güz mevsiminde, sıklıkla hafızamdan dilime 'düşen' bir şiirdir bu.
düşen yapraklardan ömrün ve kâinatın faniliğine, oradan bâkî, hayy ve kayyûm olan rabbimizi idrake harikulade bir yolculuk:
"Yapraklar düşmede bilinmez nerden,
Gökkubbede uzak bahçeler bozulmuş sanki
Yapraklar düşmede gönülsüz
Ve geceleri ağır dünyamız
Kopmuş gibi yıldızlardan
Kaymada yalnızlığa
Hepimiz düşmedeyiz,
Şu gördüğün el düşüyor
Nereye baksan hep o düşüş
Ama Biri var ki bu düşenleri
Ellerinde tutuyor, yumuşak ve sonsuz."