Şehr-ayin bir sus sürüldü dilime
Ve ateş artığı sonlar bekliyor beni
En içimin içindeki kızılca kıyamet alevlerinde
Şairane umutlarım tutmalı ellerini
Bir son bekliyor beni eşik ardı boşluklarda
Ellerinin giz’inde
Ömrümün son deminden bahsetme bana
Bırak ben konuşayım en suskun halimle
Susuşlarımla çevrili bir ben bırakıyorum sana
Ve sensizlikle bezenmiş bir gün
Seninle yaşamak vardı hayal tadında
Ve yaşlanmak; dizlerinde bir gün…
Şehr-ayin bir sus sürüldü dilime
Ve kalemimden kan damlıyor şiirime
Oysaki şairane bir zaman dilimi hayal etmiştim
Kapına dayanacaktım, avucumda sevgim ve aydınlık gecelerle
En kötü ayrılık ölüm olmalı demişti biri
Senin varlığından habersizce
Ve tanımıyorken seni
Görmemişti ellerini
Ve ölümü en kötü ayrılık olarak bellemişti
En kötü ayrılık ölüm olmalı demişti biri
Şehrayin