belhin köpekleri gibi yapıyorum sevgili abicim
reddediyorum zengin olmayı, yetiyor babamın gülümsemesi
şarkı söylemeyi seçiyorum yağmur birdenbire bastırınca
balıklar dereden ağızlarında inciyle dönmeseler ne gam
ne de olsa dedem hayyam gibi dünyanın kıyısında yaşıyorum
o kıza uzaktan bakmayı seviyorum sevgili abicim
çetrefil bir bahis olsa da bu deneyeceğim dilimi elime alarak
elime alarak ve yanarak közde kalmış son ateş gibi
ulu tengri, koca tengri, deli dumrulun yüceler yücesi tengrisi
söyle bana, açık et! kaf dağının ardında bir şaka mı gizli
uzun zaman oldu salça ekmeğe talim etmeyeli sevgili abicim
bundan sebep kendimi mevsimini şaşırmış bir meyve
durmadan oyun oynayan bir kız çocuğu neye benzerse kendimi
kendimi bir imaj, kendimi bir kabus, kendimi bir ağaç kovuğu
bir zırh gibi kendimi bir alilik gibi kendimi bir hızırın ıslığı gibi
anlayacağın yoruluyorum bu tür bir yaşamaktan sevgili abicim
utanıyorum başım önde, dili ebkem bir şaircik olmaya
alanlara aşağlara ovalara inip yörük usül naralanarak
anlayacağın, sadakta beklemekten yorulmuş bir ok gibi
indirim başlamış tüm reyonlarda, hadi markete gidelim
İSMAİL KILIÇARSLAN