You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..

Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..

Acemi Üye
Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

PEYGAMBERİMİZ SABIR TAVSİYE EDİYOR!

Birgün Yasir Ailesi, işkence altında zalim müşrikler tarafından inletilirken, Rasul-i Ekrem Efendimiz üzerlerine çıkageldi.Yürekleri parçalayıcı bu durum karşısında, " Sabredin Ey Yasir Ailesi!.. Sabredin Ey Yasir Ailesi!.. Sabredin Ey Yasir Ailesi!.. Sizin mükafatınız Cennettir.Sabredin Ey Yasir Ailesi.. " diyerek sabır tavsiyesinde bulundu.

İşkence altında kıvranan Yasir, " Ya Rasulallah!.. " dedi, " Bu iş daha ne zamana kadar böyle sürüp gidecek? "

Rasul-i Kibriya Efendimiz, bu suale, " Allah'ım, Yasir ailesinden rahmet ve mağfiretini esirgeme. " duasıyla karşılık verdi.

Bu hadisedeb bir müddet sonra Hz.Yasir, dayanılmaz işkenceler altında izzetiyle ruhunu Rabbine teslim etti.Böylece, " Müslüman erkeklerden ilk şehid " şerefi kendisinin oldu.

Oldukça yaşlanmış, zaif ve nihif bir kadın olan, Yasir'in hanımı Sümeyye de, işkence etsin diye Ebu Cehil'e havale edilmişti.

Ebu Cehil, işkenceden işkenceye uğrattığı bu yaşlı, zaif ve kimsesiz kadına küstahça ve adice, " Sen, güzelliğine aşık olduğun için, Muhammed'e iman ettin! " diyordu.

Bu adice ithama,iman abidesi kesilmişHz.Sümeyye, bir meşriğe söylenebilinecek eb ağır laflarla muamele edince, Ebu Cehil hiddete geldi ve elindeki mızrağı saplayarak şehid etti.Hz.Sümeyye de böylece, " Kadınlardan ilk şehid " oldu.




Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:04 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

EBU CEHİL'İN ELLERİ YUKARIDA KALDI

Birgün Ebu Cehil, kabilesine şöyle söz verdi;

" Vallahi, secdede Muhammed'i görürsem, başını bu taşla ezeceğim! "

Ertesi gün, zor kaldırabileceği büyük bir taş alarak gitti.Rasul-i Ekrem secdedeydi.Taşı kaldırıp tam vuracakken, elleri yukarıda kaskatı kesildi; ta Kainatın Efendisi namazını bitirip kalkıncaya kadar... Namaz bitince Ebu Cehil' in de eli çözüldü.Çünkü artık ihtiyaç kalmamıştı !

***


EBU CEHİL'İN BİR TEŞEBBÜSÜ DAHA...

Herşeye rağmen Peygamber Efendimizi rahatsız etmekten vazgeçmeyen Ebu Cehil, yine bir gün, "Vallahi, Muhammed'i secdede görürsem, boynuna basacak ve boynunu yerlere sürteceğim! " diye yemin etti.

Tam o sırada Rasul-i Kibriya Efendimiz çıkageldi.İbn-i Abbas, durumu kendilerine arzedince, birden hiddetlendi ve kapıdan girmeyi dahi beklemeden, aceleyle duvardan aşıp Mescid-i Haram'ın içine girdi.Alak Süresini sonuna kadar okudu ve secdeye vardı.

Etrafta bulununlar Ebu Cehil'e, " Ey Ebu Cehil!.. İşte, Muhammed!.. " diye seslendiler.

Ebu Cehil'in Rasul-i Ekrem'e doğru ilerlemesiyle dönmesi bir oldu.Seyredenler şaşkınlık içinde, " Ne oldu? Neden döndün? " diye sordular.

Ebu Cehil, onlardan daha şaşkın bir eda içinde, " Benim gördüğümü siz görmüyor musunuz? " diye cevap verdi ve arkasından ilave etti; " Vallahi, Onunla benim arama ateşten bir uçurum açıldı! "

Müşrik ileri gelenlerinin en ağır işkence ve suikast teşebbüsleri karşında, Cenab-ı Hakk da, Sevgili Rasulünü işte böylesine koruyor ve himaye ediyordu!




Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:05 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

DEDESİNİN MİNDERİNE SADECE O OTURURDU !

Kabe duvarının gölgesinde hemen hemen her zaman Kureyş'in reise Abdülmuttalib için bir minder serili bulunuyordu.Çocuklarının hiçbiri bu minder üstüne çıkmaz, babaları gelinceye kadar etrafında oturup beklerlerdi.

Abdülmuttalib, çocuklarından hiçbirini almazken, Peygamber Efendimizi kucaklayarak yan tarafına minderin üstüne oturturdu.Amcaları tutup Onu minderin üstünden indirmek isterlerdi; fakat, babaları buna mani olur ve şöyle derdi;

"Oğlumu serbest bırakın! Vallahi, ileride Onun namı ve şanı büyük olacaktır! "

Sonra da, muhterem torununu minderin üstüne yan tarafına oturtur, eliyle sırtını okşayarak Ona olan sonsuz sevgisini belirtitrdi.

Yine, Abdülmuttalib uyurken Sevgili Peygamberimizden başkası onu uyandırma cesaretini gösteremezdi.Hususi odasına Ondan başkası müsaadesiz giremezdi.

Yaşlı dede, nur yüzlü torununu sofrada yanıbaşına, bazan da dizine oturtur yemeğin en iyisini Ona yedirir ve O gelmeden yemeye başlamaya müsaade etmezdi.




Kainatın Efendisi Peygmberimizin Hayatı..

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:05 AM, Düzenleyen: Sükut.
Forumcu
RE: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
SAĞOLUN BİLGİLERİMİZİ TAZELEMİİŞ OLDUK...
EZELDEN EBEDE GİDEN ALLAHIN DAVASIDIR MİLLİ GÖRÜŞ
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

MÜŞRİKLERİN, SAFA TEPESİNİN "ALTIN"A ÇEVRİLMESİNİ İSTEMELERİ!

Mekkeli müşrikler, ne eziyet ve işkencelerin, ne de mevki makam, mal mülk tekliflerinin Peygamber Efendimizi (sav) bir an bile davasında tereddüde düşürmediğini artık kesinlikle anlamışlardı.Bu sebeple, karşısına değişik tekliflerle çıkmaya başlıyorlardı.

Bigün, Rasul-i Kibriya Efendimize (sav), " Rabbine dua et! Eğer Safa Tepesini bizim için altına çevirirse, biz o zaman seni tasdik eder, sana iman ederiz! " dediler.

Böyle bir isteği yerine getirmek, elbette insan güç ve kuvvetinin üstünde bir işti; ama Allah'ın kuvvet ve kudreti yanında basit bir hadiseydi.

Müşrikler, böylesine, herhangi bir insanın yapamayacağı şeyleri Peygamber Efendimize (sav)teklif etmekle, adeta kendilerini teselli etmeye çalışıyorlardı; " Bakın, işte bu istediğimizi yerine getirmedi.Öyleyse neden iman edelim? " demek istiyorlardı.

Diğer istek ve tekliflerinde, Rasul-i Ekrem Efendimiz (sav), hep, bunları yapmanın kendi vazifesi olmadığını, onların ancak Allah'ın isteğiyle, kuvvet ve kudretiyle meydana gelebileceğini ifade etmesine karşılık, bu tekliflerine aynı cevapla karşılık vermeden, " Teklifiniz yerine gelirse, bu dediğinizi gerçekten yapar mısınız? " diye sordu.

Hep birden, " Evet, yaparız! " dediler.

Bunun üzerine Rasul-i Ekrem Efendimiz (sav), ellerini açarak kudreti sonsuz Rabb-i Rahimine yalvarmaya başladı.

Elbette, Sultan-ı Levlak'ın niyazı cevapsız kalamadı.Anında Cebrail (a.s) gelerek, " Allah Teala, seni selamlıyor ve ' İstersen, onlara Safa Tepesini altın yapayım.Ancak, bundan sonra da onlardan kim inkara kalkışırsa, varlıklarımdan hiçbirine yapmadığım bi azapla onları azaplandırırım! Yok istersen, onlara tevbe ve rahmet kapımı açık bırakayım. ' diyor. " dedi.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (sav), iki teklif arasında serbest bırakılmıştı.Canab-ı Hakk, istediğini yapacaktı.Buna rağmen O, kendisine böyle rahatsız edip sıkıntıya sokan kavmine acıdı ve Rabbinden dileği şu oldu;

" Hayır Allah'ım!.. Onların isteklerini yerine getirme.Kendilerine rahmet ve tevbe kapılarını açık bırak! "

Evet, Peygamber Efendimiz (sav), " almere rahmet " olarak gönderilmişti.Kalb ve vicdanı, merhamet ve şevkatin menbaı idi.Kendisine zulmedenlere, kendisine eziyet ve hakarette bulunanlara bile yeri gelince acıyor, onları affediyordu.Hiçbir zaman şahsı için intikam alma yoluna gitmiyordu.Kendisine zulmedenlere dahi iman saadeti ve İslam hidayeti diliyordu.

O, bu engin şevkat ve merhamet, bu derin af ve müsamaha ile, gönülleri fethetmiş, kalb ve ruhları nuru etrafında pervane gibi döndürmüştür.

Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:05 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

BEŞ VAKİT NAMAZIN FARZ KILINIŞI !!!

Rasul-i Ekrem Efendimiz, Mirac gecesinde birçok İlahi tecelliye, hitap ve iltifata mazhar kılındı.Erkam-i İmaniye'nin hakikatlerini gözle gördü; melaikeyi, Cennet'i, ahireti, hatta Zat-ı Zülcelal'i müşahede etti.

Ayrıca, bu gece, her gün bek vakitte namaz kılınması emredildi.Şöyle ki:

Cenab-ı Hakk, ilk önce her gün 50 vakit namazı farz kıldı.

Peygamber Efendimiz, dönüşünde Hz.Musa'ya uğrayınca, o " Allah Teala, ümmetine neyi farz kıldı? " diye sordu.

Peygamber Efendimiz, " Elli vakit namazı farz kıldı. " dedi.

Bunun üzerine Hz.Musa, " Rabbine dön ve eksiltmesi için niyazda bulun.Ümmetin buna takat getiremez. " dedi.

Rasul-i Ekrem, dönüp Cenab-ı Hakk'a yalvardı.Allah Teala, 10 vakit namazı indirdi.

Rasul-i Ekrem, yine Hz.Musa'nın yanına döndü ve, " Allah, 50 vakit namazdan 10 vakitini indirdi. " dedi.

Hz.Musa, " Rabbine dön ve niyazda bulun; çünkü, ümmetin buna da güç yetiremez. " dedi.

Rasul-i Ekrem Efendimiz, yine Cenab-ı Hakk'a döndü ve niyazda bulundu.Allah Teala 10 vakit daha indirdi.

Peygamber Efendimiz, tekrar dönüp Hz.Musa'nın yanına geldi ve, " Allah, 10 vakit daha indirdi. " dedi.

Hz.Musa yine, " Rabbine dön ve niyazda bulun; çünkü, ümmetin buna da güç yetiremez. " dedi.

Hz.Rasulullah, yine döndü ve Yüce Allah'tan niyazda bulundu.Cenab-ı Hakk, yine 10 vakit daha indirdi.Aynı şekilde 10 vakte indirilinceye kadar Peygamber Efendimiz, tekrar tekrar Cenab-ı Hakk'a niyazda bulundu.

On vakte indirilince, Rasul-i Kibriya Efendimiz, tekrar Hz.Musa'ya uğradı. Hz.Musa yine söylediklerini tekrarladı; " Rabbine dön ve yalvar! Ümmetin bunun hakkından da gelemez. " dedi.

Rasul-i Kibriya yine döndü Yüce Mevlasına niyazda bulundu.

Cenab-ı Hakk, " Ya Muhammed!.. Benim katımda hüküm değişmez! Onlar, her gece ve gündüzde beş vakit namazdır.Her namaz içinde 10 ecir vardırki, bu da 50 namaz eder. " buyurdu.

Bundan sonra Peygamber Efendimiz, yine dönüp Hz.Musa'ya uğradı.

Hz.Musa sordu: " Ne emrolundun? "

Peygamberimiz, " Her gün beş vakit namazla emrolundum. " dedi.

Hz.Musa, " Ümmetin her gün beş vakit namaza da güç yetiremez.Ben, senden önce İsrailoğullarını çok tecrübe ettim, bilirim.Sen, dön de, biraz daha indirilmesini Rabbinden niyaz et. " dedi.

Fakat Rasul-i Ekrem Efendimiz, " Rabbime çok niyaz ettim.Bir daha niyazda bulunmaya haya ederim. " dedi.

Böylece beş vakit namaz farz kılındı ve Rasul-i Kibriya Efendimiz tarafından Mirac gecesinin cin ve inse bir hediyesi oldu..



Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:05 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

" O, İBLİSTİ " ..

Abdullah Bin Ömer anlatıyor:

- Bizler, Allah Rasulü'nün yanında oturuyorduk. İçeriye bir adam qirdi. Son derece çirkin, kirli, pis kokulu idi. Safları yararak Allah Rasulü'ne doğru yürüdü. Ve O'na;

- Seni kim yaratmıştır? diye sordu.

Allah Rasulü cevaben;

- Beni Allah yarattı, buyurdu. Adam tekrar;

- Göklari ve yeri kim yaratmıştır? diye sordu. Allah Rasulü;

- Onları da Allah yarattı, buyurdu. Adam bu cevap üzerine;

- Allah'ı kim yaratmıştır? diye sordu.

Allah Rasulü, bu vesveseli soru karşısında, hiçbir tereddüt duymadan;

- Allah'ı, böyle bir sorudan tenzih ederim. O, yaratılmış olmaktan münezzehtir, buyurdu.

Bu cevaptan sonra, adam, tekrar safları yararak geri döndü, dışarı çıktı.

Adamın çirkin hali ve garip soruları ashabı şaşırtmıştı. Merakla;

- Ya Rasulullah! Bu pis mahluk kimdi? diye sordular.

Allah Rasulü cevaben şöyle buyurdu;

- O, İblisti. Kafanızı karıştırmak ve imanınıza şüphe katmak için, gelip sorular sordu...



Peygamberimizden Teselliler

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:05 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

DERTLERİN BÜYÜĞÜ KİME GELİR? ..

Ebu Said anlatıyor:

" Peygamberimiz (sav), humma adlı ateşli hastalığa yakalandığında yanına vardım. Üzerinde kadifeden bir örtü vardı. Elimi bu örtünün üzerine koydum. Ve;

- Ya Rasulullah! Bu ne kadar şiddetli bi hastalıktır? dedim. Buyurdular ki;

İşte biz, bu derece şiddetli dert ve acılara düçar oluruz. Alacağımız sevap da, o nisbette artar.

Sonra;

- Ya Rasulullah! Başlarına en çok dert ve acılar gelen kimlerdir? diye sordum.

- Peygamberlerdir, buyurdular.

- Sonra kimlerdir? dedim.

- Alimlerdir, buyurdular.

- Sonra kimlerdir? diye sordum.

- İyi hal sahibi salih mü'minlerdir, buyurdular ve sözlerine şöyle devam ettiler;

- Bu saydıklarımdan bazılar o derece fakir olacak ki, üzerine giyecek bir hırkayı zor bulacak. Onlardan biri, başına gelen dertlere sizden birinin Allah (cc)'nın lutfuna olan sevincinden daha çok sevinecek.. "



Peygamberimizden Teselliler

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:06 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

" O PEYGAMBER OLSAYDI, ARKADAŞI ÖLMEZDİ..

Es'ad bin Zürare (r.a), İslam dinini Medine'ye ilk getiren ve yayan mutlu insandır. İlk Akabe biatında Peygamberimizle (sav) görüşen 6 kişiden biridir.

İkinci ve üçüncü Akabe biatlarında da bulunmuştu. Medine'de Peygamberimizin hicretinden evvel ilk mescidi açan ve orada Müslümanlarla 5 vakit namaz kıldıran da o idi.

Hicretin 1. yılında şiddetli bir boğmaca hastalığına yakalanmıştı. Hasta döşeğinde yatarken, Peygamberimiz onun ziyaretine gitti.

O sıralar Yahudiler ve münafıklar sağda solda dedikodu yapıyorlar, " Muhammed Peygamberse adamın hastalığını giderse ya.. " diye konuşuyorlardı.

Peygamberimiz ziyaret sırasında bu dedikodulara temas ederek:

- Ben, ne kendim için, ne de başkası için Allah'tan gelen bir şeyi gidermeye yetkiliyim. Halk, Es'ad bin Zürare için beni kınamasınlar, buyurmuştu.

Peygamberimiz bu sözleriyle, kendiliğinden hiçbir şeyi değiştirme gücüne sahip olmadığını; ancak Allah'ın izniyle şifa verebileceğini, mucize göstereceğini, faydalı olacağını ifade ediyordu. Allah'ın muradı olmadan, kendiliğinden bir şey yapması söz konusu değildi.

Es'ad yakalandığı bu hastalıktan kurtulamayıp o senenin Şevval ayında Hakk'ın rahmetine kavuştu. Peygamberimiz onu bizzat yıkadı. Kefenledi. Cenaze namazını kıldırdı. Ve Medine'de Baki kabristanına defnetti.

Baki kabristanına Ensar'dan ilk gömülen zat, Es'ad bin Zürare oldu.

Yahudiler ve münafıklar onun ölümünden sonra da, fitne ve dedikodularına devam ettiler. " O Peygamber olsaydı, arkadaşı ölmezdi " diyorlardı.

Peygamberimiz bu dedikodulara karşı, ashabına devamlı şu uyarıyı yapıyorlardı;

- Ben ne kendim, ne de arkadaşım için, Allah'tan gelecek bir şeyi geri çevirecek kudrette değilim..



Peygamberimizden Teselliler

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:06 AM, Düzenleyen: Sükut.
Acemi Üye
Cvp: Peygamber Efendimiz (sav) ve Kıssalar..
Selam ile..

" O BENİM ANNEMDİ.. "

Esed bin Fatıma, Peygamerimizin (sav) amcası Ebu Talib'in hanımı, Hz.Ali'nin annesi.. Hicretin 4. yılında Medine'de vefat etti. Peygamber Efendimiz vefatı üzerine, ona kendi gömleğini kefen yaptı ve;

- Ebu Talib'ten sonra bana ondan daha büyük iyilik yapan biri ile karşılaşmadım, buyurdu.

Peygamberimiz onun cenaze namazını kıldırdıktan sonra, gömüleceği kabrin içine girdi. Yanı üzere biraz uzandıktan sonra, tekrar kalktı. Sanki kabri genişletiyor ve toprağı düzeltiyor gibiydi. Kabirden gözleri yaşlı olarak çıktı. Daha sonra sahabeler, onu defnettiler.

Ashab;

- Ya Rasulullah! Biz senin bu yaptığını başkasına yaparken görmedik, dediler.

Rasulullah;

- Bu kadın, beni doğuran annemden sonra bana gerçek annelik yaptı.Beni öyle severdi ki kendi çocukları açken, önce benim karnımı doyururdu. Kendi çocuklarının üstü başı tozlu topraklı dururken, o, önce benim saçlarımı tarar, gül yağıyla yağlardı. O benim annemdi. Ona cennet elbiselerinden giydirilsin diye gömleiğimi kefen yaptım. Kabir hayatı kendine kolay gelsin diye de kabirde yatacağı yere uzandım. Cebrail (a.s) bana, Rabb'imden, onun cennetlik olduğu haberini getirdi, dedi.




Peygamberimizden Teselliler

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-08-2020, Saat:11:06 AM, Düzenleyen: Sükut.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.