You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Peygamberler diyarı

Peygamberler diyarı

General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Cahiliye devri efendimizden önce

*Fahr-i kainat efendimiz doğmadan önce, alemde müthiş bir zulmet ve karanlık vardı. İnsanlar hadsiz, hudutsuz derecede azgınlaşmışlardı Allahü teâlânın dini unutulmuş ilahi hükümler yerine, insan kafasından çıkan fikirler, yer almıştı.
*mahluklar, insanların vahşet ve zulmünden bunalmıştı. Yeryüzünde Allahü teâlâya iman unutulmuş, huzurun, saadet ve sevinç kaynağı Tevhid ortadan kalkmıştı.*Küfür fırtınası, kalblerden imanı atmış, gönüllerde, Allahü teâlâya inanma yerine, putlara tapma fikri yerleşmişti. Musa aleyhisselamın dini unutulmuş, Tevrat bozulmuş. İsrailoğulları birbirlerine düşmüştü.
*İsa aleyhisselamın Hıristiyanlığı bozulmuş din ile alakası kalmamıştı. Teslis üçlü tanrı fikri kabul edilmişti. İncil kaybolmuş, papazlar onu tahrip etmişlerdi.*kitaplar, Allahü teâlânın kelamı olmaktan çıkmış Mısır bozulmuş Tevrat'ın hükmü, Bizans'ta değiştirilmişti İran'da ateşe tapılıyor, ateşperestlerin ateşi bin senedir söndürülmüyordu. Çin'de Konfüçyüsizm, Hindistan'da Budizm Hinduizm gibi uydurma dinler hüküm sürüyordu.
*Arabistan'ın insanları şaşırmış ve sapıtmışlardı. Allahü teâlânın kıymetlisi Kabe-i muazzamaya, put yerleştirmişlerdi. Kabe-i muazzama arş'ta meleklerin ziyaret ettiği "Beyt-i Ma'mur"un idi. Kim Kabe'ye hürmetsizlik ederse cenab-ı Hak onu, helak eylemişti.*Cürhüm kabilesi zina ve fuhuşta ileri gitmişti. alçakça hareketleri gören hükümdarlar Ey Cürhümiler! Allahü teâlânın Harem-i şerifini gözeterek kendinize geliniz. Sizden önceki Hud, Salih ve Şu'ayb aleyhimüsselamın ümmetlerinin başlarına gelen halleri ve helaklarını biliyorsunuz. iyiliği emredin, kötülüklerden sakının. kuvvetinize güvenerek aldanmayın

*Mekke'de, Hak'tan yüz çevirmekten ve zulümden sakınınız. zulüm, insanların helakine sebep olur. Allahü teâlâya yemin ederek söylüyorum bir kimse zulüm yapsın, Hak'tan yüz çevirsin de Allahü teâlâ onların soylarını kesmemiş, köklerini kazımamış yerlerine başka bir kavmi getirmemiş olsun.*Azgınlığına devam eden ve Hak'tan yüz çevirenler için, burada devamlılık yoktur. Sizden önce uzun ömürlü, sizden kuvvetli, ve zengin olan Tasm, Cedis ve Amalikalıların başına gelenleri biliyorsunuz. Onların, Harem-i şerifi hafife almaları, Hak'tan yüz çevirerek zulme dalmaları, mübarek yerden atılmalarına sebeb olmuştur.
*Allahü teâlânın, küçük karıncaları musallat ederek, kimini kıtlıkla, kiminide kılınçla çıkardığını görmüş ve işitmişsinizdir onlar dinlemediler. Allahü teâlâ onları azgınlıkları sebebiyle, perişan eyledi...*güneşin doğmasına az bir zaman kalmıştı. Alem, nurun sahibini karşılamaya hazırlanıyordu. İnsanlara sonsuz saadeti gösterecek eşsiz insanı bekliyordu.... Şefkat ve merhamet kaynağını Rabbinin ahlakı ile ahlaklanmış yüksek insanı bekliyordu... Zulüm, had safhadaydı... 
*Yeryüzünün merkezi mübarek Mekke'de, küfür sel gibi akıyor, Beytullah'ın içine, lat, uzza, menat putu doldurulmuştu. Zulüm son haddindeydi ahlaksızlık, iftihar vesilesiydi. Arabistan dini, ruhi, sosyal ve siyasi bakımlardan, koyu bir karanlıkta cahiliyet, taşkınlık, azgınlık ve sapıklık içerisindeydi
*Cahiliye devrinde insanlar göçebeydi kabileler çekişme içindeydi Arab kabileleri,için baskın ve yağmacılık, geçim vasıtasıydı. Zulm ve yağmacılık yaygındı Arabistan'da, siyasi bir nizam, ve düzen yoktu

*içki, kumar, zina, hırsızlık, zulüm, yalan ahlaksızlık yayılmıştı. Zulm amansızca tüyleri ürpertiyordu kadın, basit bir mal gibi alınıp satılıyor kız çocuklarının doğmasını felaket sayılıyordu
*kız çocukların kızgın kumlara diri diri yatırılıp; "Babacığım! Babacığım" diyerek boyunlarına sarılmalarına ve acı acı feryat etmelerine hiç kulak asmadan, üzerlerini toprakla kapatarak ölüme terkediliyordu*Cahiliye insanlarında vicdanlar sızlamıyor, yapılanlar kahramanlık sayılıyord şefkat, merhamet, iyilik adalet yok olmuş; insanlar canavarlaşmıştı.*Arablarda, dikkate değer tek husus edebiyat belagatın ve fesahatın kıymet kazanıp zirveye çıkmasıydı. Şaire ve şiire önem verilir, iftihar edilirdi şairler kabilesine itibar sağlardı.*panayırlar kurulur, şiir ve hitabet yarışmaları yapılırdı. Birinci gelenlerin şiirleri veya hitabeleri Kabeye asılırdı. Kabe duvarına asılan yedi şiire, Muallakat-us-Seb'a, yani yedi askı denilirdi.*Cahiliye Arabistanında insanların inancı bölük bölüktü. Bir kısmı inançsız ve dünya hayatından başka bir şey kabul etmiyor. Bir kısmı Allahü teâlâya ve ahırete inanıyor; fakat peygamberi geleceğini kabul etmiyordu.Bir kısmı Allahü teâlâya inanıyor, ahırete inanmıyordu. Allaha şirk koşup putlara tapıyordu. Müşriklerin evinde put bulunuyordu.*hazret-i İbrahim'in bildirdiği dine inanan Hanifler vardı.Bunlar Allaha inanır putlardan uzak dururdu efendimizin babası Abdullah, dedesi Abdülmuttalib, annesi ve bazı kimseler, bu dindendi*Haniflerden başka bütün gruplar batıl olup, zulmet ve karanlığa gönülmüştü Alem mahzun, varlıklar mahzun, gönüller mahzundu. Yüzler gülmeyi unutmuştu. Allahü teâlânın, mahluklardan üstün yarattığı insanları Cehennem'den kurtulmalarına sebep olacak bir kahraman lazımdı.*her Peygamber güneş gibi doğup karanlıkları aydınlığa, nura çevirmişdi. Şimdi de cahillik, vahşet zirvedeydi. İnsanlar insanlıktan çıkmışdı. karanlıktan kurtaracak, insanlara insanlıklarını hatırlatacak Resul gelmek üzereydi... alametleri teker teker ortaya çıkıyordu
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

HAZRET-İ  MUHAMMED Hoş geldin ya Resulallah 

*Yedi kat yer, yedi kat gök, bütün alem büyük bir hürmet ve sevinçle Seyyid-il-Mürselin, Hatem-ül-enbiya, Habib-i Huda efendisini beklemektedir
*mahlukat; "Hoş geldin ya Resulallah!" demek için hazırdır... Hicretten 53 sene evvel Fil vak'asından iki ay sonra, Rebi'ul-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı Haşimoğulları mahallesinde, Safa Tepesindeki saadethanede hasretle beklenen, nur "Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem" doğdu, alem, hayat buldu. Karanlıklar,Nur ile aydınladı.*Şereflerin en yücesine mazhar olan annelerin en bahtiyarı hazret-i Amine, hamileliğini şöyle anlatır:O Servere hamile olduğum günlerde, acı ve elem görmedim. Hamile olduğumu hissetmedim. *altı ay sonra bir gün, uykuda iken bir bana;Senin hamile olduğun kimdir, bilir misin? dediler Bilmiyorum deyince Bilmiş ol ki, Peygamberlerin sonuncusuna hamilesin dedi.Doğumda tekrar geldi, ve dedilerki Ey Amine Çocuk doğunca, ismini "Muhammed" koy!"dediler
*Kainatın efendisi doğduğunda hazret-i Amine validemizin yanında Avf'ın annesi Şifa Hatun, ve Ebil-As'ın annesi Fatıma Hatun vardı Şifa Hatun şöyle anlatıyor o gece Amineye yardım ediyordum. O doğar doğmaz dua ve niyaz ettilet işittim. Bir nur ışık verdi doğudan batıya her yer göründü..."O'na peygamberlik bildirildi, hiç tereddüd etmeden ilk iman edenlerden biri ben oldum" demiştir.
*Safiyye Hatun şöyle anlatmıştır:aleyhisselam doğduğunda her tarafı nur kapladı. Doğar doğmaz secde etti, mübarek başını kaldırıp La ilahe illallah, inni resulullah" dedi. O'nu yıkamak istediğimde biz O'nu yıkanmış olarak gönderdik, denildi.Göbeği kesilmiş ve sünnet olmuştu. Secde halinde mübarek ağzıyla Ümmetim, ümmetim diyordu..."

*Hazret-i Amine validemiz, şöyle anlatır:
Doğumda, heybetli bir ses işittim. Ürperdim başladım. beyaz bir kuş gördüm, kanadı ile beni sıvazladı. Korku ve ürperti yoktu. susamış, yanıyordum. süt gibi beyaz, bir kase şerbet gördüm. İçtim, baldan tatlı soğuk idi. susuzluğum kalmamıştı.*büyük bir nur gördüm, evim nurlandı nurdan başkası yoktu. etrafımda hizmet edenler vardı hanım gördüm. Boyları uzun, yüzleri güneş gibiydi Abdü Menaf kabilesinin kızlarına benzerlerdi. birden bire ortaya çıkmışlardı Ben Fir'avn'ın hanımı Asiye Ben de Meryem Bunlar da Cennet hurileridir" dedi.*beyaz, uzun gökten yere kadar uzanmış ipek kumaş gördüm. örtün" dediler. kuşlar peyda oldu. Ağızları zümrütten, kanatları yakuttandı. Korkudan terlemiştim, ter damlalarından misk yayılıyordu.*gözümden perdeyi kaldırdılar. yeryüzünü gördüm. Etrafımı melekler kuşattı. aleyhisselam doğar doğmaz, mübarek başını secdeye koydu, şehadet parmağını kaldırdı. gökden, beyaz bir bulut indi.
*Bir ses işittim; "O'nu mağripten maşrıka gezdirin. Gezdirin ki, cümle alem ismiyle, cismiyle sıfatıyla görsünler. isminin Mahi olduğunu Allahü teâlânın O'nunla şirki yok ettiğini bilsinler" diyordu.
*bulut gözden kayboldu sallallahü aleyhi ve sellemi yünlü kumaş içinde sarılı gördüm. yüzleri güneş gibi parlayan üç kişi geldi. elinde gümüşten bir ibrik, zümrütten bir leğen ve ipek vardı.
İbrikten sanki misk damlıyordu. *Mübarek oğlumu leğene koydular. Mübarek başını ve ayağını yıkayıp, ipeğe sardılar. mübarek başına güzel koku sürdüler, mübarek gözlerine sürme çektiler ve gözden kayboldular."o ise Ümmetim!... ümmetim!... diyordu

*Dedesi Abdülmuttalib, Peygamberimiz doğduğunda Kabe'de Allahü teâlâya yalvarıp dua ediyordu. Ona müjde verdiler. Efendimizin doğumunda birçok hadise gören Abdülmuttalib, çok sevinip; oğlumun şanı, şerefi çok yüce olacaktır" dedi.*Abdülmuttalib, büyük bir mutluluğu kutlamak için, kutlu doğumun yedinci gününde Mekke halkına ziyafet verdi.her mahallede develer kesti, insanlara yedirdi çocuğa "MUHAMMED" ismini verdim, Allahü teâlânın ve insanların O'nu methetmelerini, övmelerini istedim dedi*Sevgili Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib şöyle anlatmıştır:Rüyamda çok büyük bir ağaç gördüm. ucu semaya yükselmiş, dalları doğuya batıya yayılmıştı.ağaçtan nur saçılıyordu güneş yanında çok hafifti. Bazan gözüküyor, bazan kayboluyordu. İnsanlar ona yönelmişti. nuru artıyordu.*Kureyş kabilesi ağaca tutunuyor, ağacı kesmeye çalışıyordu. Bir genç de mani oluyordu. Çok güzel bir yüzü vardı şimdiye kadar öyle bir yüz görmedim. vücudundan etrafa hoş kokular yayılıyordu. Ağacın dalına uzandım, fakat ulaşamadım."*Abdulmuttalib rüyasını anlattı tabircinin yüzü değişti. Benzi sarardı;- O ağaçdan nasibin yok! dedi.- Kimin nasibi var?- O ağacın dalına tutananların... Senin soyundan bir peygamber gelecek, her tarafa malik olacak, insanlar O'nun dinine girecekler İşte o ağaç, el-Emin Muhammed aleyhisselamdır" demiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
EN GÜZEL DUA ZİKİRDİR

ELİMİZİ SEMAYA KALDIRIYORUZ TÜM ŞEHİTLERİMİZE TÜM ÖLMÜŞLERİMİZE TÜM SEVDİKLERİMİZE VE TÜM İNSANLARA ALAHIN 99 İSMİ İLE İSTİYORUZ

ALLAH  ER-RAHMAN ER-RAHİM  EL-MELİK 
EL-KUDDÜS ES-SELAM EL-MÜMİN EL-MÜHEYMİN 
EL-AZİZ EL-CEBBAR EL-MÜTEKEBBİR EL-HALIK 
EL-BARİ EL-MUSAVVİR EL-GAFFAR EL-KAHHAR 
EL-VEHHAB ER-REZZAK EL-FETTAH EL-ALİM 
EL-KABID EL-BASIT EL-HAFID ER-RAFİ EL-MUİZ 
EL-MÜZİLL ES-SEMİ EL-BASİR EL-HAKEM 
EL-ADL EL-LATİF EL-HABİR EL-HALİM EL-AZİM 
EL-GAFUR EŞ-ŞEKUR EL-ALİYY EL-KEBİR 
EL-HAFIZ EL-MUKİT EL-HASİB EL-CELİL 
EL-KERİM ER-RAKİB EL-MÜCİB EL-VASİ 
EL-HAKİM EL-VEDUD EL-MECİD EL-BAİS 
EŞ-ŞEHİD EL-HAKK EL-VEKİL EL-KAVİYY 
EL-METİN EL-VELİYY EL-HAMİD EL-MUHSİ 
EL-MÜBDİ EL-MUİD  EL-MUHYİ EL-MÜMİT 
EL-HAYY EL-KAYYUM EL-VACİD EL-MACİD 
EL-VAHİD ES-SAMED EL-KADİR EL-MUKTEDİR 
EL-MUKADDİM EL-MUAHHİR EL-EVVEL EL-AHİR 
EZ-ZAHİR EL-BATIN EL-VALİ EL-MÜTEALİ 
EL-BERR ET-TEVVAB EL-MÜNTEKİM EL-AFÜVV ER-RAUF MALİKÜL MÜLK ZÜL-CELALİ VEL İKRAM
EL-MUKSİT EL CAMİ EL GANİY EL-MUĞNİ
EL-MANİ ED-DARR EN-NAFİ EN-NUR 
EL-HADİ EL-BEDİ EL-BAKİ EL-VARİS 
ER-REŞİD ES-SABUR 

Tüm şehitlerimize ve tüm ölmüşlerimize bir fatiha okuyalım

Bismillahirrahmânirrahîm.Elhamdü lillâhi rabbil'alemin Errahmânir'rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în İhdinessırâtel müstakîm Sırâtellezine en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn amin

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.Hamd o âlemlerin Rabbi,O Rahmân ve Rahim,O, din gününün maliki Allah'ın.Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti.
Hidayet eyle bizi doğru yola,O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin Doğduğu geceki olaylar 

*Resul efendimiz, doğmadan önce alametler gerçekleşmiştir:peygamberimizin dünyaya geldiğinde bir yıldız doğdu. Yahudiler aleyhisselamın doğduğunu anladı. Ve Ey Yahudiler!" . Haberiniz olsun, Ahmed'in yıldızı doğdu! Ahmed bu gece dünyaya geldi..." dediler
*Efendimiz doğduğunda Kabe'deki putlar yüzüstü yere yıkıldı. Kureyşin bir putu vardı. onu tavaf ederler, develer kesip şarap içerlerdi. put yüzüstü yıkılmıştı bir ses işitildi Bir kimse doğdu, yeryüzü harekete geldi. putlar yıkıldı. Kralların korkudan kalbleri titredi!"*Resulullahın doğduğu gece Medayinde İran Kisrasının sarayı ve on dört kulesi, yıkıldı. O dehşetle uyanan Kisra ve halkı; gördükleri korkunç rüyaları tabir ettirdiklerinde, bunun büyük bir alamet olduğunu anlamışlardı.*o gece, mecusi ateşe tapanların bin senedir yanmakta olan ateş yığınları sönüverdi. Kisra'nın sarayında burçlar yıkıldı mukaddes Save Gölü'nün suyu kurudu Şam tarafında bin yıldan beri akmayan kurumuş Semave Nehri vadisi taşarak akmaya başladı.

*aleyhisselamın doğduğu geceden itibaren, şeytan ve cinler haber veremez oldu. Kehanet sona erdi...
Ve nice olağanüstü haller...*efendimizin doğduğu geceye Mevlid Gecesi denir. Mevlid doğum zamanıdır. Kadir Gecesiyle birlikte en kıymetli gecedir. Bu gecede Peygamberimize sevinenler affolunur.*efendimizin doğumunu mucizelerini okumak, dinlemek,öğrenmek sevabdır. Eshab-ı kiram bu gece toplanır, efendimizi yad ederler, okurlar ve anlatırlardı.Müslümanlar, her sene Mevlid Kandilini kutlamaktadır. Mevlid kasideleriyle Kainatın sultanı hatırlanılmaktadır.
*Her ümmeti, peygamberinin doğumunu bayram yapmıştır. Kutlu doğum Müslümanların bayramıdır neşe ve sevinç günüdür.Çünkü, Allahın sevgilisi, kainatın efendisi, alemlere rahmet peygamberi... dünyaya geldi...
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin süt annesi hz halime

*Sene 571. Nisan ayının yirminci günü. Pazartesi sabaha karşı. Amine validemiz, nurunu kucağına aldı, hazret-i Abdullah'ın vefat acısını unuttu Dokuz gün emzirdikten sonra da, Ebu Leheb'in cariyesi Süveybe Hatun süt annelik yaptı Süveybe hazret-i Hamza ve Ebu Seleme'yi de emzirmişti.*Mekkede çocuklar süt anneye verilirdi. Mekke'nin havası sıcakdı. Her sene Mekke'ye gelen hanımlar emzirmek için birer çocuk alıp giderdi. Çocukları büyütünce, ücret ve hediyeler alırlardı.efendimizin doğduğu sene Beni Sa'd kabilesinden hanım, süt annelik niyeti ile Mekkeden birer çocuk almıştı.halime hatun ise efendimizi almıştı
*Beni Sa'd kabilesi, Mekkede şerefte, cömertlikte, mertlik ve tevazuda ve meşhurdu.Bu kabileden efendimizin süt annesi Halime Hatun şöyle anlatır:
Çok fakirdik, sıkıntıdan. ağzıma bir şey koymazdım. Sütüm azdı. Allahü teâlâya şükrederdim. Rüyamda beni sütten ak bir suya daldırıp iç" dediler. Kanıncaya kadar içtim.baldan tatlı idi. *Sütün çok olsun ey Halime! Ben senin sıkıntılıyken ettiğin hamd ve şükrünüm. Ey Halime! Mekke'ye git. Orada bir "Nur" arkadaş olur, bereketlerle dolarsın. rüyanı kimseye söyleme!' dediler hz haljme. Uyanınca göğüsleri süt ile doldu sıkıntı ve açlık onu terketmişti*Kıtlıktan dolayı, ücretle çocuk emzirmek üzere, süt anneleri Mekke'ye. Gelmişti İffeti, temizliği, hayası ve güzel ahlaklı Halime Hatun, ise geç kalmışdı.bu gecikme onların nura kavuşmasına sebeb olmuştu.

*Kocası ile Mekke'de dolaşan halime hatun hürmetli bir zatla karşılaştılar. Bu, Mekke reisi Abdülmuttalib idi. torununu almalarını, büyük bir saadete kavuşacaklarını söyledi.Halime Hatun hazret-i Amine'nin evine götürüldü. Nur çocuk uyuyordu...*Nura, ısınan hz halime Elini göğsüne koyunca, uyandı nur tebessüm etti... Abdülmuttalib, "Sana müjdeler olsun hanımlar içinde senin gibi nimete kavuşan olmadı" dedi. 
*Halime Hatun,efendimizi, aldıktan sonra şöyle anlatır Amine Hatun sordu- Ey Halime, oğluna süt verecek kadın, Züeyb soyundandır" diye bir ses işittim" sen hangi kabiledensin-Beni Sa'd kabilesindenim ve babam Ebu Züeyb'dir dedi
Mekke'ye gelmeden rüyamda müjdeler olsun ey Halime gözler kamaştıran ve alemleri aydınlatan nuru emzirmek sana nasib olacak" diye sesler geldi Nur'u alıp hazret-i Amineden ayrıldım.
*Kocam- Ey Halime bugüne kadar böyle güzel görmedim. Bilmiş ol ki, sen mübarek ve kadri yüksek bir çocuk almışsın, dedi. Vallahi, öyle dilerdim, istediğim oldu, dedim.*Halime Hatun, kocası ile Efendimizi alıp, Mekke'den yola çıktı berekete kavuştu Çelimsiz merkebler küheylan kesildi Beni Sa'd yurdu bolluğa ve berekete kavuştu Sütsüz hayvanların memeleri dolup taştı Kuraklıktan yağmur duasına çıkanlar aleyhisselam hürmetine yağmura ve berekete kavuştu
*efendimiz, süt annesi Halime Hatun'un sağ memesini emer, solu süt kardeşine bırakırdı. İki aylıkken emekledi. Üç aylıkken ayakta durur, dört aylıkken dokuz ayda konuştu efendimizin ilk sözü, "La ilahe illallahü vallahü ekber. Velhamdülillahi rabbil alemin" oldu.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin süt annesi hz halime ve şakkı şadr

*Efendimiz Allahü teâlânın ismini anmadan hareket etmedi Sol eli ile yemezdi çocukların oyunlarından uzak durur Biz, bunun için yaratılmadık" buyururdu. Her gün etrafı nur kaplardı. Ay ile konuşurdu *Halime Hatun şöyle anlatır: efendimiz İki yaşında iken sütten kestim. O'nun bereketine kavuştuk O'ndan ayrılmak, mübarek yüzünü görmemek çok güçtü
*Amine Hatun oğlumun büyük şanı vardır,
- Vallahi, bundan daha mübarek görmedim, dedi
Halime Hatun'a, şöyle dedi efendimizin sayesinde kabilemiz evimiz bereketle doldu, malımız, mülkümüz şanımız arttı. Sayısız nimete kavuştuk. 
*Süt anne Halime Hatuna Server-i alem sordu:
kardeşlerim nerede - Koyun gütmekte diyince
süt kardeşi Şeyma onu kıra götürdü süt anne hz halime sordu Gözümün nuru oğlum Muhammed nerededir? Ciğerimin köşesi sıcağa nasıl dayanıyor dedi şeyma cevap verdi Ey anneciğim! O'na zarar gelmez. mübarek başında bulut, O'nunla ve güneşten korumaktadır.

*bir öğle vakti efendimizin süt kardeşi Abdullah koşarak gelip;Anneciğim! Acele koş!.. karındaşımla koyun güderken. gökten yeşiller giymiş kimseler geldi. Kardeşimi alıp dağ başına götürdüler. bıçak ile karnını yardılar.dedi.*kan başıma sıçradı. Mübarek yüzünü öpüp;Ey gözümün nuru! Alemlere rahmet oğlum! başına diye sordum. şöyle anlattı Evden çıkınca yeşil elbiseliler gördüm. elinde gümüş ibrik, yeşil zümrütten leğen vardı. Leğen, kardan beyaz bir şey vardı Beni dağ başına götürdüler. göğsümü yardılar. Hiç acı ve elem duymadım. *Elini sokup içimde ne varsa çıkardılar. Biri diğerine;Kalk, hizmetimi yerine getireyim, dedi yüreğimi çıkardı. İki parça etti içinden siyah bir şey çıkarıp attılar Senin vücudunda şeytanın nasibini attık. Ey Allahın sevgilisi! Seni vesveseden şeytanın hilesinden emin ettik" dediler. *Efendimizin yüreğini latif ile doldurdular. Nurdan mühürlediler. mührün soğukluğu, mevcuttu melekler elleriyle yarasını iyileştirdi. elini ve yüzünü öptüler Kur'an-ı kerim İnşirah ayet-i kerimesinde bildirilen hadiseye Şakk-ı sadr göğsünün yarılması hadisesi, denir.*Halime Hatun, dört yaşında efendimizi Mekke'ye götürüp annesine verdi. Dedesi Abdülmuttalib, Halime Hatun'a çok büyük hediyeler verip ihsanda bulundu. 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin annesinin vefatı

*Sevgili Peygamberimiz üç yaşında Tekbir getiriyor Allah'a hamd ediyordu. ciddiyeti ve, ağır başlılığıyla tüm çocuklardan ayrılıyordu
*Akranları oyun oynarken, efendimiz katılmaz seyrederdi.Altı yaşında annesi babası Abdullah'ın mezarını ziyaret etmeye Medine'ye gittiler.
efendimiz Medine'de Neccaroğullarının havuzunda yüzmeyi öğrendi. Yahudi alimi nübüvvet alametini görünce, "acaba O Peygamber çocuğun endişesine düştüler*Yahudiler efendimizin yanına sokularak sordular- adın ne?- Ahmed...diyince yahudiler haykırdılar ümmetin peygamberi burada sözlerini duyan Ümmü Eymen, durumu Amine validemize haber verdiler, mübarek anne oğluna zarar gelmesinden korkarak Mekke'ye yola çıktılar
*Ebvada efendimizin annesi hz Amine validemiz hastalandı. kendinden geçdi. Şefkat ve merhamet dolu gözlerin kainatın özünden mukaddes oğlundan nurun merkezinden onun güzel yüzünden ayırılmıyordu...*Mukaddes evladını öksüz bırakmak üzere olan Amine Hatun'un oğluna şu sözleri söyledi:Allahü teâlâ seni, mübarek eylesin. Rüyama göre, sen celal ve ikram sahibi Allahü teâlâ tarafından, Âdemoğullarına helal ve haramı bildirmeye gönderilen peygambersin.
*Efendimizin annesi mübarek oğluna son nefeste Cenab-ı Hak seni, putlardan ve putperestlikten koruyacaktır" diyerek şu beytleri söyledi:
Eskir yeni olan, ölür yaşayan
Tükenir çok olan, var mı genç kalan.
Ben de öleceğim, tek farkım
Seni doğurdum, şerefim budur.
Geride bıraktım hayırlı evlad,
Gözümü kapadım, içim rahat.
namım kalır dillerde,
Senin sevgin yaşar gönüllerde.
Şiir bitince nur anne, ruhunu teslim etti.
*Amine validemiz vefat ettiğinde yirmi yaşında idi. Efendimiz anneden öksüz kaldı Ümmü Eymen, Alemlerin efendisini alıp, Mekkede dedesi Abdülmuttalibe bıraktı. O'nun şanı yücedir! 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin dedesi hz abdulmuttalibin vasiyeti

*Peygamberimiz sekiz yaşına kadar dedesiyle büyüdü. Dedesi Abdülmuttalib, sevilen heybetli, sabırlı, ahlaklı, dürüst, mert ve cömert idi.
Fakirleri doyurur, aç ve susuz hayvanlara yiyecek verirdi. Allahü teâlâya ve ahırete inanır cahiliyeden uzak dururdu.*Mekke'de zulme, engel olur misafirleri ağırlardı. Ramazanda Hira dağında inzivaya çekilir Çocukları sever sevgili torununu bağrına basıp gece-gündüz yanından ayırmazdı.Kabede minderine oturur, Bırakın oğlumu, O'nun şanı yücedir, derdi.*Peygamber efendimizin dadısı Ümmü Eymen demiştir ki: "O'nun çocukluğunda açlıktan, ve susuzluktan şikayet ettiğini görmedim Sabahleyin bir yudum zemzem içerdi. yemekte istemem tokum" derdi."
*Abdülmuttalib uyurken yalnızken, O'ndan başkası yanına giremezdi. O'nu şefkatle bağrına basar, efendimizin söz ve hareketlerinden hoşlanırdı. Sofrada O'nu dizine oturtur, yemeğin en iyisini, O'na yedirir Onsuz sofraya oturmazdı.*O'nun hakkında rüyalar görüp, hadiselere şahid olurdu. Mekke'de kuraklık olunca dede Abdülmuttalib, gördüğü rüyayla mübarek torununun elinden tutarak Ebu Kubeys dağına çıkıp; "Allah'ım, bu çocuk hakkı bizi berekete yağmurla sevindir" diyerek dua etti. Dua kabul olundu bol yağmur yağdı. şairler şiirler yazdı
*Abdülmuttalib,Kabe'nin yanında iken Necranlı rahip konuştu Biz, İsmail soyundan en son peygamberin sıfatlarıyla kitaplarda yazılı olduğunu okuduk. Mekke O'nun doğum yeridir. Dedi
*Peygamberimizi seyreden Necranlı rahipler gözlerine, sırtına, ayaklarına bakıp heyecanla;
İşte, bu Bu çocuk son peygamberdir dediler
*Abdülmuttalib O benim oğlumdur, deyince, Necranlı rahip;Kitaplarda babasının olmaması lazımdır deyince Abdülmuttalib:- O, oğlumun oğludur. Babası O doğmadan, annesi hamile iken vefat etti, deyince, rahip doğru söyledin, dedi.

Abdülmuttalib, oğullarına şu uyarıyı yaptı:
- söylenileni işittiniz! O'nu görüp gözetin iyi koruyun dedi*Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine yakın, oğullarını topladı ahırete göçme vaktim geldi. Tek düşüncem bu yetim... Keşke ömrüm uzun olsaydı ona hizmeti etseydim. Fakat Ömür vefa etmeyecek. gönlüm dilim hasret ateşiyle yanıyor. inci tanesini emanet etmeyi isterim. hanginiz O'nun hakkını gözetir ve hizmetde kusur etmez?!*Ebu Leheb cevap verdi:- Ey Arabın efendisi! emanete hizmet ederim dedi. Abdülmuttalib Malın çoktur. Fakat katısın merhametin azdır. Yetim kalbi yaralı ve incedir.kırılır, dedi.Sıra Ebu Talib'e Ben, hepsinden çok istiyorum. Fakat, büyüklerimin önüne geçmek uygun olmaz Malım azdır, diyince Abdülmuttalib Bu hizmete layıksın. ben her işte O'na danışır ve isteğiyle hareket ederim. Diyerek Peygamberimize dönerek;*- Ey göz nuru! amcalarından hangisini tercih ediyorsun? diye sordu.efendimiz Ebu Talib'in boynuna sarıldı ve dizine oturdu. *Abdülmuttalib, "Allahü teâlâya hamdolsun. dedi ve Ebu Talib'e dönerek;- Ey Ebu Talib inci danesi, ana-baba şefkati görmemiştir. Ona titreyesin. Seni çocuklarımdan üstün görürüm. Büyük ve kıymetli emaneti sana havale ettim. O'nun babasıyla aynı anadansın O'nu nefsin gibi koruyasın. vasiyetimi kabul ettin mi? diye sordu. *Abdülmuttalib Peygamberimizi kucakladı, mübarek başını, yüzünü öptü kokladı. Hepiniz şahid olun ki, ben bundan daha güzel koku koklamadım ve bundan güzel bir yüz görmedim, dedi.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin amcası ebu talib ve rahip bahira

*Ebu Talib babası Abdülmuttalib gibi, Kureyş'in sevgili ve, saygılısıydı efendimize büyük bir şefkat gösterdi.O'nu kendi çocuklarından çok sevdi onsuz uyumadı, bir yere gitmedi ona Sen çok hayırlısın, çok mübareksin!" derdi.*Onsuz yemeğe başlanmaz Sabahları yüzünün ay gibi parlardı saçları taranırdı
*Ebu Talib'in malı yoktu. Ailesi kalabalıktı. efendimizi himayesine alınca bolluğa ve berekete kavuştu. *Efendimiz on iki yaşlarında Ebu Talib'in Şam kervanına katıldı.. ilk yolculuğu... idi Kervan, Busra'da, konakladı.manastırda Bahira adında bir rahib vardı Her sabah manastırında kafileleri arayış içinde merakla beklerdi.*Kureyş kervanı uzaktan göründü, üstünde bir bulut süzülüyordu ağaçlar ona secde ediyordu bahira heyecanlandı Kureyş kervanını yemeğe davet etti.
Peygamberimiz, malların yanında bırakılınca, Bahira, Yemeğe gelmeyen var mı? diye sordu.
Efendimizinde yemeğe gelmesini istedi.
*Efendimizi inceleyen bahira Ebu Talib'e sordu:
- çocuk senin neyindir?- Oğlum...
- Kitablarda çocuğun babası olmayacağı yazılı.
- kardeşimin oğludur.- Babası doğmadan öldü.
Bahira, efendimize dönüp, putlara yemin edince Peygamberimiz, "Putlara yemin verme. Dünyada onlardan büyük düşman yoktur. Ben, onlardan nefret ederim" buyurdu.

*Bahira, Allahü teâlâya yemin verip sualler sordu Aldığı cevaplar kitaplara uyuyordu. sevgili Peygamberimizin mübarek gözlerindeki kırmızılığı farketti.Kalbindeki mühr-i nübüvveti görünce kendinden geçti. güzelliği temaşa etti. Heyecanla öptü gözlerinden sel gibi yaşlar boşandı.şehadet ederim ki, sen Allahü teâlânın resulüsün" dedi.*Bahira Sesini yükselterek; "İşte Alemlerin efendisi... İşte Allahü teâlânın alemlere rahmeti büyük Peygamber..." dedi.
*Bahira Ebu Talib'e dönerek şu ikazı yaptı:
- Sen bu çocuğu Şam' a götürme! zarar verebilirler!
- Bu, peygamberlerin sonuncusu ve en şereflisidir. dini, yeryüzüne yayılır ve eski dinleri nesh eder. 
İsrailoğulları kendilerinden gelmeyene düşmandır. mübarek bedenine zarar verirler!*Ebu Talib, Bahira'nın sözleriyle, Şam'a gitmedi Mallarını Busra'da satıp Mekke'ye döndü. Bahira'dan işittikleri, Ebu Talib'in kulaklarında çınladı. efendimizi çok sevdi. O'nu ölünceye kadar korudu ve her işde yardımcı oldu. 

 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Gençliği ve Evliliği

*En güvenilir kimse... insanların en üstünü Efendimiz, Mekkede beğenilmiş; güzel ahlakı, görülmemiş bir sakinliği, yumuşaklığı üstün halleriyle sevilmiştir.*Efendimize İnsanlar hayran olmuştur. Mekkede doğru sözlülük ve güvenilirliğinden dolayı,El-Emin" güvenilir lakabını verilmiştir*Peygamberimizin gençliğinde, koyu bir cahiliyyet vardı. Put, içki, kumar, zina, faiz yaygınlaşmıştı. Sevgili Peygamberimiz bozukluktan son derece nefret eder,kötülükden uzak dururdu.*Mekke O'nu bilir ve hayret ederdi. Putlardan nefret eder asla yanlarına yaklaşmazdı. Putlar için kesilen kurbanlardan yemedi. kendine ait koyunları, güder, geçimini sağlardı.
*Efendimiz bozuk cemiyetlerden uzak dururdu Eshab-ı kirama Koyun gütmeyen hiç bir peygamber yoktur, ben de güttüm, buyurdu.*Sevgili Peygamberimiz yirmi yaşlarında iken Mekke'de asayiş bozulmuştu. Zulüm yaygınlaşıp; mal, can ve namus emniyeti kalmamıştı.Mekkeliler Kabe'yi ziyarete gelenlere zulmediyorlardı. Zulme uğrayanlara kimse Yardım etmiyordu
*Mekke'ye gelen Yemenli tüccarın malları, As adında Mekkeli biri tarafından zorla gasb edilmişti. Yemenli, Ebu Kubeys dağında feryad ederek, hakkını istedi.zulm had safhadaydı*Haşim ve Zühre oğulları Cüdan'ın evinde toplandılar.zulüm ve haksızlık yapılmamasına mani olmaya ve haksızlığa uğrayanların haklarını almaya karar verdiler. bir "adalet cemiyeti" kurdular.
Peygamberimizin genç yaşta katıldığı bu cemiyete "Hılf-ül-Füdul" denildi. *Hılul fudul cemiyeti zulmü önleyip, Mekke'de asayişi kurdu. Resulullah peygamberliğini Eshab-ı kirama anlatıp Cüdan'ın evinde yapılan sözleşme, kırmızı tüylü develere servetten daha sevimlidir. bir meclise çağrılsam icabet ederim. İslâmiyet hakk ve mazlum için nazil oldu." buyurdu. 

Hazret-i Hadice'nin rüyası 

*Peygamberimiz yirmi beş yaşında iken, Mekke'de geçim sıkıntısı arttı. Mekkeliler, Şam'a gitmek üzere ticaret kervanı hazırladılar. Ebu Talib Efendimize Ey sevgili yeğenim! Fakirlik Kıtlık elimizde, bir şey bırakmadı. Kureyş kervanında Hadice Hatun kervanla mal gönderecek. işi yapacak güvenilir kimseler arıyor. senin gibi emin, temiz vefakar birine ihtiyaç vardır. Ne dersin?
efendimizin cevabı nasıl istersen öyle yap, amcacığım dedi*Hazret-i Hadice; güzelliği, malı, aklı, iffeti, hayası ve edebi ile Arabistan'da büyük şöhreti olan bir hanımefendi idi.*Hz hatice annemizin her taraftan taliblileri vardı. rüyasının gereği kimseye iltifat etmedi Rüyasında, "gökten ay inip koynuna girmiş, ayın nuru koltuğundan çıkıp bütün alemi aydınlatmıştı." Varaka şöyle tabir etti:"Ahır zaman Peygamberi gelmiştir. Seninle evlenir ve vahy nazil olur. Dini ve nuru alemi doldurur. En önce iman eden sen olursun. O Peygamber, Kureyş'ten ve Beni Haşim'den olur."
*Hazret-i Hadice Peygamberin gelmesini bekledi
efendimizi konuşmak üzere davet etti.Ona hürmette bulundu. efendimizin nezaketine cemaline hayran kaldı. efendimize dedi ki: "Doğru sözlü, güvenilir,güzel huylu olduğunuzu biliyorum. Hizmetiniz için kimseye vermediğim ücreti vereceğim..."*Hadice validemiz, hıristiyan olan amcasının oğlu Varaka dan peygamberlik alametini öğrenmişti. Efendimizi teşhis etti.develerinden en güzelini sultanlara layık bir şekilde donattı. Ve şunları söyledi: o hazretin hizmetkarı bil O'ndan izinsiz bir iş yapma ve O'nu muhafaza etmek, için canını esirgeme! çok eğlenmeyin mahcub olmayalım.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.