Plasebo (Placebo), Latincede memnun edeceğim anlamına gelmektedir. Ortaya çıkışı ilginçtir; I. Dünya Savaşında eczanelerde ilaçlar tükendiği zaman, bazı doktorlar günümüzde alternatif tıp olarak bilinen tekniklerle hastaların acı ve şikayetlerinin azaldığını fark eder. 1950li yıllarda klinik araştırmaların da yapılmasıyla birlikte plasebo etkisi önemli bir yere sahip olmuştur.
Halk arasında tıbbi içeriği bulunmadığı için şeker hapı olarak adlandırılmaktadır. Kişi bu hapın ilaç olduğuna inanmıştır; fakat bu ürünün ana maddesi şekerdir. Bu ilaçlar etkisizdir. İçeriğinde kimyasal madde bulunmamakta ve hiçbir şekilde hastaya iyi gelecek bir etki oluşturmamaktadır. Hastalar kendilerine hapın iyi geleceğini düşündükleri için, hap hastaların iyileşmesini sağlar.
lasebo nörobiyolojisi’nin dünyanın önde gelen araştırmacılarından biri olan Fabrizio Benedetti, plasebo etkisi üzerine bir deney yapmıştır. Denek, önce acıya maruz bırakılmış ve ağrılarını morfinle kontrol altına almıştır. Fakat deneyin son günü bir farklılık yaparak morfin yerine tuzlu su kullanmıştır. Acıların bu şekilde de azaldığı, dindiği görülmüştür.
Kanser hastaları başta olmak üzere, daha birçok hastalıkta kişinin iyileşmesine inanmasının ve pozitif düşünmesinin ne kadar önemli olduğu kabul edilen bir gerçektir.
nur altın