You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Saliha bir kıza, salih bir damat...

Saliha bir kıza, salih bir damat...

Profesör
Saliha bir kıza, salih bir damat...
Nuh bin Meryem, Merv şehrinin hâkimi (kadısı) idi. Gelinlik çağında, sâliha bir kızı vardı. Bu kıza, ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevki sâhibi kimselerden talip olanlar vardı; ancak o, hiçbirine layık görmedi...

Bu zâtın “Mübârek” adında, bağına-bahçesine bakan bir kölesi (hizmetçisi) vardı. Bir gün Efendisi, Mübârek’ten üzüm isteyince, toplayıp geldi. Getirdiği üzümler ham idi. Efendisi;
-Ey Mübarek! Niçin bana ekşi üzüm getiriyorsun? dedi. Mübârek;
-Efendim, onlardan hiç tatmadım ki, iyisini nasıl bileyim, cevâbını verdi.
Kadı efendi bu cevaba şaşıp kalmıştı! Hizmetçisine dönerek;
-Benim bir kızım var, pekçok kimse onu ister. Hangisine vereceğimi bilemiyorum. Bu hususta sen ne dersin? diye sordu. Mübârek, şöyle dedi:
-Efendim, insanlar, dâmat için; câhiliyye devrinde soya sopa; Yahûdîler ve Hristiyanlar güzelliğe, Resûlullah zamânında dindârlığa, haramlardan sakınmaya bakarlardı. Zamânımızda ise, mala ve makama bakılıyor. Artık bunlardan dilediğini seçebilirsin!..
Bunun üzerine efendisi:
-Ben dindarlığı ve takvâyı seçiyorum ve kızımı seninle evlendirmek istiyorum, dedi ve onu evine götürdü. Hanımına;
-Bu sâlih bir hizmetçidir. Kızımızı bununla evlendirmek istiyorum, senin fikrin nedir? deyince, hanımı;
-Bir de kıza soralım, cevabını verdi. Kızdan da müsbet cevap alınca nikâhları kıyıldı...
Fakat Mübârek, kızın yanına kırk gün gitmedi. Kızın annesi durumdan haberdâr olunca;
-Ey efendi, aradan bunca zaman geçtiği halde damadımız dönüp de kızımızın yüzüne bile bakmamış, dedi. Bunun üzerine kâdı dâmâdını çağırttı ve sordu:
-Ey Mübârek! Bu duyduklarım doğru mu? Dâmat:
-Ey Müslümanların kâdısı! Ola ki kızınız şüpheli bir şey yemiştir. Bu zamâna kadar bekledim ve ona helâl yemek yedirdim. Belki Allahü teâlâ bize sâlih bir evlat verir. Bundan başka bir düşüncem yoktur, dedi.
Kırk gün geçtikten sonra hanımına yaklaştı. Haram ve helâle bu derece dikkat ettiği için Allahü teâlâ ona bir çocuk verdi. Bu hayırlı evlat da “Abdullah bin Mübarek” adıyla kendi zamanının en büyük âlimi oldu.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Saliha bir kıza, salih bir damat...
Şimdi cebi dolu olan en iyi kocadir gözüyle bakılıyor malesef


Eyvallah yusuf
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
...Revan...
RE: Saliha bir kıza, salih bir damat...
Mal ve mülkle insan olunacağını sanıyoruz.
Allah razı olsun.
İki kişilik duânın adıysa saadet.
Ya Rabbi beni onunla beraber affet!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Çalıkuşu
RE: Saliha bir kıza, salih bir damat...
Asil onemli olan nitelikler.. Fakat mevki sahibi birinin calisanina kzini vermesi de iman meselesi..
"Her şey kaderle takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin...”
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.