Peygamber Efendimiz ile Hz. Ebû Bekir düşmandan kaçarak Sevr mağarasına sığınmışlardı.
Mekkeli müşrikler de onların peşine düşmüş ve Sevr mağarasının ağzına kadar gelmişlerdi. Ayaklarının dibine dikkatlice baksalar onları göreceklerdi.
İşte bu sırada Hz. Ebû Bekir büyük bir telâşa kapıldı.
Resûlullah Efendimiz onu şu sözleriyle sakinleştirmeye çalıştı:
“Ebû Bekir! Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyorsun?“ (Buhâri, Fezâilü‘l-ashâb 2; Müslim, Fezâilü‘s-sahâbe 1.)
Böylece Allah‘ın kendilerini koruyacağından ve düşmanın eline bırakmayacağından hiçbir şüphesi bulunmadığını kesin bir dille ifade etti.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, kendini küçük ölüm denen uykunun kollarına bırakmadan önce Kâinatın Rabbine teslim ederdi.
Yatarken sıkça okuduğu dualardan biri şöyleydi:
Allahım!
Kendimi Sana teslim ettim.
Yüzümü Sana çevirdim.
İşimi Sana ısmarladım.
Sırtımı Sana dayadım.
Ümit bağladığım Sen, korktuğum yine Sensin.
Senden kaçıp sığınacak ve Senin elinden kurtulacak bir yer varsa yine Sensin.
İndirdiğin kitabına, gönderdiğin peygamberine iman ettim.
(Buhâri, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikir 56)
__________________