Bir gün Şam'dan bir tüccar gelmiş. Bir şeyler de getirmiş, mallarını götürecek bir hamal arıyormuş. Sağına soluna bakmış, kimseyi hamala benzetememiş. Selmân-ı Fârisî'ye bakıyor. Garip bir adam. Hem hamala da benzer bir vaziyeti var.
Eliyle işaret ediyor "Gel, gel!" diyor.
O da çekinmeden gidiyor.
"Şu benim eşyalarımı evime kadar götürür müsün?"
"Hay hay!" diyor” hemen yükleniyor evine götürüyor.
Yolda tanıyanlar:
"Esselâmu aleyküm ya emirel mümînîn!" deyince, adam utanıyor;
“Efendim, affedersiniz ben sizi bilemedim, kusuruma bakmayın! Bırakın burda eşyaları, ben bir başkasıyla yollarım." diyor.
Fakat Selman Fârisi:
"Hayır.Ben söz verdim. Evine kadar götüreceğim!" diyor.
Adamın eşyasını evine kadar götürüyor. Sonra diyor ki:
“Bu yükü taşımamın bana üç yararı oldu. Birincisi , kibir ve gururumu ayaklarımın altına aldım. İkincisi, yardıma ihtiyacı olan birinin ihtiyacını giderdim. Üçüncüsü, bu işi yapmakla bir müslümanı korudum. Ben yapmasam belki de benden daha zayıf bir müslüman taşıyacaktı.”
Valiliği boyunca devlet maaşından on para almamış. Bununla beraber aldığı hurma dallarını yelpaze, süpürge veya seccade gibi şeyler yaparak satarmış, onunla geçimini temin edermiş, geri kalanını da ihtiyacı olanlara dağıtırmış.
En nihayet eceli geliyor. Ölüm halinde Sa'd bin Ebî Vakkas, ziyaretine gidiyor. Bakıyor ki, ağlıyor.
"Niye ağlıyorsun, ölümden mi korkuyorsun ?" diye soruyor.
“Ölümden korktuğum yok, dünyaya hırsım da yok. Ben Peygamber Efendimize söz verdim; O sözü yerine getiremediğim için ağlıyorum." diye cevap veriyor.
"Neydi o söz?.."
Diyor ki:
"Resulullah Efendimiz, 'Dünyada ancak bir yolcu kadar yük alın kendinize. Fazla yük almayın sırtınıza. Çünkü yol yokuştur, çıkamazsınız sonra, kalırsınız yolda.’ derdi. Ama şu etrafımdakilere bak. Ben ne kadar çok şey edinmişim. Şimdi bunlarla huzuru Resulullaha nasıl varacağım?"
Sa'd diyor ki: "Baktım acaba evde ne var diye. Eşyası bir tencere, bir sahan, bir testi, bir bardak, bir de sofradan ibaret... Bunu çok görmüş Selman, ağlıyordu.”
Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisi şeriflerinde buyuruyorlar ki:
“Benim ümmetimde önde giden öyle insanlar vardır ki,onların haklarındaki ilâhî inâyet ve merhamet o kadar boldur ki,sizler de o sayede yer ve içersiniz. Yeryüzü halkı için geleceği tasavvur olunan belâ ve musibetler onlar sayesinde kaldırılır.”
Allah bizleri onların şefaatlerine nail eylesin.
İrşad Ormaktır Muradimiz...Makam Şan Şöhret deil amacımız
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)