Şayet;
"Ben (Hâşa) Allah'a şirk koşmuyorum. Fakat salih (iyi) insanlara iltica ediyorum. Bu ise şirk değildir."derse :
Eğer Allah'ın, zinadan daha fazla şirki haram kıldığını ve onun günahım affetmeyeceğini kabul ediyorsan : şu halde Allah'ın affetmeyeceği bu haram nedir
Onun ne olduğunu bilmediğin halde kendini şirkten nasıl uzak tutabiliyorsun?..
Yahut Allah, sana onu haram kıldığı ve günahını affetmeyeceğini bildirdiği halde nasıl olur da sen onu sormaz ve ne olduğunu öğrenmezsin?.. Allah'ın, onu bize beyan etmediği halde haram kıldığını mı zannediyorsun ?. .
Şirk, putlara tapmaktır. Halbuki biz putlara tapmıyoruz.
Putlara tapmak ne demektir?.. Zanneder misin ki; onlar o ağaçlara, o taşların yarattığına, rızık verdiğine ve onları çağıranın işlerini yaptığına inanırlar?!..
Hayır!.. Bunu Kur'an da yalanlar...
Putlara ibadet, ağaca, taşa yahut türbeye ve benzerlerine yönelmek, onları çağırmak, onlar adına kurban kesmek, onların ALLAH'a yaklaştığına inanmak, onların sayesinde belâdan kurtulmak ve onların sayesinde berekete nail olmaktır...
Doğru; Sizin taşlar ve türbeler karşısında yaptığınız; işte budur!..
Böylece işlerinin putlara ibadet olduğunu bizzat kendisi söylemiş olur. Arzu edilende zâten budur. Ona şu cavap da verilebilir : .
Putlara ibadet, şirktir diyorsun. Bu ifadeyle şirkin yalnız bundan ibaret olduğunu, Salihlere dayanıp onlardan istemenin bundan ayrı birşey olduğunu mu kastediyorsun ? Bunu ALLAH'ın Allah'ın Kur'anı Kerim deki ayetleri reddeder. Zira Cenabı Allah, Meleklere, Hz. İsa'ya ve diğer salih'lere bağlananların kâfir olduklarını beyan eder. Şüphesiz o da salihlerden birini ALLAH'a ibadette ortak koşan kimsenin bu işine "Kur'anda zikredilen şirktir" diyecektir. Arzu edilen de budur Hâlâ:
Ben Allah'a şirk koşmuyorum, derse ; şöyle cevap ver:
Allah'a şirk koşmak nedir? Açıkla!..
Putlara tapmaktır.
Putlara tapmak ne demektir?..
Ben Allah'tan başkasına ibadet etmiyorum. Yalnız O'na ibadet ederim.
Yalnız Allah'a ibadet etmek ne demektir?..
Şayet Kur'an'ın tarif ettiği şekilde izah ederse; arzu edilen de odur. Şayet cevap veremezse ; bilmediği şeyi nasıl iddia edebilir ?. . Şayet onu, asıl manâsından başka şekilde izah ederse; bu mevzudaki açık âyetleri kendisine bildir: Şirkin mânasını, putlara tapınmayı izah et... şu zamanda yaptıkları şeylerin bizatihi şirk olduğunu yalnız ALLAH'a ibadetin onların kabul etmedikleri şey olduğunu âyetlerle ispat et.. Zira onlar, daha öncekilerin yaptığı yapıyorlar ve nerede ise "Bütün ilahları tek bir ilâh haline mi getirdi. Bu, çok acayip bir şeydir." diye bağıracaklar.
Onlar meleklerden veya Peygamberlerden medet umdukları için küfretmediler, Aksine onlar, Meleklerin Allah'ın kızları olduklarını söyledikleri 'için küfrettiler... Halbuki biz Abdulkadirin veya başkasının Allah'ın oğlu olduğunu iddia etmiyoruz.
Allah'a çocuk nispet etmek ; başlı başına bir küfürdür. Zira Allah şöyle buyurur : "Deki O. ALLAH'dır. Birdir. ALLAH'dır, sameddir.." Âyetteki Birdir ifadesi; rakibi olmadığı, Samed ise; bütün ihtiyaçlarda yalnız kendisine yönelinen demektir. Bunu inkâr eden, sûreyi inkâr etmese bile küfretmiş olur. Allah buyurur: "ALLAH, çocuk edinmemiştir. O' nunla beraber başka bir ilâh da yoktur." Böylece iki nevi bir birinden ayırmış ve her birisini müstakil küfür kabul etmiştir. Yine Cenabı ALLAH buyurur:
"Cinleri O'na (Allah'a) ortak yaptılar. Halbuki bunları da O yaratmıştır. Bundan başka (ne dedikleri) bilmeden onun oğulları ve kızları olduğunu da uydurup söylediler..."
Buna başka bir delil de verilebilir : Meselâ; O iyi bir adamdır düşüncesiyle Lât'a iltica ederek küfredenler onu ALLAH'ın oğlu kabul etmemişlerdi.
Yine Cinlere ibadet eden kâfirler de onları böyle kabul etmemişlerdi.
Yine dört mezhebe mensup bütün âlimler (Mürted) bahsinde derler ki : Müslüman, Allah'ın çocuku olduğuna iddia ederse mürted sayılır.,. Ve böylece bu iki nevi birbirinden ayırırlar. Bu da ap açıktır.
"ALLAH'ın velileri yok mu, onlar için korku yoktur, manzum da olmazlar..."
Doğru, fakat onlara ibadet edilmez. Biz de onların yalnız onlara ibadeti ve onları ALLAH'a ortak koşmayı reddediyoruz. Aksi halde velilere uymak, Onları sevmek, kerametlerini kabul.etmek bir vazifedir.
Evliyanın kerametlerini de, bid'at ve dalâlet ehlinden başkası inkar etmez.
ALLAH'ın dini ise iki ve arasında ortadır. Dalâletler arasında bir hidâyettir, Batıllar arasında da haktır, doğrudur.