“Onları oradan uzaklaştırın! Onların orada nasibi yoktur!” diye nidâ olunur. Bunun üzerine büyük bir üzüntü ve pişmanlıkla geri dönerler. Daha evvel hiç böyle pişmanlık ile dönen olmamıştır. Derler ki:
“Yâ Rabbi! Keşke, dostların için hazırladığın nimetleri göstermeden bizi cehenneme atsaydın.”
Allâhü Teâlâ şöyle buyurur:
“Ben bunu size göstermek istedim. Siz, kimsenin görmediği yerlerde bana karşı büyük günahlar işlediniz. İnsanlarla karşılaştığınızda kalbinizdekinin aksine, amellerinizde riyakârlık yaparak kendinizi Allah’tan korkan, itâatkâr ve mütevâzı kimseler gibi gösterdiniz, insanlardan korktunuz da benden korkmadınız. İnsanları yücelttiniz de bana ta’zîm etmediniz. İnsanlar görmesin diye günahları terk ettiniz, ama benim rızam için terk etmediniz. Bugün mükâfâttan mahrum edilmenizle birlikte elem veren şiddetli azâbı size tattırıyorum.”
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.