İlk defa 1970’li yılların ortalarında kuzey kutbunda yer alan Antarktika kıtası üzerinde görülen ozon azalması 1985 yılında Viyana Sözleşmesi ve ardından 1987’de yapılarak 1989 yılında yürürlüğe giren Montreal Protokolü uyarınca kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde ozon tabakasını incelten maddelerin tüketimini kontrol altına almak için Aralık 1991 de Montreal Protokolüne katılmıştır. 1988 yılında dünya üzerindeki tüm istasyonlardan ve uydulardan elde edilen verilerin analizinden stratosferik ozonun azalmasının yalnızca Antarktika ile sınırlı olmayıp Arktik bölgede de ortaya çıktığı görülmüştür. 1990’larda yapılan çalışmalarda ise ozonun 20°N ve 20°S enlemleri arasındaki ekvatoral kuşak dışında kalan tüm bölgelerde hızla azalmaya devam ettiğini ortaya koymuştur. Global azalma son 15 yılda % 5 civarındayken aynı süre içinde tropikler dışındaki azalmanın Kuzey yarımkürede % 6.5 Güney yarımkürede % 9.5 olduğu saptanmıştır. Troposferik ozon miktarının Türkiye’nin yer aldığı orta enlemlerde son 50 yılda iki kat arttığı ve yılda %1&lik bir hızla da artmaya devam ettiği tespit edilmiştir.
Öneriler:13 Ocak 1994’dan beri Türkiye üzerindeki troposferik ve stratosferik ozon gazlarının konsantrasyonlarındaki değişimleri tespit etmek için gerekli olan ölçümler Türkiye’de DMİ tarafından yapılmaya çalışılmaktadır. Ekonomik nedenlerden dolayı bu ölçümler aksatılmamalıdır. Türkiye’nin ozon ölçümleri ile oluşturduğu veri tabanı tüm Türk bilimcilerine de açık tutulmalıdır. ABD’de tarım ve orman alanlarında 2 milyar dolarlık zarara neden olduğu hesaplan ve orta enlemlerle beraber Türkiye üzerinde sürekli olarak artan troposferik ozon bitkilerde fotosen¤¤¤ işlemini yavaşlatarak ormanlarımızı etkileyecek ve tarımsal ürünlerimizde rekolte düşüşlerine neden olabilecektir. Bu nedenle ülkemizde de ozon üzerine bilimsel çalışmalar yapılması için bilimcilerimiz teşvik edilmelidir.Modern Hava Durumu programlarında yaz ayları boyunca halka ozon (uv-indeksi) ve ozona bağlı olarak güneşlenme süreleri ile ilgili tahmini bilgiler de verilmelidir.
HeRkes sesimi duyuyoR dü$ündüqümü kimse ßiLmiyoR..
HeRkes yazdıkLaRımı okuyoR qözya$LaRımı kimse qöRmüyoR..
HeRkes ßeni tanıdıqını sanıyoR Ama kimse ßnim kim oLduqumu
ßiLmiyoR..