![[Resim: adam_ve_deniz_1250723346.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/_e0MniLZsg5c/SvKM05o025I/AAAAAAAACmU/xdUn-hF4Sf8/s320/adam_ve_deniz_1250723346.jpg)
“Sevgili dostum, sana ufak bir sır vereceğim. Eşime bile bu güne kadar söyleyemediğim, çoraplarımı ayağımdan yanında çıkarırsam görebilir endişesiyle köşeye bucağa kaçıp gizli bir şeyler yapıyormuşum gibi bir görüntüye girdiğim çok oldu. "Geceleri yaz-kış ayaklarım üşüyor da onun için çıkarmıyorum" bahaneleri, kışın neyse de yaz ayları eşimin bile endişelerine sebep oldu. Eşim bir gün “bu böyle olmayacak bir doktora gidelim tahlil yaptıralım belki kansız kalmışsındır seni bir gösterelim “dedi. Ayaklarıma sıcak su torbaları mı koymadı, yıkamaya mı kalkmadı neler yaparsa yapsın ona ayaklarımı yine de göstermemeyi bu güne kadar başardım çok şükür. Yaz mevsimi günün o sıcağında denize girip yüzmek için can atsam da, hevesimi gecenin karanlıklarına saklar beklenmedik bir anda “ben bir denize girip geleyim” derdim de eşime “ben de geliyorum!” deme fırsatı hiç vermezdim. Çünkü bu sırla ne kadar bir süre yaşayabileceğimi bilemiyordum.”
Veli’nin doktor arkadaşı endişeyle dostuna dönüp merakla;
“-Görebilir miyim ayaklarını?”
“Tıpta ölüm dışında çaresi bulunmayan neredeyse hiçbir hastalık kalmadı dostum”
“Senin de bu derdine çare buluruz Allah’ın izniyle,” dedi.Hüzünle gülümsedi Veli.
“-Benim derdimin bir emsali olduğunu hiç sanmıyorum! Derdime çare de aramış değilim de paylaşmak istedim sadece seninle” dedi. Neyse Veli, çoraplarını çıkarıp kenara koyduğunda Doktor Nail’in gözleri fal taşı gibi açılıp sadece hayretle;
“-Ne oldu böyle sanaaa?”diyebildi.
Nail eldivenlerini giyerken ellerine, gözlerini beyaz çarşaf üzerindeki Velinin ayaklarından ayıramıyordu.
“-Ne kadar zamandır böylesin? “sorusuna Veli;
“-Bir sabah kaşıntıyla uyandığımda sivrisinek böcek falan ısırdı sanmıştım tuz süreyim kaşıntı geçsin diye mutfağa gittiğimde, parmaklarımın arasının yarıya kadar kapandığını gördüm. Bir yılda tamamen parmak aralarım kapandı ve 2 aydır da balık pulları gibi bu pullarla kaplandı ayaklarım. Gün geçtikçe de pullar bacaklarıma doğru yürüyor arkadaşım. Yürümeme engel olmasalar da tırnaklarımın yok olup, parmak uçlarımın balıkların kuyruğu gibi incelmesi bende denge kaybına neden oldu. Bu arada hiçbir şeyden tat alamaz oluşum da beni çok etkiledi. Balığa mı dönüşüyorum diye düşünmeden edemiyorum.”
“Peki, başka yerinde başka bir araz belirti var mı?”dedi Nail. “-
“-Geceleri acayip sesler duyuyorum siren ötüşü gibi. Sanki yunuslar beni sahile çağırıyorlar. İnan hiçbir şey gözümde yok, o sesin peşinden uyurgezer gibi sürüklenip gidesim geliyor.”
“-Sana şu ilacı yazayım şu reçeteyi uygula hastalığın geçer diyemiyorum. Ancak genleri değiştirilmiş balık geni aşılanmış ürünlerin insan vücudunda ne gibi değişikliklere neden olacağı da henüz tespit edilip olumlu bir neticeye varılmış değil. Biliyorsun bizler kobay bir ülkeyiz. Denemeler bizlerde yapılır, mevcut bulgulardan hareketle sonuçlar değerlendirilir. Benim bu içgüdüsel fantastik bir bulgum. Sen bu konuda ne düşünüyorsun bilmiyorum?”
Veli okumuş adamdı, GDO lu ürünlere tepki vermişti ama;
“Geçen yıl domates üretici bir arkadaşım bana dert yanmıştı, kendi tohumlarımızı kullanmamız artık yasak diye. Her yıl yeni tohum almaları gerekiyormuş, “-maliyetin yükselmesi kar oranını düşürdü bu yıl yeniden tohum parası denkleştirmem zor oldu" demişti. Benim de biliyorsun durumum iyi, eşe dosta kasa kasa domates alıp dağıtmıştım. Eşim de sağ olsun salçamızı hatta ketçapımızı ondan aldığım domateslerle yapmıştı. Biliyorsun ben pek tat alamıyorum ama. Eh! Fena da olmamıştı.”Nail; “Fantastik bir bulgum demiştim sana ama bence balık geniyle fazla haşır neşir olmuşsun, seni önce sağlık kurumlarına oradan da dünya sağlık örgütüne rapor etmem gerekebilir” dedi.
Veli derin bir iç çekti, sanki rahatlamış gibiydi. Doktor dostundan müsaade istedi ve “-bana birkaç gün müsaade et, duyduklarımı sindirene ve karar verene kadar da lütfen bu konudan kimselere bahsetme. Ben sana en kısa zamanda yeniden geleceğim” dedi ve hüzünle vedalaşıp ayrıldılar. Nail, “Doğru! Velinin hastalığının emsali yok” diye kendi kendine söylendi.
İki gün sonra Veli’nin şişmiş bedeni nasıl olduysa balıkçıların ağlarına takıldı. Kaptan, telaş ve endişeyle Sahil güvenliği telsizle arayıp haber verdiğinde,sağlık ekibi; başlarında Dr.Nail'le birlikte limanda hazırolda bekliyordu. Veli'ye "ÖLÜ" raporu verildiğinde ise denizin açıklarında güneşin altında yunuslar neşeyle denize batıp çıkıyor,o an siren benzeri ince ıslıkları tüm sahilde yankılanıyordu.
