş, ancak budur!
Canlar saçın,
canlar feda edin,
sevgili ancak budur!
Şimdi şehrimizde bir tek ekşi yüzlü kalmadı.
Çünkü şirin, Hüsrev'leri tahta oturttu!
Meze üstüne meze,
Şarap üstüne şarap!
Artık minareye çık da salâ ver; herkesi ruhani sofraya, gök sofrasına çağır!
Dokuz yıllık sirke bile tatlılaşıyor; taş ile mermer l'al oluyor, altın halini alıyor!
Devlet gözü tam bir büyü yapmada; ruh Mansur oldu da "Ene'l-Hakk!" diye bağırmakta!
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Deliye her gün  bayram...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 24-10-2016, Saat:09:34 PM, Düzenleyen: ekberî.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.