Şehre 'din' gelecekse kuşu ölen çocuklara taziyeye gittiğimiz gün gelecektir.
Şehre 'din' gelecekse siftah etmeyen esnaf komşumuzun derdiyle dertlendiğimiz gün gelecektir.
Şehre 'din' gelecekse ahlakla gelecektir, başka türlüsü imkân ve ihtimal dışıdır."
İsmail Kılıçarslan, bu cümleleri ile birkez daha kanayan yaralarımıza parmak basıyor, oturup biz nerde yanlış yaptık sorusunu önümüze koyuyor.
Özlemini duyup, eksikliğini hissettiğimiz incelik, zarafet, nezaket, şefkat, merhamet ve halden anlama gibi bizi biz yapan hasletlerimizi, yitik hazinelerimizi keşfe çağıran bu hatırlatmaları fevkalade önemsiyorum.
Sahi biz neyi kaybettik?
- Gözyaşını
- Merhameti
- Müslümanın Yufka Yüreğini
İçinden geçtiğimiz şu günler, tekrardan bu yitik hazinelerimizi keşfetmenin ve tavan arasında saklanmış bizi biz yapan ölümsüz değerleri gün yüzüne çıkartmanın tam vakti...
Sevgilerimle...
selahhaddin kocaaslan