You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Rahman(c.c)bir sevgi kılacaktır…

Rahman(c.c)bir sevgi kılacaktır…

Kıdemli Üye
Rahman(c.c)bir sevgi kılacaktır…
‘İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahman, bir sevgi kılacaktır.’ (Meryem, 19/96)
Rabbimiz (c.c.), bu âyetle iman eden ve imanındaki sadakatini sâlih amellerle ispat eden kullarını rahmet tecellileri ve katından bir sevgi ile müjdelemektedir. O (c.c.), kendilerinden bu sevgiyi kazanmak için sıla-i rahim, sadaka verme, iyilik yapma vb. gibi bir amel sadır olmadığı halde bu kulları için bu sevgiyi yaratacaktır.

- Cafer b. Ebî Tâlib ile birlikte Habeşistan’a hicret eden mü’minler hakkında indiği ve burada onlara ALLAH (c.c.) Teâlâ’nın, Necaşî’nin kalbine onların muhabbetini koyacağını vaat etmiş olduğu da söylenmiştir. (Âlûsî)

Diğer bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Alllah, sâlihlerin kalplerinde ve mukarreb melekler nezdinde mü’mine ülfeti (iyi kaynaşmayı), ağır başlılığı ve kibarlığı vermiştir.” Daha sonra yüce ALLAH (c.c.)’ın: “İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahman, bir sevgi kılacaktır” âyetini okudu. (Nevâdiru’l-Usul, Tirmizî; Kurtubî)

Bu rivayetlere binaen olsa gerek, İbn-i Abbâs (r.anhümâ) bu âyeti, “ALLAH (c.c.)’ın onları sevmesi ve sevdirmesi” şeklinde tefsir etmiştir.

Bu hadis-i şerife göre ALLAH (c.c.), kulu için kendisi, melekleri ve sair mahlûkatı içerisinde bir sevgi yaratmaktadır.

ALLAH (c.c.)’ın kulunu sevmesi; onun için tüm hayır ve tevfik kapılarını açması, hidayete iletmesi, maddî-manevî nimetlere gark etmesi, rahmet etmesi ve ondan razı olması demektir. Buğzu ise, kulunu cezalandırmak istemesi, şekavetini murad etmesidir.
Sevbân’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Muhakkak kul ALLAH (c.c.)’ın rızasını arar da bu durumda devam ederse, ALLAH (c.c.) Teâlâ Cibril’e; ‘Şüphesiz filan kulum Beni razı etmek istiyor. Muhakkak ki rahmetim onun üzerinedir.’ buyurur. Cibril: ‘ALLAH (c.c.)’ın rahmeti filan üzerinedir.’ der. Bunu hamele-i Arş (Arş’ı taşıyan melekler) ve onların çev¬resinde olanlar da söylerler. Nihayet yedi gök ehli bu sözü söyler, son¬ra (bu söz) yeryüzüne iner.” (İbn-i Kesîr Ahmed b. Hanbel’den rivayet etmiştir.)

Cebrail ve sair meleklerin sevgisi; Cenâb-ı Hakk’tan o kulun affedilmesini dilemeleri, övmeleri, duada bulunmaları ve muhabbetleridir. Onların bu durumu, ALLAH (c.c.)’ya olan itaatleri ve ALLAH (c.c.)’ın o kulu sevmesinden kaynaklanmaktadır.

Mahlûkatın sevgileri ise şu şekilde olur:

- Sâlih kullar; ona karşı muhabbet besler; teveccüh, hürmet ve ikramda bulunur ve ondan razı olurlar.

Sevgiyi ve sevgi vesilelerini yaratan ancak Hz. ALLAH (c.c.)’dur. O’nun bir ismi de “Vedûd”tur. Dostlarını ve sâlih kullarını rahmet ve rızasına erdi¬ren, seven ve sevilmeye en layık olan O’dur. Rasûlullah (s.a.v.)’i, sair Enbiyâ’yı, Sahâbe-i Kirâm’ı, dostlarını, sâlih kullarını seven ve kullarına sevdiren O’dur. Bu sevgilerin menşei O’nun kullarına olan eşsiz rahmetidir.

Mahlûkat içerisinde sevilmek isteyen evvela Rabbi’nin rızasını kazanmalıdır. O’nun sevgi ve rızasına kavuşturacak yegâne yol ise, kulu ve Rasûlü Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yoluna uymaktır. Bu, âyet-i kerimede şöyle beyan edilmiştir: “De ki: ‘Eğer ALLAH (c.c.)’ı seviyorsanız bana tabi olun ki ALLAH (c.c.) da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. ALLAH (c.c.) çok affeden ve çok merhamet edendir.” (Âl-i İmrân, 3/31)

Herim b. Hayyân şöyle demiştir: “Bir kimse kalbiyle ALLAH (c.c.)’a yöneldi mi, mutlaka Yüce ALLAH (c.c.) da iman ehlinin kalplerini ona doğru meylettirir. Nihayet ona iman ehlinin sevgi ve merhametini de ihsan eder.” Bunun en güzel numunesi Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ve sahâbesidir. Aradan asırlar geçmesine rağmen onlara ve sair ALLAH (c.c.) dostlarına duyulan sevgi, kuvvetini muhafaza etmektedir. Menfaat ve gösteriş için olan sevgiler ise faydasız ve akim kalmaya mahkûm hezeyanlardır.

Katâde’nin naklettiğine göre Osman b. Affân (r.a.) şöyle dermiş: “Bir kul, hayır olsun şer olsun bir amel işlediğinde, ALLAH (c.c.) Teâlâ onun amelinin elbisesini ona giydirir.”

Hasan-ı Basrî (rh.a.)’den şöyle rivâyet edilmiştir: Bir adam; “ALLAH (c.c.)’a yemin olsun ki, ALLAH (c.c.)’a öyle bir ibadetle ibadet edeceğim ki, onda ALLAH (c.c.)’ı zikredeceğim!” demişti. Hangi namaz vakti olsa o, dikilmiş namaz kılar olarak görülüyordu. Mescide ilk giren ve son çıkan idi. Ona tazimde bulunulmuyordu. Bu şekilde yedi ay kaldı. Her hangi bir kavme uğrasa; “Şu mürâîye (gösteriş için ibadet edene) bakın” diyorlardı. Kendi kendine; “Öyle görüyorum ki ben hâlâ kötü olarak anılıyorum. Amelimin hepsini ALLAH (c.c.) için kılacağım” dedi. Niyetini tashihten başka herhangi bir ilave yapmadı, daha önce yaptığı ameli fazlalaştırmadı. Bundan sonra hangi kavme uğrasa;

“Şimdi filana ALLAH (c.c.) rahmet eylesin” diyorlardı. Ve Hasan (rh.a.); “İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahman, bir sevgi kılacaktır.” âyetini okudu. (İbn-i Kesîr, Meryem sûresi tefsiri)

“ALLAH (c.c.)’ım! Senden sevgini ve Seni sevenlerin sevgisini ve Senin sevgine beni ulaştıracak ameli talep ediyorum!

ALLAH (c.c.)’ım! Senin sevgini nefsimden, âilemden, malımdan, soğuk sudan daha sevgili kıl’” (Tirmizî, Daavât)
Âmin!
[Resim: allahmuhammedduais5.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.
" HACI "
RE: Rahman(c.c)bir sevgi kılacaktır…
"selamunaleykum" çok güzel bir paylaşımdı abi içerisinde çok güzel müjdeler gizli bir konu olmuş Allah (c.c) senden razı olsun inşaAllah...

ALLAH (c.c.)’ım! Senin sevgini nefsimden, âilemden, malımdan, soğuk sudan daha sevgili kıl’” Âmin!

< slm ve duayla >
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.