You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Peygamberimizin Din'e ait uygulamaları da Din'dir

Peygamberimizin Din'e ait uygulamaları da Din'dir

-İKRA-
Peygamberimizin Din'e ait uygulamaları da Din'dir
Din’in esaslarını belirlemede Sünnetin rolü nedir?

Bizler, Peygamberin Din’i Mübin’i İslam ile ilgili fiil ve ifadelerine hiç bakmaksızın; sadece Kur’ani emir ve ifadeleri tek ölçü ve tek kaynak alıp bu Din’i yaşamaya çalışırsak; Din’i yeterince yaşamış, kulluk görevimizi yeterince ifa etmiş olur muyuz?

Buna “Evet” demenin imkânı yoktur. Zira öncelikle Kuran Peygamber’e, Kuran üzerinde tebyin ve tefsir görevi vermiş ve bu görevi ifa etmesini istemiştir;

Nahl Süresi Ayet, 44 : “…Sana da Kur’anı indirdik ki, insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlarda düşünüp öğüt alsınlar.”

Peygamber de, tebyin ve tefsir yanı ‘Kur ani hükümleri açıklama’ görevi çerçevesinde; ‘Kuran’ın teorik esaslarını yaşamın pratik alanına aktarma’ olayını, gerçekleştirirken; Bir çok yeni fiiliyat icra etmekle baş başa kalmıştır.

Mesela, Kuran’ın yüzlerce Ayet-i Kerimesi namazı, zekatı emreder. Ama namazın nasıl kılınacağını, zekatın nasıl ve ne kadar verileceğini bu Ayetler izah etmez.

Peygamberimiz s.a.v., namazı bizatihi kılarak ve zekatı toplayıp dağıtarak, bu emri yaşamın pratik alanına geçirmiş ve ihtilaf ettikleri konulara da yer yer açıklama getirmiştir.

Kuranı Kerim, Peygamberin hava ve hevesine göre değil, ‘Allah’tan alınan bir Vahiy’ ile konuştuğunu ve Din’i esasları bu vahiy ile dile getirdiğini söyler.

Necm süresi, 3. 4. Ayette:

“ O, havadan konuşmaz! O (na inen Kur’an veya O’nun söylediği sözler) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.” diyor.


Peygamberin, hava ve hevesine göre değil, vahye göre, vahyin kontrolündeki rolüne göre bu görevi yapmış olması en tabii olan durumdur.

Ayrıca, Hz. Peygamber bizatihi, bir Hadislerinde, “Şunu kati biliniz ki, bana Kitap ve onun bir misli daha verilmiştir” buyurmaktadır..
(Ebu Davud, Sünne-6 / Ahmet Bin Hanbel, Müsned-4 s:131 / Tirmizi, İlim-10
İbn-i Mace, mukaddime–2 / Darimi, Mukaddime s:49)

Burada, “Bir misli daha “dediği şey, ‘Hadis’ten başkası olmadığını, ulema kesinlikle onaylamaktadır. (İbni mace, mukaddime)

Hz. Peygamber Kuran’ı tebliğ, tebyin ve tefsir görevlerine bağlı olarak, Kur’an dışında, matluv olmayan bir vahiy ile Farz, Vacip, Haram, Mekruh türünden bazı hükümler koyabilme yetkisine haiz miydi?

Cevap olarak ‘Evet’, Kuran, bir çok Ayet-i Kerime’sinde bu yetkiyi Peygamber’e vermiş ve Peygamber de kendisine ayrıca gelen Matluv olmayan Vahyin ilka ve telkinleriyle; sayıları çok az da olsa hükümler koymuştur.

A’raf Süresi Ayet:157: “…O, ( Peygamber) size temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar…” diyerek, konuya açıklık getiriyor.

Ve buradan hareketle, Peygamber; Ehl-i eşeğin, azı dişili yırtıcı hayvanların ve pençeli kuşların etlerinin yenmesini haram kılmıştır. (Buhari, megazi–38 / Müslüm, sayd- 12–16 / Ebu Davut, etime–32–34)

Erkeklere altın takmayı ve ipek giyinmeyi haram kılmıştır…( Ebu Davut, libas–14)

Nineye mirastan hisse verilmiş…(Ebu Davut, feraiz–5 / İbni Mace, feraiz–4)

Bir kadının teyze veya halasıyla aynı erkeğin nikâhında birleştirilmesi haram kılmış…(Buhari, Nikâh–27 / Müslüm, Nikâh–33–34–36–40 / Ebu Davut, Nikâh–13 /
Tirmizi, Nikâh–31)

Fıtır sadakasını vacip kılmıştır…(Buhari, Zekât 70–71 / Müslüm, zekât 12–13 / Ebu Davut, zekât–20)

v.b. konular, hep sünnet ile sabit olmuş hükümlerdir. Tüm bunlar, yapılabilirden öte yapılmış ve Ümmetçe yaşanmaktadır!

Dolayısıyla Hz. Peygamber s.a.v., Kuran’ın açılımını, uygulanışını ve pratiğini insanlara gösterme imkânı bulmuştur. Aynı zamanda Hz. Peygamber’in Hadis’lerinde cennet, cehennem, sırat, hesap ve mizan’a ait, gibi gaybi bilgilerde vardır. Kuran’da olmayan bu tür teferruata ait bilgileri, Hz. Peygamber’in kendi kafasından uydurması veyahut içtihatlarına dayandırması düşünülemez. Şahsi tecrübesine kendi içtihadına ve kişisel birikimine, bağlayamayacağımız pek çok Hadis’in, kendisinden vahiy kelimesi geçsin veya geçmesin vahiy ile ilişkili olduğu ortaya çıkmaktadır.

Fazlı Kayaduman

Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 26-11-2014, Saat:11:30 AM, Düzenleyen: Zehan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.