Zamanı ve gücümü soğurur azgın bir ırmak
Bütün kaybettiklerim sensin ve bilmediklerim
Gittim mi dikine giderim bu yüzden
Düştüm mü başüstü düşerim
Sınamayı seversin, bu senin eski oyunun
Bense yanılmaya tutkunum
Hem sana tutkunum
Hem ortadayım
Nöbet davulları çalarım rüsvay oldukça
Kapıma karışık notlar koyarlar
En muzip yanımla dönerim sabaha
Ve senden uzağa
Ve sana,
Sen, sen, sen ki ne belalar gördüm senin yüzünden
Beni "BELA" ile yıkadığın günden beri
Kızgın şerbetler içtiğim senin sofrandı
Damgaladın da ortada koydun köleni.
Gel diyorsun
Bense kaza çukurunda çürüyen atlar gördüm
Kanatları yanmış anka kuşlarını yol boylarında
Yol boylarında yosun tutmuş gemiler gördüm
Usta kılavuzlar gördüm şaşkınlık batağında.
Dön diyorsun
Nasıl yüzyüze geliriz, yüzsüzler şahıyım ben
Hadd-i müntehadayım, bir kıyl ü kal içindeyim
Hiç bir yerde tarifim yok sanki muhal içindeyim
Büzüldükçe üzerime kurar çadırını korku
Söyle neyim
Yakup muyum
Yusuf muyum
Kuyu mu?