Peygamber (S. A. V.) in şefaatini inkâr ediyor ve ondan uzak kalmak mı istiyorsun?., derse şu cevabı var :
Hayır !. Onu inkâr etmem ve ondan uzak kalmam... Aksine Peygamber (S. A. V.) şefaat eder ve ettirir. Ben de onun şefaatini beklerim. Fakat şefaatin hepsi aslında Allah’ındır. Zira Allah buyurur : "Deki bütün şefaat Allah’ındır."...
(Zümer: 39/44)
"O'nun izni olmadan şefaat edilemez." (Enbiya: 21/28)
Bakara sûresinde şöyle buyurur : "Ancak Allah'ın razı olduğu kimseye şefaat ederler."
(Bakara: 2/255)
Allah da Tevhidden başkasına razı olmaz. Zira buyurur: "İslâm'dan başka din edinenden o, kabul edilmez..."
(Ali'imran: 3/85)
Bütün şefaat Allah'ın ve yalnız O'nun izniyle olunca ; Hz. Peygamber (S. A. V.) de Allah'ın izni olmadan hiç kimseye şefaat edemeyeceğine ve Allah'da yalnız muvahhidler için şefaat iznini vereceğini göre; şefaat; yalnız Allah'ındır. Şu halde şefaati Allah'tan iste ve şöyle de; "Allah’ım !.. Beni O'nun Şefaatinden mahrum etme... Allah’ım, O'nu bana Şefaatçi kıl" ve benzeri ifadeler... Eğer;
Hz. Peygambere şefaat izni verilmiştir. Ben de O'ndan Allah'ın kendisine verdiğinden istiyorum, derse şu cevabı ver :
Allah O'na şefaat iznini vermiş ve seni bundan nehyetmiştir. Zira buyurmuştur ki : "Allah'la beraber kimseyi çağırmayınız."(Cin: 72/18) Şayet peygamberini sana şefaatçi kılmasını istiyorsan ; O'na itaat et ve "Allah'la beraber kimseyi çağırmayınız" emrine uy.
Yine peygamberlerden başka, mesela Meleklere, velilere, küçük iken vefat eden çocuklara şefaat izni verilmiştir. Bu durumda sen, Allah onlara şefaat iznini vermiştir; ben onu onlardan isterim diyebilir misin?.. Şayet "evet!" dersen; Allah'ın, kitabında zikrettiği "iyi .insanlara ibadet" mefhumuna dönmüş olursun. "Hayır!.." dersen; "Allah, şefaat iznini O'na vermiştir. Ben de Allah'ın kendisine verdiğinden istiyorum" şeklindeki sözünü çürütmüş olursun.
Muhammed ibn Abdulvehhab rahimehullah