1) Yahudilerle ilişkileri dört safhaya ayırmak mümkündür: 1. Henüz hicret öncesinde ve Mekke'nin başından itibaren yaşanan hazırlık süreci. 2. Problemsiz devam eden hicretin ilk iki yılı. 3. Hayber'e kadar süren problemli yıllar. 4. Hayber'den efendimizin irtihaline kadar devam eden 3,5 yıllık sulh dönemi. Ne yazık ki günümüzde, Resulullah'ın bütün problemleri çözdüğü bu sulh dönemine hiç bakılmamakta ve gerginliğin üst perdeden yaşandığı Hayber'e odaklanılmaktadır. Problemli zeminden çözümün çıkması imkansızdır ve sonuç da hep bu çizgide cereyan etmektedir. Şayet günümüz insanı çözüm istiyorsa ve bunda samimi ise efendimizin her türlü problemi çözerek yahudilerle birlikte yaşadığı son 3,5 yılına odaklanmalıdır.
2) Efendimizin o günkütercihinizn büyüklüğünü "Acaba günümüz liderlerinden birisi bir yahudi kızı ile evlenmiş olsaydı bugünkü müslümanlar olarak nasıl bir tepki verirdik?" sorusunu kendimize sormadan anlayamayız. Bugün böyle bir adımı kim atarsa atsın İslam dünyası onun üstünü çizecek ve ağzıyla kuş tutsa bile bir daha o lidere iltifat etmeyecektir. Hatta farz-ı muhal Resulullah (sav) bugün yaşıyor olsaydı ve o günkü aynı tercihini bugün yapmış olsaydı bugünün bazı Müslümanları ona karşı çıkar ve bu evliliği onaylamazdık! (tövbe haşa, burayı ben yazdım) Bunun sebebi açıktır; İsrail devleti kurulduğu günden bu yana İslam dünyasının birinci haberi kendi lideri olurken ikincisi ise hep Filistin meselesi olmuştur. Daha açık bir ifadeyle Filistin üzerinden açık bir Yahudi düşmanlığı yapılmış, iç malzeme olarak nazara hep bu fobi verilmiş ve zihinlerimiz 65 yıldır bu düşmanlıkla şekillenmiştir. Bugün islam dünyası bir çıkmazın içindedir ve Filistin meselesi çözülmeden sağlıklı düşünemez hale gelmiştir. Ne yazık ki Filistin meselesinin de bugüne kadarki metotlarla çözülme imkanı yoktur! Açıkçası mesele kördüğüm olmuştur ve yılların şekillendirdiği bu formattan sıyrılmadığımız sürece çözüm adına mesafe alınma imkanı yoktur! Halbuki Resulullah'ın herşeye rağmen onlarla olan teamüllerine bakıldığında her türlü problemin çözülebileceği çok net anlaşılmaktadır. Ayrıca bu konu sadece bir dipnotta geçiştirilemeyecek kadar ehemmiyetlidir ki "Efendimizin yahudi diplomasisi" diyebileceğimiz bir çerçevede ve kitap formatında yayına hazırlanmaya çalışılmaktadır.
Sizce bu dipnotlardaki haklılık payı nedir? Kısaca iki örnek vermek istiyorum. Bize 5 vakit namaz farz olduğu halde Efendimize duha ve teheccüt namazları da farzdı. Erkekler dinimizde en fazla 4 kadınla evlenebilirken efendimiz daha fazla kadınla evlenmişti. Elbette bunların sebepleri vardı. Tıpkı Yahudilerle olan ilişkilerindeki gibi.
Siz neler düşünüyorsunuz?