*
Duydum ki katre meşrepli mürşidin kabrinden selâmsız geçsen tokadı yersin. Derya meşrepli mürşidin kabri başında ne densizlik etsen bir şey demez dokunmaz imiş. Madem öyle mürşidin yüzünü tokatladıysa bil ki hakkındır ve günahına kefârettir. Tersine yüzüne her zaman tebessümle bakıyorsa bil ki bu da senin güzelliğinden değil mürşidinin enginliğindendir.
*
Kardeşinin günahını diline dolama da kendi günahlarına ağla. Zîrâ sen onun dedikodusunu yapmakla Hak’tan uzaklaşırken kardeşin kendi günahına ağlamakla Hakk’a yaklaşmaktadır. Duâ et de Allah seni o kınayıp durduğun günahkâr kardeşin hürmetine affetsin.
*
Uyanık ol! Gözünde büyüttüğün sevapların yüzünden cehenneme düşme! Zîrâ ibadeti ilmi ve makamı sebebiyle bir çokları ucup bataklığında kaybolmuştur. Nice günahkâr ise tevbe ve pişmanlık içinde Allâh’ın affına mazhar olmuştur.
*
Mü’min kardeşinde gördüğün her bir günâha duâsız dilin ve duyarsız hâlin ile ortaksın! O hâlde hadi biraz aklın varsa gayretini kavîleştir. Bunun yolu sadece söz ile değil hâl ile de duâya koyulmandır. Bırak olmayan hazineni uzaktakilerle paylaşmanın hayalini de elinde olanı yanı başındaki kardeşinle bölüşmeye bak! Zîrâ paylaşmayı unutmuş olmasaydın o belki de günahtan korunacaktı. Üstelik bu sebeple sen de rahmete gark olunacaktın. Hâlbuki şüphesiz ihtiyaç sahipleri dünyada vermediğin haklarını âhirette söke söke alacaklar. İşte o gün “Hayret…” diyeceksin “Günahkâr o idi eziyet neden bana?!.”
*
Bilmiyor musun ki azîz eden de zelîl eden de Hak’tır. Sen Yûsuf kıssasını da mı duymadın ki orada bir Züleyhâ vardır. Ve Allah onu dedikodularıyla yerin dibine batırmak için didinen gâfillerden birini değil onların kınayıp durduğu Züleyhâ’yı peygamberine hanım seçmiştir. Susup beklemesini bil. Ne “Oldum!..” de ne de “Olmadım!..” Olmayacak iş yoktur.
*
Bazen bütün ömrünü anlamaya adasan yine de yetmez. O hâlde her iş için akıl yürüterek durumunu zorlaştırmak yerine mürşidini taklid ederek sükûnetle yaşamaya bak. Böyle yapa yapa umulur ki bir gün hakikate erişenlerden olursun.
*
Bir güzel dedi ki: Mecnûn olmayan onun hâllerinden de yasından da bayramından da bîhaberdir. Aşk anlatılmaz âşık anlaşılmaz... Kimse bir başkasının aşkını anlayamaz...
Aşk parmak izi gibidir. Aynaları olmakla birlikte aynısı yoktur. O hâlde sana tuhaf gelse de mecnun kimseyi hor görme.
*
Her türlü ziynet sende ancak emânettir. Bölüştüğün ikram ettiğin sürece bereketlenir. O hâlde şu sözlerden ne kadarını kulağına küpe ettiysen önce sevdiklerinden başlamak üzere Allâh’ın kullarıyla paylaş…
__________________
.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)