Nefes her lahzada
Vaktine koşunca
Ömür kitabı bir vesileyle
Ve sünnetullah gereği yazılınca
Akıl ve izan daralması
Bu minval üzere yaşanınca,
Vicdan sessiz kalınca
Şaşkınlık kapı aralıyor,
Sualler aranıyor, gönül yaralı
Bir vaziyette boyun büküp ağlıyor
İnsan bilgi
Ve bilinci nispetinde ferdir
Azim ve irade bakımında
En mütekâmil sanatı erdemdir
Akıl ve kalp
Hakikat adına mihenktir,
İrade sevdasına meftun bir hedeftir
Aşk, hiçlik
lutfune eriştiren çiledir,
Kalp için ne ziyade
Bir himmettir, O’na teslimiyettir
Berzah
Âleminden nasıl kal eylesek
Göçüp giden
Bedenlerin çürüyen
Efkârlarını işitsek
Hangi nidanın,
Sukut ettiren vicdanın,
İbrete aşina olan sevdanın
İzlerini sürsek
Aşkın vecdiyle, ilmin hilmiyle,
Adabımuaşeret kitabiyle,
Edebin vaziyet eden şevkiyle gülsek
Yaşayan
Kur’an olmak,
Efendimizin emanetlerine
Sahip çıkmak, taklit üzere
Olmaktan kurtulmak
Cemaat asabiyetlerinden,
Tefrikaya götüren gafillikten,
Nefsi sefillikten arınıp
Ruhumuzu huzura kavuştursak,
Gönlümüzü ihsana açsak,
Kul’u olmak için aşkla çırpınsak
Kabristan
Ne kadar mütenasip bir yer
Bin hüzünle esiyor selviler,
Hicran içinde bekleyen sakinler
Yâdıyla muhabbet eden sadıklar,
Vefa adına gayret gösteren latif nazarlar
Gözyaşları suskun,
Gönül coşkun, akıl ve izan bilmem ki
Niye bozgun, iradem çok üzgün
Hangi kabre
Baksam bir kitap var
Heyhat milletimiz her nasılsa
Kitap okumaktan korkar
Kestirmeden
Cennet ehli olmayı sayıklar,
Neye ikna ediliyorsa onu yapar
Kimi zaman masumca ağlar,
Kimi vakit hayret içinde bakar,
Çok derine inmekten kaçar
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun