You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

PEYGAMBERİMİZİN TORUNU HAZRET-İ ÜMÂME

PEYGAMBERİMİZİN TORUNU HAZRET-İ ÜMÂME

Profesör
PEYGAMBERİMİZİN TORUNU HAZRET-İ ÜMÂME
Peygamber Efendimizin, kızı Hazret-i Zeyneb (r. anhâ) ve damadı Ebu’l-Âs’dan (r.anh) olan torunudur. Hazret-i Fâtıma’nın vefatından sonra Hazret-i Ali (k.v.) ile, onun şehîd edilmesinden sonra da Muğîre bin Nevfel (r.a.) ile evlenmiştir.

Çocukluğunda dedesi Rasûlullâh (s.a.v.) nezdinde çok muhabbetli idi.

Hazret-i Âişe (r. anhâ) vâlidemiz şöyle nakletmiştir:

Resûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) damarlı akik taşından altın kaplamalı bir takı hediye edilmişti. Hanımlarının hepsi evde toplanmışlardı. Ümâme binti Zeyneb de evin bir tarafında toprak ile oynamakta idi. Resûlullâh (s.a.v.) bize:

“Bu takıyı nasıl buluyorsunuz” diye sordu. Biz elimize alıp ona bakarak:

“Bundan daha güzel ve acayibini hiç görmemiştik.” dedik. Sonra:

“Onu bana geri veriniz” buyurdu ve:

“Vallahi, bunu Ehl-i beytimden bana en sevimlinizin boynuna takacağım” dedi.

Hazret-i Âişe buyuruyor ki:

“Onu benden başkasının boynuna takacak diye korkumdan yeryüzü gözümde karardı. Diğer hanımları da aynı haldeydiler.”

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) onu Ümâme binti Ebu’l-Âs’ın boynuna taktı. Biz de ferahladık.

(Üsdü’l-Gâbe)
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.