Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
peygamber efendimizin vefatı nasıl olmuştur ???
peygamber efendimizin vefatı nasıl olmuştur ???
Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa Efendimiz s.a.v. 8 Haziran 632 yılında Pazartesi günü vefat etmiştir.Allah Kur’an-ı Kerimde ‘Her canlı ölümü tadacaktır, sonra bize döndürüleceksiniz.’buyurmaktadır.Ayette ifade edildiği gibi Peygamberimiz s.a.v. dahil olmak üzere hiç kimseye dünyada ebedi hayat verilmediğini ifade etmektedir.
Peygamberimiz s.a.v. veda haccında Peygamberlik görevini tamamladığı ve ahirete intikalinin yaklaştığı ile ilgili işaretlerde bulunmuştur. Arafat’ta hacılara şöyle sesleniyordu:
‘Ey İnsanlar, size ben sorulacağım, ne diyeceksiniz?’
Ashab ‘Peygamberliğini tebliğ ettin, görevini yaptın, diyeceğiz’ dediler.
O anda Peygamberimiz s.a.v. şahadet parmağını yukarıya kaldırıp insanlara işaret ederek üç defa,
– Şahit ol ya Rab, Şahit ol ya Rab, Şahit ol ya Rab.dedi.
Peygamberimiz s.a.v.’e bu konuşmasından sonra şu ayet nazil oldu. ‘Bugün size dininizi ikmal ettim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı beğendim.’
Hac dönüşü Uhut şehitlerini ziyaret eden Peygamberimiz s.a.v. onlara dua etmişti. Sonra bir hutbede şöyle demişti. ‘Ben sizin Kevser Havuzuna ilk ulaşanınız olacağım. Sizin İslama hizmetlerinize şahadet edeceğim. Vallahi şu anda Havzımı görüyorum. Yine şu anda bana yer hazinelerinin anahtarları yahut yerin anahtarları verildi. Vallahi ben vefatımdan sonra sizin Allah'a ortak koşmanızdan endişe etmiyorum. Yalnız sizin (dünyaya olan ihtirasınız sebebiyle) dünya hakkında yarışacağınızdan korkuyorum.’dediler.
Yine o günlerde Peygamberimiz s.a.v. bir gece yarısı da Medine-i Münevvere’de ‘Cennetü’l-Baki’ mezarlığına giderek orada dua ettiği rivayet edilmektedir.
Peygamberimiz s.a.v. Cennet’ül-Baki mezarlığını ziyaretten döndüğü zaman hastalandı. O geceyi eşi Hz.Meymune’nin yanında geçirdi.Peygamberimiz s.a.v. 13 gün süren hastalık günlerinin beşinci gününde Hz. Ali ile Hz. Abbas kollarına girerek Efendimizi s.a.v. Hz. Aişe’nin odasına götürdüler.İşte Peygamberimiz s.a.v. in son sekiz günü burada geçti.
Peygamberimiz s.a.v. sağlığı müsaade ettiğince imamlık görevini yapmaya devam etti. Son kıldırdığı namaz akşam namazı idi. Yatsı namazının vakti girince, namazın kılınıp kılınmadığını sormuş, kılınmadığı, cemaatın kendisini beklediği haber verilince, abdest almış ayağa kalkmaya çalışmış fakat bayılmıştı. Ayıldığında yine namazı sormuş, aynı cevabı alınca tekrar abdest almış, namaza gitmeye çalışmış fakat yine bayılmıştı. Ayıldığında aynı soruyu sormuş ve aynı cevabı almıştı. Tekrar abdest almış fakat yine bayılmış namaza gidememişti.
Dördüncü defa ayılınca, ‘ Ebu Bekir’e söyleyin, namazı O kıldırsın’ dedi. Hz. Aişe ‘babasının yumuşak kalpli olduğunu Kur'an okurken ağladığını, makamınıza geçip duramıyacağını, bir başkasının namazı kıldırmasını emredin’ deyince,
Peygamberimiz s.a.v. ‘Ebu Bekir Cemaate namaz kıldırsın’ buyur. Böylece Hz. Ebu Bekir r.a.birkaç gün namaz kıldırmıştır. Peygamberimiz s.a.v. bir öğle üzeri biraz iyileşince abdest almış, Hz.Ali ve Hz.Abbas’ın yardımı ile mescide gelmişti.Hz. Ebu Bekir namazı kıldırmaya başlamıştı. Peygamberimiz s.a.v. geldiğini fark edince imamlıktan çekilmek istedi ancak Peygamberimiz s.a.v. yerinde kalması için işarette bulundu ve Hz. Ebu Bekir’ e uyarak namazını kılmışlardı.
Namazın sonunda Peygamberimiz s.a.v. sahabeye son konuşmasını yapmıştı. Allah'a hamd ve sena dan sonra: ‘Allah c.c. kulunu dünya hayatı ile ahiret nimetleri arasında serbest bıraktı. Allah’ın kulu da ahiret nimetlerini tercih etti’ buyurdu.
Peygamberimiz s.a.v. konuşmasını bitirdikten sonra Hz.Aişe’nin odasına gider.
Pazartesi günü Peygamberimiz s.a.v. birkaç kez çok ağırlaştı. Hz. Fatıma babasının çektiği sıkıntıdan üzülerek: ‘Vay babamın sıkıntısına diye ağlamaya başladı. Peygamberimiz s.a.v.
‘Kızım bugünden sonra baban hiç sıkıntı çekmeyecek’buyurdu.Yine İbn Abbas Peygamberimiz s.a.v.’ in son günlerinde şu sözlerini anlatırken, ‘Gelecek elçilere benim yaptığım gibi ikramda bulununuz,kardeş olduğunuzu hiç unutmayınız,size iki şey bırakıyorum KURAN ve BENİM SÜNNETİM onlara sarıldıkça hep hak yolda olursunuz .’buyurmuştu der.
Peygamberimiz s.a.v. 8 Haziran 632 Pazartesi sabahı misvağını eline aldı dişlerini misvakladı ‘Rabbime temiz ağızla çıkmak isterim’dedi elini kaldırıp üç kere parmağı ile işaret ederek ‘Refik-i alaya- en yüce dosta’ der ve Aziz ruhu Rabbine kavuşmuş olur.
Peygamberimiz s.a.v. Kameri takvime göre 63 yaşında Şemsi takvime göre 61 yaşında vefat etmiştir.Acı haberi duyan Hz. Ömer ‘Her kim Muhammed s.a.v. öldü derse boynunu vururum’diyordu. Hz. Ebu Bekir haberi duyunca Mescide gelir ve konuşmasında,
‘Kim Muhammed'e tapıyorsa bilsin ki Muhammed s.a.v. ölmüştür. Kim Allah’a tapıyorsa bilsin ki, Allah c.c.daim ve bakidir.’ der şu ayeti ‘Muhammed ancak bir Peygamberdir. Ondan önce de Peygamberler gelmiş geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz. Kim geri dönerse Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah şükredenleri ödüllendirecektir.’ Okur.Ashab sakinleşir
Sahabe-i Kiram, Rasülullah s.a.v.in nereye defnedileceği hususunda ihtilafa düşmüşler, bazıları Mekke’ye, bazıları Cennetü’l-Baki’ye bazıları kendi mescidine gömülmesini teklif etmişlerdi. Hz. Ebu Bekir Peygamberimiz s.a.v.in ‘ hiçbir peygamber vefat ettiği yerin dışında bir mahalde defnedilmemiştir.’ hadisini söyledi.
Peygamberimiz s.a.v. Pazartesi günü vefat etmiş, Salı günü Peygamberimiz s.a.v. i Hz. Ali yıkarken amcası Abbas ile oğulları Abdullah, Fazl ve Kusem r.a. yardımcı olmuşlardı. Peygamberimiz s.a.v. in mübarek cesedi bir sedir üzerine kondu.Ashab gruplar halinde içeriye girip cenaze namazını ferdi olarak kıldılar.Sonra çocuklar ve sonra ferdi olarak kadınlar cenaze namazını kıldılar. Bu nedenle namaz akşama kadar devam etti. Efendimiz s.a.v. vefat ettiği bu odaya defnedildi.Mübarek cesedini kabre Hz.Ali, Fadl, Üsame ve Abdurrahman bin Avf indirdi.
Allahım, bizi Peygamberimiz s.a.v.in yolundan ayırma ve kıyamet günü şefaatinden mahrum etme. Amin…
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi