You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

SELMÂN-I FÂRİSÎ HAZRETLERİNİN VEFATI

SELMÂN-I FÂRİSÎ HAZRETLERİNİN VEFATI

Profesör
SELMÂN-I FÂRİSÎ HAZRETLERİNİN VEFATI
Selmân-ı Fârisî (r.a.) vefat edeceği vakit hanımına: “Bana sakladığım şeyi getir” dedi. O da bir misk kesesi getirdi. Sonra bir bardak su istedi. Miski suya atıp karıştırdı ve “Bunu etrafıma serpiniz. Zira yanıma Allâhü Teâlâ’nın bazı kulları (Melekler) gelirler. Onlar yemezler. Lâkin güzel kokuyu severler” dedi ve sonra da dışarı çıkmalarını emretti. Hanımı emrettiği gibi yaptı ve odadan dışarıya çıktı. Bir müddet sonra içeriden:

“Esselâmü aleyke, ey Allâh’ın velîsi ve Resûlullâh’ın (s.a.v.) sahâbîsi” diye bir ses işitip içeri girdi. Hazret-i Selmân’ın vefât ettiğini gördü.

Saîd bin Müseyyeb, Abdullah bin Selâm’dan (r. anhümâ) şöyle işittiğini anlatır: Selmân-ı Farisî (r.a.) bana dedi ki: “Ey kardeşim! Hangimiz evvel vefat edersek, vefat eden kendisini hayatta olana göstersin” dedi.

“Bu mümkün olur mu?” dedim.

“Evet, olur. Çünkü mü’minin ruhu bedeninden ayrılınca, istediği yere gidebilir. Kâfirin ruhu Cehennem’de Siccîn’de hapsedilmiştir.” dedi.

Selmân (r.a.) -benden önce- vefat etti.

Bir gün kaylûle yaparken (yani gün ortasında uyurken) Selmân’ın (r.a.) geldiğini gördüm. Selâm verdi. Selâmını aldım. “Yerini nasıl buldun?” diye sordum.

“İyidir. Tevekkül et. Tevekkül ne iyi şeydir.” dedi ve bunu üç kere tekrarladı.
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.