Sinemi kuşatan firkat sancılar, yalnızlığımın sessiz çığlıkları
Umut beslediğim şafakları, nazar ettiğim sabır lahzaları, kanaat dileyen acıları
Hangi eşikte nefeslenmeliyim ve kapanan o kapıların yeniden açılmasını beklemeliyim
Yüreğim sessizce ağlıyor
Hazanlaşan soluklarım takatsizce kanatlarını çırpıyor
Gözler umutla yakarıyor, fersiz ligi şevkine geçit vermiyor, boyun büktürüyor
Ruhum suskun, kalbim kırgın, onca kalabalıklar için de yalnızlığım içimi sızlatıyor
Neden bu halin içindeyim
Sanki ummalar özlemindeyim, sahraların nazarında ne kadar biçareyim
Ellerimi açıyorum, kalbimi yokluyorum, zihnimi vermeye çalışıyorum, ağlıyorum
Sanki yolunu kaybetmiş bir nefesim, haşyetin eşiklerinde büyümüşüm, dayanamıyorum
Heveslerim yorgun, argın
Umut beslediğim lahzalar sanki en büyük korkum, zemheriyi anıyorum
Nereye baksam, kalabalıkların meramını hakkıyla anlasam ve bizarlık yaşamasam
Hüzün halinden ümitle çıksam, hicranın vahasından sürurla nurlu aydınlığıma ulaşsam
Her nefesin bir derdi var
Peki, sahipsiz olan hangi nefes felahı arzular, yeis içinde bulunmak ar mıdır yar
Hasretin ruhuma bahşettiği bir asudelik var, içinden çıkılmayan zamanın şadı ne har
Nar, korkutmuyor, biçare olmak yıldırmıyor, gönül maşukuna umut besliyor, yakarıyor
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun