BÜLENT AKYÜREK
M.Ö 44 yılının 15 Mart günü Roma İmparatoru Sezar en yakın adamı Brütüs tarafından sırtından bıçaklanırken Sezar arkasını dönüp”Sende mi Brütüs?” dedikten sonra kendini senatonun merdivenlerinden aşağı bırakıp “Öyleyse Yıkıl Sezar” diyerek ölmüştü.
Brütüs’ün halen Sezar’ın öz oğlu veya yetiştirmesi mi olduğu tartışılıyor ama tartışılmayan tek şey Sezar’ın ona çok güvendiğidir. Brütüs’ü sevdiğini hep belli etmiştir.
On beş kişilik örgütün içinde Brütüs de vardır.
Sezar’ın bedenine yirmi küsür bıçak saplanır.
Merdivenlerde saldırıya direnç gösteren Sezar son bıçağı Brütüs saplarken hüzünlenir ve ağzından çıkan şu sözlerle kendini bırakır: “Öyleyse yıkıl Sezar…”
Sezar’a zalim dense de Brütüs binlerce yıl ihanetin adı olacak.
İkinci Adam olmak zordur.
İnsanın nefsi en büyük sınavı İkinci Adam olduğunda fenalığa meyillenir.
Birinci Adam’ın arkasında milyonlarca insan sıra beklerken İkinci Adam’ın önünde sadece bir adam vardır.
Şeytan durup dinlenmeden önündeki tek adamı devirmenin çarelerini üfler kulağımıza.
İkinci Adam, hayatı boyunca rüzgârın ters yönden esmesini bekler.
Birinci adamlar ise tüm sırlarını, duygusallıklarını, hezeyanlarını dinleyip, onu yatıştıracak, ferahlatacak İkinci Adamlara ihtiyaç duyarlar.
Sezar: “Sende mi Brütüs, öyleyse yıkıl Sezar.” diye son nefesini verirken aslında “Yıkıl Sezar, öyleyse yıkıl Roma” mı demek istemiştir, bilinmez!
Burada birinci mesele, İkinci Adam tarafından ihanete uğramanın ötesinde aslında Sezar’ın kendi aklına, tecrübesine, öngörüsüne olan çöküntüsüdür.
Evet; en akıllı, en zeki, en uzak görüşe sahip bir kral bir imparator İkinci Adam’ı seçmekte acemilik etmiştir.
Sezar burada belki de kendisine hayıflanıyordur nereden bilelim?
İkinci Adam olmak soytarı olmak demek değildir.
İkinci Adamı âlimlerden seçenler kazandı hep.
İkinci Adam dert ortağıdır, sır küpüdür, dilsizdir.
Birinci Adam öldüğünde İkinci Adam hançerini çıkarıp o saniye kendi dilini kesip suikastçilerin suratına fırlatmalıdır.
İkinci Adam, Azrail gelmeden kendi canını alandır…
İkinci Adama bakarak Birinci Adam’ın da kalitesi anlaşılır!
Tarih, Birinci Adamlarla İkinci Adamların arasında olgunlaşır, akar…
Kişisel gelişim, Yaşam Koçları, Motivasyoncular, modern dünya hep Birinci Adam yetiştirmeye çalışıyor fakat dünya İkinci Adamlarla şekillenir…
Herkesin şeyh, kumandan, kral olmaya çalıştığı bu dünyada kim piyade, kim mürit olacak?
Yahudilikte herkes özel, her Yahudi biricik ve bu psikolojiyle durup dinlenmeden çalışıyorlar, kibre kapılanlar oluyor.
Müslüman İkinci olmalıdır.
Bizden daha fakir, daha hasta, daha çaresiz, daha üzgün bir adam vardır mutlaka, öyleyse kendimize ağlamak istediğimizde bir başkasına gözyaşı dökerek rahatlamalıyız.
İkinci Adamlar cennete göndermek için çalışırlar, kendileri için cennet uzaklardadır.
Kabız köpek suratlarıyla, kapkara yüreklerinin donukluğunda baykuş misali bekleyen uğursuz İkinci Adamlar bereketi kaçırır…
İkinci Adamlar önündeki adamın yerinde olmak ister.
“Yerinde olmak” onlar için tek amaçtır.
Gözlerini dikip kıpırtısız şekilde kurbağa gibi dillerini uzatıp avlanacak o günü beklerler.
Kim İkinci Adam olmak ister bu dünyada?
Hiç kimse…
Öyleyse yıkıl dünya!