2 madde üzerinde araştırma yapmak, referendum oyumuzu belirleyecek en önemli konu.
HSYK maddesini özellikle araştırdım. Her iki tarafın tüm anlattıklarını okudum, inceledim.
Teklifin 23. maddesiyle, HSYK'nın halen 7 olan üye sayısı 22'ye, 5 olan yedek üye sayısı ise 12'ye çıkarılıyor. HSYK'nın 3 daire halinde çalışması öngörülüyor.
Bu maddeyi istemeyenlerin iddiası Yargının siyasallaştığı üzerine, yargının iktidarın eline geçeceği üzerine.
Ama araştırdığımda bu iddiaların tam tersine rastladım.
Lütfen siz de okuyun, neden evet kararı aldığımı göreceksiniz.
1. ADALET BAKANI ARTIK DAHA PASİF KONUMA GELİYOR, MÜSTEŞARIN KATILMADIĞI TOPLANTILARDA DA KARAR ALINABİLECEK. BU BENCE BÜYÜK BİR DEĞİŞİKLİK..
Mevcut sistemde adalet bakanı ve müsteşar azınlıkta kalmakla birlikte daha etkin iken, müsteşar katılmadığında toplantılar yapılamaz iken, değişiklik ile adalet bakanı, oluşturulan üç daireden hiçbirine katılmıyor.
Müsteşar ise kurulun tabii üyesi olarak üç daireden birisinde toplantılara katılıyor. Bağımsızlığı HSYK'dan bakan ve müsteşarın çıkarılması veya etkinliğinin azaltılması olarak düşünenler hangi sistemi tercih etmeli?
Yeni HSYK, bağımsızlık taleplerine daha yakın değil mi?
2. HSYK AYRI BİNAYA, AYRI BÜTÇEYE, AYRI SEKRETERYAYA KAVUŞUYOR.
HSYK'nın ayrı binası, ayrı bütçesi, sekretaryası olmadığı hep eleştirildi. HSYK Başkanvekili de bu yapıyı eleştiriyor. Yani mevcut sistemi eleştiriyor. Değişiklik paketiyle HSYK, bütçesi, binası ve sekretaryasıyla daha bağımsız hale getiriliyor.
3. YENİ SİSTEMDE MÜFETTİŞLER DİREK OLARAK HSYK’YA BAĞLI OLACAK, BAKANLIĞIN YETKİSİ BU KONUDA KESİN OLARAK KALDIRILIYOR.
Teklif edilen sistemle müfettişlerin doğrudan HSYK'ya bağlı olarak teftiş yapmaları, Adalet Bakanlığı ile bağlarının kalmaması, yani teftiş sisteminin daha bağımsız bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor. Tam da eleştirileri karşılayan bir yapıya kavuşturuluyor. Adalet Bakanlığı idari personeli ile cumhuriyet savcılarının idari denetimleri için adalet müfettişlerinin görevlerini sürdürmeleri doğrudan yargı ile ilişkili olmadığı halde, adalet müfettişlerinin varlığını eleştirmenin iyiniyetle bağdaştırılması mümkün değil.
Her bakanlığın bir teftiş kurulu ve müfettişleri olduğu gibi Adalet Bakanlığı'nın da müfettişleri elbette olacaktır. Önemli olan bu müfettişlerin hâkim ve savcıları yargısal işlemleri açısından denetleyememesidir.
4. YÜRÜTMEDEN TAMAMEN BAĞIMSIZ BİR HSYK OLUŞTURULUYOR VE TÜRKİYE’DEKİ 11 BİN SAVCI VE HAKİMİN OYLARIYLA HSYK SEÇİLİYOR.
Yürütmeden daha bağımsız bir HSYK oluşturuluyor. Üyelerin seçiminde ilk derece mahkemelerde görevli hâkim ve savcıların oylarıyla 10 üye seçiliyor. Yüksek mahkeme üyesi olmayan hâkim ve savcılar kendi varlıklarının hatırlanması ve değer verilmesinden son derece memnun. Yargıtay ve Danıştay'ın önerdiği adaylar arasından cumhurbaşkanınca atama işlemi kaldırılıyor, doğrudan seçim benimseniyor.
5. BİLİYORSUNUZ ARTIK CUMHURBAŞKANINI HALK SEÇECEK. HALKIN SEÇTİĞİ CUMHURBAŞKANI DA 22 ÜYEDEN 4’ÜNÜ SEÇECEK. AVRUPA’DA TÜM HSYK ÜYELERİNİ SEÇEN BAŞKANLAR, PARLEMENTOLAR BİLE VAR.
Diğer yandan bundan böyle doğrudan halkın seçeceği cumhurbaşkanınca 4 üyenin seçilmesi hem demokratik meşruiyet, hem bağımsızlık hem de tarafsızlık açısından son derece isabetli bir tercih.
******************************************
Beni evet oyu vermeye iten sebep budur işte.
Yapılan değişiklikten çok, yapanın tartışıldığı, yapılanın çok doğru olmasından çok, yine yapanın konuşulduğu bir ortamda ilerlemenin mümkünatını görmüyorum.
Tekrar tekrar söylüyorum. Bu referendum bir partinin referandumu değil, siyasilerin oylanması değil, milletin gördüğü, araştırdığı, muasır medeniyet seviyesine uygunluğunu araştırıp karar verildiği bir oylamadır.
İyiyi istiyorum evet, daha iyisini istiyorum.
Bu yolda da az iyi de olsa doğruyu, güzeli, iyiyi elbette kabul ediyorum.