15 Eylül 1569’da Madrid’de “kız meselesi” yüzünden bir asilzâdeyi yaralayınca Cervantes hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Cezâsı: Sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı. Cervantes, elini kurtarmak için İtalya’ya kaçtı. Beş parasız olduğu için de orduya katılmaktan başka çâre bulamadı.
1570’te Sultan 2. Selim Kıbrıs’ı fethedince, Papa 5. Pius, Osmanlılara karşı haçlı ittifâkı kurulması çağrısında bulundu. Bu çağrıyı sâdece İspanya ve Venedik kabul etti. Deniz muhârebesi için hazırlanan Roma’daki İspanyol birliğine katılanlar arasında Cervantes de vardı. 7 Ekim 1571’de Osmanlı donanmasıyla yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’na katılan Marquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes, iki defa göğsünden yaralandı. Bir top güllesiyle de sol elini kaybetti. Sağ elini kurtarmak için Madrid’den kaçan ünlü yazar, sol elini kaptırmıştı İnebahtı’da Osmanlı toplarına.
Beş yıla yakın Akdeniz’de dolanan, dâimâ Osmanlı leventleriyle savaşan Cervantes, “El Manço Lepanto” (İnebahtı Çolağı) lâkabıyla ün yaptı.Navarin’de, Tunus’ta ve Halkü’l Vâdî Kalesi’nde (Le Goulette Limanı) savaşmakla kalmadı, Müslüman tâcirlere de sataşıp, sâhil köylerini yağmaladı.Ancak İspanya’ya dönerken bindiği İspanyol gemisi, Marsilya açıklarında Cezayirli Türkler tarafından kuşatıldı. Ve Arnavut asıllı Türk denizcisi Deli Memi tarafından esir alındı. Deli Memi, İnebahtı Savaşı’nda 42 parçalık filosunu Haçlıların eline geçmekten kurtaran Uluç Ali Reis’in yardımcılarındandı. Cervantes’in yeni sâhibi artık Uluç Ali Paşa’ydı.
Cezâyir’de 5 yıl esâret hayâtı yaşayan Cervantes, kaçmaya kalkınca prangaya vuruldu, tek kollu kürek mahkûmu bir forsa oldu. Nihâyet İstanbul’a yollandı. İşte tam bu sıralarda Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, Sultan 3. Murat’tan destur almış, Tophâne’deki câmiini yaptırıyordu.
Tek kollu yazarımız Cervantes de Tophâne’deki Kılıç Ali Paşa Câmi inşâatında duvar işçisi olarak çalıştırıldı. ( Mimar Sinan’ın emrinde cami inşaatında çalıştırılan esirlerin isimlerinin yazılı olduğu defterler vakıflar arşivinde bulundu ve amelelerin içinde ünlü yazar Cervantes’in de ismine rastlandı ) Câmi 1580 de tamamlandı ve Cervantes, beş senelik esâret hayâtından sonra nihâyet memleketine dönebildi.
Hayâtının kalan 36 yılını özgürce yaşadığını sanmayın. Ömrünün sonlarına doğru yazdığı ve kendi hayâtıyla alay ettiği meşhur eseri Don Kişot’u yine hapishânede yazmıştı. 1587 de vergi memurluğu yaptığı sırada, halktan topladığı vergiyi bir bankere kaptırdığı için 2 yıl hapis yattı. 1589’da kilise malını kötüye kullanmaktan tutuklandı ve aforoz edildi. Donanma ambarına kâtip olduğu yıllarda zimmetine mal geçirdiği için tekrar tutuklandı ve bu yüzden 18 yaşındaki eşi tarafından da terk edildi. Artık hapishânede bol bol vakti vardı, Don Kişot’un yel değirmenleriyle savaşını anlatmak için. Şöhretine sebep olan bu eseri 1605 yılında tamamladı.
Âhir ömrünü asâletmeaplara methiye yazmakla geçiren Cervantes, 1616 da Madrid’de öldü. Geride 2 önemli eser bıraktı: Don Kişot ve Kılıç Ali Paşa Câmiinin duvarları.
23 Nisan, Shakespeare ile aynı gün ölen Cervantes’in öldüğü gündür.
Alıntı