Bugün uzun bir aradan sonra ben geldim.Ya kusura bakma bayadır seninle konuşamadık.Hiç kendimle kalmamıştım.Ne korkunç bir şeymiş bu yalnızlık.Eee ne var ne yok.En son görüştüğümüzde.Gene ben anlatıyordum sende dinliyordun.Eh bugün yine öyle olacak galiba.Ama bu öyle derkti anlatmakla bitmez …
Şimdi sana içimi anlatmaya bile korkuyorum.
Sadece geçmişe dalıp düşünüyorum…?.
Ve ağzımdan düşmeyen o üç kelime diziliyor boğazımda
Yutkum lanıyorum
Vay be diyorum
Ne Günler yaşamış ne büyük aşktı bizimkisi diyorum
Ama yaa sonra …..?
Ağzımdan düşmeyen diğer iki kelime düğümleniyor hemen
Ve o zaman
keşke diyorum
Daha sonra saf bir çocuk edasın da ‘’belki’’ diyorum.Belki zaman sanki geri gelecek mişte onu getirecekmiş sanıyorum.İşte bu divane gönlümü vaybelerle , keşkelerle ve belkilerle dolduruyorum
O zamanlar gönlümde fırtınalar kopardı Eh hangi fırtına görünmüş ki savrulmamış Benim gönlümde ne fırtınalar ne artçılar geldi de yıkılmadım. Ama yiğidi öldüren silahsa delikanlıyı bozanda aşk işte. Ne günler geçirdim ama sadece sarsıldım.Ama bu aşkta sıf ona inat ayakta kaldım
.
Şimdi ilk ona aşık olduğum zamana bakıyorum ve şimdiki zamana.
Onunla ilk seni seviyorum dediğim anı unutmak mümkün mü?..
Çok soğuk bir kış günüydü.Ve ilk sarılmaları hatırlıyorum .
Ocak ayında bir bayram günüydü Hafiften dondurucu bir ayaz vardı. iliklerimize kadar üşüyorduk.Taki onu ilk öptüğüm ana kadardı.Bu dondurucu soğukluk. Kimselere aldırmadan ayazdan buz tutmuş gibiydi dudakları ve kaynar Su dökülmüş gibi çözüldük.o ilk öpücüktü.Dudaklarına dokunduğum ilk an ilk heyacan.Ve o an .Tıpkı bir balık gibiydi Onun kollarımdaki çırpınışı hayla duyar gibiyim.Hayla gözlerimin önünde suçlu bir çocuk yüzü edasında mazlup bakışı görür gibiyim
İşte o zamanı durdurmak isterdim hiç bitmesin isterdim.Zaman yelkovan hep o Saate dünya o Dakka dursun isterdim.Zamanın değerini ayrılıkta öğrendim.Aşkın bir adının da çaresizlik olduğunu anladım.Ve ilk defa hayatta bu kadar çaresiz kaldım
Ben hayatımı aşka adamış adamım
Aşkın her cambazlığını görmüş her hilesini tatmış kimi zaman gülmüş kimi zaman ağlamış adamım .Ne dümenler gördüm ne ihanetler ne kavgalar ne kavak yelleri esti bu çileli başımda.Ne geceler gördüm bıçak gibi keskin.Ama ben yinede hep ayakta kaldım.Ama taki onu tanıyana kadar.
Ben hayatımı ona adamak istedim
Ben sevgimi sevdiğime adarken,hiçbir zaman acaba demeden.Gece gündüz demeden,Açlık tokluk bilmeden,Aşkı her hücremle yaşadım.her solukta,her nefeste baktığım gördüğüm duyduğum her seste o vardı.
Ama ya sonra…?
Aşkın yerini gözyaşı aldı.umut aldı hasretler özlemler,bekleyişler.Aşka dair tüm mutluluklarımın umutlarımın yerine bir anda hüzün aldı.İşte o zaman aşk gitti.yerine keşkeler belkiler sardı.
Ben aşkımı aşkımla yaşamak isterken hayatı.
O işte…!
En büyük aşkım en büyük sırdaşım benim gönül yamacım hayat ağacım.Bir anda sanki sevdiğim taptığım uğruna her şeyi yaptığım insan gitmiş. büyülü bir el değmiş gibi sanki Acayip bir insan çıktı karşıma..Bir insan severde sevdiğine nasıl düşman olur ki.Her şeyin suçlusu benmişim gibi.Hayat işte ne kadar ucuz ve bir o kadarda acımasız değil mi