You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Osmanlı mahallelerinde tekkelerin fonksiyonları nasıl idi?

Osmanlı mahallelerinde tekkelerin fonksiyonları nasıl idi?

General
Osmanlı mahallelerinde tekkelerin fonksiyonları nasıl idi?
Bir kere şunu söylemek lazım ki bu ihtiyacı yine tekkeler doldurabilir. Osmanlı mahallelerinde tekkeler bir buluşma merkezleri idi. Rahmetli dedem Kasımpaşa civarı Türabi tekkesi şeyhi idi. Babamdan tekkedeki hayatla ilgili hatırladığım şeyler şunlar: Her gün otuz kırk kişi tekkede yemek yiyorlar. Maksat yemek vesilesiyle tekkeye gönül verenlerin bir araya gelmesi. Burada birbirlerini, akıllarına gelen bir düşünceden, bir vakanın değerlendirilmesinden haberdar ediyorlar. Sonra orada tasavvufi eğitim yapılıyor. Yani İslâm'ın emrettiği ruh hallerine davranış biçimlerine insanları eriştirmek için insanlar bilgilendiriliyorlar ve insanların kendi kendilerini terbiye etmelerinin imkanları hazırlanıyor ve buna yardımcı olunuyor. Bu, insanlara son derece yüksek bir disiplin kazandırıyor. Tekkeler düşünce geliştirme, bilgi geliştirme merkezleri olarak yaşıyorlar. Bu merkezin eğitimine tabi olanlar son derece hızlı ve kat kat yüksek düzeyde idrak kabiliyetine sahip insanlar oluyorlar. Her kişi dini ve (böyle bir te'vil düşündürücü ama anlaşılması kolay olsun diye söylüyorum) felsefi varlık haline geliyor. Her biri düşünce melekeleri en üst düzeye çıkmış kişiler oluyorlar. Orada yetişen insanların her biri yeni ufuklar inşa edebilecek bir kıvamda oluyor. Şimdi bu bilinç, yapı kalfasına da intikal ettiriliyor. Yapı kalfası da insan-ı kamil olarak yetiştiriliyor. Tabi bu, neticede onun kurduğu yapıya da yansıyor. Din ve tasavvufun birlikteliği Osmanlı'daki sade, zarif ve mükemmel şehirleşmenin kaynağı olmuştur diyebiliriz. Bunda hiç şüphe yok. Şehirlerdeki bu sadelik nasıl şehir yapısını meydana getirdiyse aynı zamanda mimarinin evrensel yanı İslâmî değerlerini de veriyor. Sade olmak. Mütevazi olmak. Vakur olmak. Tam gerçek olmak hem de o kadar gerçek olmak ki, o gerçeğin karşısında huşu hissini duymamak mümkün olmasın.

Turgut Cansever
(Altınoluk, 1994 Temmuz, Sayı: 101, sf.9)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.