![[Resim: 16860.jpg]](http://www.ajans5.com/photos/arsiv/16/16860.jpg)
Sabit bin Kays, Hucurat Suresi'nin "Ey iman edenler! Peygamberden daha yüksek sesle konuşmayın. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle konuşmayın ki farkında olmaksızın ameliniz boşa gitmesin" mealindeki 2. ayeti inzal olunca, evine kapanıp dışarı çıkmaz olmuştu. Uzun süre görünmeyince, Resûlullah araştırdı, adam gönderdi, görünmemesinin sebebini sordurdu. Sabit bin Kays şöyle dedi: "Mahvoldum ben. Çünkü ben Resûlullah'ın huzurunda yüksek sesle konuştum. Amellerim heba olup Cehenneme gitmekten korkuyorum."
Sabit bin Kays'ın sesi gürdü. Gelen ayetin kendisiyle ilgili olarak geldiğini zannedip, üzüntü ve korkusundan evine kapanmıştı. Oysa sesi fıtraten gürdü. Yapabileceği birşey yoktu. Özellikle sesini yükseltmiyordu da. Ancak münafıklar vardı ki, Resûlullah'ın (s.a.v.) sözü anlaşılmasın diye kast-ı mahsusla yüksek sesle konuşuyor, Resûlullah'ın (s.a.v.) sözlerini bastırmak istiyorlardı. Sabit bin Kays ise halis, sadık bir Müslümandı. Allah Resûlü (s.a.v.) onun bu endişesini duyduğu zaman, rahatlatıcı şu haberi gönderdi: "Sen âyet-i kerimede söylenenlerden değilsin. Sen iyi bir hayat sürmektesin. İyi bir şekilde öleceksin ve Allah seni Cennetine koyacak."
Gerçekten bu sadık insan güzel bir hayat sürmüş, Müseylemetü'l-Kezzab'ın öldürüldüğü savaşta şehit düşmüştü.
Kaynaklar