=== İMSAK VAKTİ ===
İSLÂMIN ÖLÇÜSÜ TÂĞÛT DİYÂNET TEŞKİLÂTI DEĞİLDİR - ORUÇTA İMSAK VAKTİ VE SABAH NAMAZININ VAKTİ
BEN ALLÂHIN KULUYUM.
Atılmış şeytandan Allâha sığınırım.
Rahmeti Her Şeyi Kapsayan , Çok Rahmet Eden Allâhın adıyla.
(Kuran - 1 Fâtiha sûresi , Âyet 1) “Övgü , Evrenlerin eğiteni Allah içindir”.
Salât ve selâm yüce Allâhın elçisi Muhammede.
İslâm , yüce Allâhın dînidir. Şeytanın dîni değildir. Öyleyse , yüce Allâhın dîninin belirleyicisi , delîli , öğreticisi şeytanın dostları değildir. Kim şeytanın dostlarının , yüce Allâhın dîninin öğreticisi olmasının uygun olduğunu iddiâ ederse , şüphesiz , o kimse , yüce Allâhın nîmetlerine nankörlük eden bir nankördür yâni kâfirdir. Öyleyse , yüce Allâhın dîninin nasıl olduğunu şeytanın dostlarından öğrenmeye uğraşmayın eğer îman etmiş iseniz. Yüce Allah Kuranda , Mâide sûresinin 44 numaralı âyetinde ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE KARAR VERMEYEN KÂFİRDİR diyor. Ve KURANDA , YÜCE ALLAH , ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE KARAR VEREN İSLÂM DEVLETİNDEN BAŞKA DEVLETE TÂĞÛT DİYOR. VE BİR ÂYETTE TÂĞÛT ŞEYTANIN DOSTLARIDIR DİYOR. YÂNİ İSLÂM DEVLETİNDEN BAŞKA DEVLET KURANLAR YÖNETENLER ŞEYTANIN DOSTLARIDIRLAR. BU KİŞİLER YÜCE ALLÂHIN MÜLKÜ , KULLARI , MÜSLÜMANLAR VE DÎNİ OLAN İSLAM HAKKINDA HİÇ BİR YETKİYE SÂHİP DEĞİLDİRLER.
Kuranın bildirdiğine göre , Tâğûta yâni yüce Allâhın indirdiği ile karar vermeyen kâfir devlete , yâni şeytanın dostlarına uymamak îmânın şartıdır. Hal bu ki çağımızda , PEK ÇOK MÜSLÜMAN , İslâm devleti olmayan devletler yâni TÂĞÛTLAR TARAFINDAN YÖNETİLİYOR. Bunun sebebi Kuranı , İslâmı bilmemektir. Bu câhillik sebebiyle , pek çok Müslüman , Tâğûtun yâni şeytanın dostlarının bir kurumu olan , sahte islâm kurumlarından yâni şeytanın dostlarından İslâm öğrenmeye çalışıyor ve şeytanın dostlarını , DİN YETKİLİSİ KABUL EDİYOR Kİ , BU TÂĞÛTUN , ŞEYTANIN DOSTLARININ , BİR PARÇASI VE TÂĞÛTUN KENDİSİ OLAN , TÂĞÛT YÂNİ ŞEYTANIN DOSTU DİN TEŞKİLÂTINA BU ÜLKEDE DİYÂNET DİYORLAR.
BİLMEYENLER BİLSİN Kİ , YÜCE ALLÂHIN KABUL ETTİĞİ TEK DÎNİN , İSLÂMIN , TEK KAYNAĞI , BAŞKASI DEĞİL , YÜCE ALLÂHIN GÖNDERDİĞİ PEYGAMBER OLAN MUHAMMEDDİR.
BİLMEYENLER BİLSİN Kİ YÜCE ALLAH peygamber gönderdi ve dînini insanlara O PEYGAMBER İLE ÖĞRETTİ. Salat ve selâm Ona , O PEYGAMBERİN ADI MUHAMMEDDİR. YÜCE ALLÂHIN , KULLARIN UYMASINI EMRETTİĞİ DÎNİNİN ADI İSE Hıristiyanlık , Yahûdilik , Diyânetçilik ,Demokrasi , lâiklik , Kemalizm , Osmanlıcılık , Türkçülük , çağdaşlık , Avrupalılık ve sâire değildir , İSLÂMDIR.
Onunla öğretilen dîni , İslâmı Ondan öğrenmenin yolu , Onun öğrettiklerinden öğrenmektir. ONUN ÖĞRETTİKLERİNE İSLÂM DENİR. O öncelikle ALLÂHIN YÜCELİĞİNİ ÖĞRETTİ. ALLÂH HER ŞEYİ YARATANDIR VE YARATILAN HER ŞEYİN SÂHİBİDİR. YARATILAN HER ŞEY ÜZERİNDE TEK YETKİLİ ODUR. BUNU KABUL EDEN , KABUL ETTİĞİNİ SÖYLEYEN VE ONUN DÎNİNİ , İSLÂMI ÖĞRENMEYE UYMAYA UĞRAŞAN KİŞİLERE MÜSLÜMAN DENİR. MÜSLÜMAN OLAN CENNETE GİRER , MÜSLÜMAN OLMAYAN CEHENNEME.
O PEYGAMBERİN ÖĞRETTİKLERİNİN YÂNİ İSLÂMIN KAYNAĞI KURAN VE SÜNNETTİR. Kuran , O mâlum kitaptır ki , her sûresi , ki 114 sûredir , mûcizedir , her âyeti mûcizedir , her kelimesi mûcizedir , her harfi mûcizedir. O , Harfleri dâhi değiştirilmeden , mûcize olarak , yüce Allâhın korumasıyla korunmuş olarak bize ulaştı. Buna dâir yaydığım konular , yazılarla bunu isbât ettim. Sünnete gelince Onun bilinmesi hadis iledir , hadisler Kuran gibi korunmamış , pek çok yalan , uydurma hadis olarak nakledilmiş , peygambere ve yüce Allâha iftirâlar edilmiştir. Bu uydurmalardan korunmanın yolu , hadis olarak nakledilen sözlerin doğruluğunu yanlışlığını bilmek için derin Kuran bilgisi , tecrübesi edinmektir.
İSLÂM , yüce Allâhın , kullarının uymasını istediği TEK DOĞRU YAŞAM BİÇİMİDİR , YÂNİ TEK DOĞRU DİNDİR. Oruç , yüce Allâhın kullarına görev ettiği yaşam biçiminin yâni dînin gereğidir. Orucun , gün içindeki başlangıç vaktine İMSAK denir. Her konuda olduğu gibi , İMSAK VAKTİ belirlenmesi için de , DELÎL , KURAN VE HADİSDİR. Kuranda ve hadisde imsak vaktinin zamânı hakkında delil vardır. Şeytanın dostu TÂĞÛTUN , ŞEYTANIN DOSTU TÂĞÛT KURUMU OLAN DİYÂNET BAŞKA SÖYLESE DE BU DELİLLERE UYMAK FARZDIR VE TÂĞÛTA UYMAKTAN KAÇINMAK TÜM MÜSLÜMANLARA FARZDIR.
Kuranda imsak vaktinden bahseden âyet , Kuranda , 2 numaralı sûre olan Bakara sûresinin 187 numaralı âyetidir.
(Kuran - 2 Bakara sûresi - Âyet 187) “Oruç gecesi kadınlarınızla oynaşma size serbest (helâl) edildi , onlar sizin için (bir) kılıktır (giysidir) ve siz onlar (bayanlar) için (bir) kılıksınız (giysisiniz) , Allah sizin kendilerinize ihânet etmeye devâm eder olduğunuzu bildi (ayırdı) (böyle iken) hakkınızda (iyilik yapmaya) döndü ve sizden (günah kirini) giderdi (böyle iken) şimdi onlarla sevişin ve Allâhın sizin için yazdığını aramaya devâm edin VE YİYİN VE İÇİN TÂ Kİ SİZİN İÇİN TANDAN OLAN BEYAZ İPLİK SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILANA KADAR sonra orucu geceye doğru tamamlayın ve siz mescidlerin içinde (ibâdete) sarılanlar (olduğunuz halde) onlarla (bayanlarla) sevişmeyin , işte (o) Allâhın sınırlarıdır (böyle iken) ona yaklaşmayın , Allah belirtilerini (âyetlerini) insanlar için böyle açıklar , belki onlar sakınırlar”.
Âyetteki BEYAZ ve SİYÂH ve TAMÂMEN AYRILANA KADAR sözleri konunun asıl açıklayıcısıdırlar. Bu sözlerden önce anılan OYNAŞMAK , SEVİŞMEK , YEMEK , İÇMEK oruçluya haram olanlar , orucu bozanlardır. Orucun bitiş vakti ise , Geceye kadar bu halde bulunmayı emredişle bellidir ki , imsaktan geceye varana kadar olan bu yasakların gecenin gelişi ile bitişinden anlaşılıyor ki akşam gün batımı vaktidir. GÜNDÜZ VE BİRAZ ÖNCESİ ORUCA DÂHİLDİR. GÜNDÜZ mâlum olduğu üzere , GÜNEŞİN GÖRÜNDÜĞÜ , DOĞDUĞU VAKİTTİR , GECE İSE GÜNEŞİN GÖRÜNMEDİĞİ BATTIĞI VAKİTTEN GÜNEŞİN DOĞDUĞU VAKTE KADAR OLAN VAKİTTİR.
Sabah yaklaştığında , güneşin doğduğu yöne bakılınca , ufukta bir renk değişimi başlar , fakat bu renk değişimi net bir beyazlık değildir. Yavaş bir aydınlanma gerçekleşir , bir süre sonra bu aydınlanma beyaza dönüşür. Ufuk hattında , doğuda , kuzeyden güneye doğru uzanan ince bir beyazlık oluşur. Fakat âyetin bahsettiği BEYAZ İPLİĞİN SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILMASI BU DEĞİLDİR. Âyette TAMÂMEN AYRILANA KADAR denilmesinin sebebi vardır. Bu sebep , bu beyaz aydınlığın ince bir çizgi hâlinden KALIN BİR BEYAZ ÇİZGİ hâline gelmesi ile gerçekleşir ve bu durumda GECENİN KARANLIĞI SABÂHIN BEYAZLIĞI İLE TAMÂMEN İKİ ZIT RENKTE , İKİ BÂRİZ OLUŞUM OLARAK GÖRÜLÜR. Bu durum hiçbir şüphe edicinin şüphe etmeyeceği kadar açık , bâriz olur. İşte âyetin bahsettiği BEYAZ İPLİĞİN SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILMASI bu durumdur. Bu durum , doğu tarafı bulutla kapalı olmadığı zamana göredir. Yapılan bu tesbit tüm bulutlu bulutsuz günler için zaman ölçüsü olur. Ufukta görülen sarılık , kırmızılık gibi renkler ise ölçü değildir. Âyetin bildirdiği gibi BEYAZLIK ÖLÇÜDÜR.
Bu konuda pek çok hadis de vardır. Âyetteki BEYAZ İPLİK ve SİYAH İPLİK konusundaki bir hadis = (Sâhîhi muslim – Kitâbu s Sıyâm – Bab 8 birinci hadis - Hadis numarası 1090 – 33) “Ne zaman ki (bu âyet -Bakara 187) TÂ Kİ SİZİN İÇİN TANDAN OLAN BEYAZ İPLİK SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILANA KADAR indirildi , Adiy İbni Hâtim (Hâtimin oğlu Adiy) ona dedi ki , Ey Allâhın Rasûlü , ben yastığımın altına iki bağ koyuyorum , biri beyaz bağ diğeri siyah bağ böylece geceyi ve gündüzü anlıyorum. Bunun üzerine , Salat ve selâm ona , yüce Allâhın rasûlü dedi ki , Senin yastığın çok geniş imiş , O öyle değil , O gecenin karası ile gündüzün beyazı anlamındadır”. Böylece , bir yanlış anlamanın olabildiği , fakat âyette bulunan BEYAZ İPLİK ve SİYAH İPLİK kelimelerinin , aslında âyette de belli olduğu üzere , TAN (FECİR) vaktinin siyahlığı ve beyazlığı olduğu anlatılıyor bu hadisde.
Diğer bir hadis = (Sahîhi Muslim – Kitâbu s Sıyâm – Bab 8 - Hadis numarası 1094-41) Salat ve selâm Ona , Yüce Allâhın rasûlü Muhammed dedi “Sizi Bilâlin seslenişi (ezân okuyuşu) sahurunuzdan aldatmasın (başka bir hadisde , O , namaz kılanınızı uyarmak , uyuyanınızı uyandırmak için erken okur , deniliyor) ve şu beyazlık da (sizi aldatmasın , başka bir hadisde uzunlamasına olan beyazlık , başka bir hadisde direk gibi beyazlık , denir) tâ ki (beyazlık) uçana kadar (yükselene kadar) (başka bir hadisde , beyazlık karşınıza dikilerek genişleyene kadar) Bu hadisden anlaşılan da , BEYAZ İPLİK , SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILANA KADAR sözünün açıklamasının , âyetin açıklamasında da bahsedilen , beyazlık göründükten sonra , beyazlığın göğe doğru yükselmesi , geniş bir beyazlık oluşmasının gerçekleşmesi olduğu anlaşılıyor. Bu konudaki hadislere örnek olan bu iki hadis ve aynı anlamdaki hadisler pek çok hadis kitabında var. (Beyaz iplik siyah iplik konusunda hadis bulunan hadis kitaplarına Örnek = BUHARİ – MUSLİM – NESEÎ – DÂRİMÎ – oruç kitaplarında).
Bu durumda , UFUK HATTINDAN GÖĞE DOĞRU YÜKSELEN GENİŞ BİR BEYAZLIK OLMASI BEYAZ İPLİĞİN SİYAH İPLİKTEN TAMÂMEN AYRILMASIDIR. Öyleyse bu vakit İMSAK VAKTİDİR. Bu vakit yaklaşık olarak gün doğumuna bir saat kalan vakittir. Dakîkası dakîkasına tesbîti ise bu konuyu teknolojik olarak tedkîk edeceklere kalır. Ancak buna gerek bırakmayan bir bilgiyi de bildiriyorum ki 25 Temmuz 2012 Çarşamba günü yazdığım bir yazımda bunu bildirmiştim bilen biliyor. O yazıdaki özel bir bildirimle , bildirilişimle bilişime göre tesbit ettiğim İMSAK VAKTİ GÜN DOĞUMUNA 63 DAKÎKA KALAN VAKİTTİR. O YAZIDA ŞÖYLE BİLDİRMİŞTİM =
SAHURUN SON VAKTİ - İMSAK VAKTİ - BEYAZ İPLİK SİYAH İPLİKTEN NE ZAMAN AYRILIR.
BEN ALLÂHIN KULUYUM.
Sığınırım Allaha taşlanmış şeytandan.
Adıyla Allâhın , merhametiyle (her şeyi) kuşatanın , (gerekene gereğince ) çok merhamet edenin .
(1 FÂTİHA 1) “ Övgü Allâha eğiteni evrenlerin”.
Salât ve selâm yüce Allâhın elçisi Muhammede.
BU YAZININ YAZILIŞ TARİHİ 25 Temmuz 2012 Çarşamba, 03:26:46
Geçen Ramazan ayına kadar (2011 yılı Ramazanına kadar) Kurandaki (2 Bakara 187) “.. sizin için beyaz iplik siyah iplikten ayrılana kadar yiyin için …” denilen zamanı tam olarak bilmiyordum. Bu sebeple , hatırladığım bir hadisin bildirdiği gün iyice açmaya başladığı ve kendimce bu hadisdeki insanların birbirini tanıyacağı kadar aydınlık olduğu zamana kadar uzatıyordum , gün doğumuna 45 dakîka kalana kadarki zamana kadar da ertelediğim ve bu vakte kadar yediğim ve içtiğim oluyordu. Ancak bir gün evde iken kim olduğunu bilmediğim biri bana görünerek gâyet ciddî bir tavırla beni balkona çıkardı ve ufka baktırdı. Ufukta doğu - kuzey doğu arasındaki bir yerde , ufuktan yüksekte , uzun ince bir bulut gördüm , bu bulutun ucu sürekli aydınlanıp silikleşiyordu o zaman bunun beyaz ipliğin siyah iplikten ayrıldığı vakit olduğunu anladım. Saate baktım takvimde yazan güneşin doğum saatine tam olarak 63 (altmış üç) dakîka vardı. Artık o zamanı aşmaktan çekiniyorum ve beyaz ipliğin siyah iplikten ayrıldığı vaktin bu vakit olduğunu bilerek , güneşin doğumuna 63 (altmış üç) dakîka kaldığında yemeyi ve içmeyi terk ediyorum. Yüce Allâh bunu bilmeyi bana nasîb etti , Övgü Allâhadır. Müslümanlara duyurudur.
EĞER BU VAKİTTEN ÖNCE , DİYÂNETİN BELİRTTİĞİ VAKİTTE SABAH NAMAZI KILARSANIZ , NAMAZA VAKTİ GİRMEDEN SABAH NAMAZI KILMIŞ OLURSUNUZ.
BU YAZININ YAZILIŞ TARİHİ 25 Temmuz 2012 Çarşamba, 03:26:46
Âyet = “…ve sağ olsun kim uydu (gerçeğe) iletene” (20 tâhâ 47)
Âyet = “Övgü Allâh’a eğiteni evrenlerin” (1fatiha 1)
Yazar = A. k. A.
Ayrıca bu olay olduğunda elimde sigara vardı , bu durumu bana gösteren sonra kaybolan o zat , elimdeki sigarayı kasdederek şunu da at dedi. Bundan da anlaşılan , bazı tereddüt edenlerin tereddüt ettikleri , sigara oruç bozar mı sorusunun cevabı da verilmiş oldu. Haram olduğuna kanaatim olan sigara oruç bozar.
öyleyse şüphesiz olarak bilerek bildiririm ki imsak vakti gün doğumuna 63 dakika kalan vakittir. Ayrıca , kutuplarda orucun başlangıç ve bitiş vaktinin belirleyicisi bir hadisdir ki , o hadisde , kıyamet alametleri bildirilir ve deccalin zamanında bir haftalık ve bir aylık ve bir yıllık günlerden bahsedilir. O hadis üzerine soran ashabına Rasulullah , namazlarınızın vakitlerini normal günlere göre hesap edersiniz demiş. Öyleyse , kutuplara yakın yerlerdekiler , normal günün oluştuğu , 24 saatlik günlerin oluştuğu zamanlarda , namazın vakitlerini tesbit ettikleri gibi , bir haftalık veya 6 aylık günleri olan kutup bölgelerinde de , normal günler , 24 saatlik günlerde nasıl oruç ve imsak vakti tesbit etmişseler oruçlarını da öylece , herkes kendi bulunduğu yerdeki normal gün süresi olan 24 saate göre zaman belirleyerek tutar.
Öyleyse bilin ki sahtekâr , tâğût , şetanın dostu gâvur diyânet sizi aldatıyor , gün doğumuna 63 dakîka kalan vakitte imsak olur , sabah namazı da bu vakitte olur. Hal bu ki sapık diyanet gün doğumuna 2 saat kala imsak olduğunu iddia ediyor. Böylece , 1 saatlik yeme içme hakkını engelliyor , böylece orucu zorlaştırıyor. Üstelik 1 saat önce imsak ve namaz vakti olduğu iddiası ile sabah namazını kılanlar vakti girmeden kıldıkları için sabah namazını kılmamış oluyorlar. Sapık diyânet dininizin düşmanı , şeytanın dostudur , onlara uymak şeytana uymaktan farksızdır. Öyleyse , dîninizi şeytana , diyânete teslim etmeyin , islâmı öğrenmeye uğraşın. Samîmi Müslüman âlimlerden , bilginlerden öğrenmeye çalışın. Örnek verecek olursam , bu konuyu tamamladığım şu anda 20 hazîran 2015 cumartesi sabahı güneşin doğuş saati , trabzonda saat 04-42 (dördü kırk iki dakîka geçe) güneş doğuyor. İmsak vakti bundan 63 dakîka öncesididir. Yâni saat 03-39 (üçü otuz dokuz dakîka geçe) imsak vaktidir. Trabzonlular bu saate kadar yiyebilir içebilir eşleriyle sevişebilirler. Bu saaten sonra İmsak yâni kendini geri tutma başlar ve bu saat sabah namazının da vaktidir. Öyleyse bu saatten sonra sabah namazını da kılabilirler. Hal bu ki Tâğut , şeytanın dostu diyânet , imsak vakti olarak , gerçek imsak vaktinden tam bir saat öncesini gösteriyor. Sapık diyânete göre imsak vakti bu tarihte trabzonda 02-39 (ikiyi otuz dokuz geçe) imsak vaktidir. (YÂNİ HER BÖLGE İÇİN , GÜN DOĞUMUNDAN 2 SAAT 3 DAKÎKA ÖNCESİ SAPIK DİYÂNETE GÖRE İMSAK VAKTİDİR) Eğer bu şeytanların fetvasına uyarsanız , yüce Allâhın ve rasûlü muhammedin bildirdiğine , Kurana , sünnete , islâma aykırı davranmış olursunuz. Üstelik bir saat fazla oruç tutmak zorunda kalacaksınız. Üstelik bu şeytanlara uyarsanız sabah namazınızı vakti girmeden vakti girdi fetvasına göre , şeytanın fetvasına göre kılarsanız sabah namazını kılmamış olursunuz. Böylece Müslümanların dîni ile oynayan sapık diyânete uymaktan vazgeçin. Yüce Allâha ve rasûlüne uyun ki îman etmiş olasınız ve cenneti kazanasınız. Eğer bu söylenenlerden her hangi bir tereddüdün var ise , ilk iş olarak burada bahsettiğim âyeti bulup oku , daha sonra burada bahsettiğim hadisleri kaynağından bul ve oku , ardından diyânet sapıklarının imsak vaktidir dedikleri vakitte (GÜN DOĞUMUNDAN 2 SAAT 3 DAKÎKA ÖNCESİNDE) doğuya doğru bak , eğer âyetin bahsettiği beyazlık veyâ hadisin bahsettiği beyazlık sence orada varsa sorun yok. Ama âyetin bahsettiği ve hadisin bahsettiği beyazlık orada yoksa bilki DİYÂNET ŞEYTANIN DOSTU TÂĞÛTTUR. CEHENNEMİ İSTEYEN , ALLAHDAN BAŞKASINA MESELA DİYANETE UYAR. ALLAHI VE RASULÜNÜ VE CENNETİ İSTEYEN ALLAHA VE RASÛLÜNE , KURAN VE SÜNNETE , İSLÂMA UYAR. UNUTMA , YÜCE ALLÂHIN İNDİRDİĞİ DİNİ , YAŞAM BİÇİMİ KURALLARINI , KURAN VE SÜNNETİ , KANUN YAPMAYAN DEVLET VE TÜM KURUMLARI , DİYÂNET TEŞKİLÂTLARI DÂHİ KÂFİRDİR , TÂĞUTTUR.
TÂĞÛT DİYÂNETE UYMA ÇÜNKÜ TÂĞÛTA UYANLAR KÂFİRDİRLER , CENENNEMLİKTİRLER. BU KONUDAKİ ÂYETLERİ OKU =
Atılmış şeytandan Allâha sığınırım.
Rahmeti Her Şeyi Kapsayan , Çok Rahmet Eden Allâhın adıyla.
======== TÂĞUTA NANKÖRLÜK ALLÂHA ÎMÂNIN GEREĞİDİR ====
(2 bakara 256) “yok iğrendirme dinde muhakkak tamâmen ayrıldı olgunlaşma âdileşmeden böylece kim kudurgana (tâğûta = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) küfreder (nankör olur) ve güvenir (îmân eder) Allâh’a , böylece muhakkak sımsıkı tutundu en güvenilir kulpa , yok bükülme ona ve Allâh (çok iyi) işiten (çok iyi) bilen”.
========= TÂĞÛTA UYANLAR CEHENNEMLİKTİRLER ===========
(2 bakara 257) “Allâh dost (onlara) ki güvendiler (îmân ettiler) , çıkarır onları karanlıklardan ışığa ve (onlar) ki kâfir oldular , dostları onların kudurgan (tâğût = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLET ) , çıkarırlar onları ışıktan karanlıklara , işte (şunlar) arkadaşları ateşin , onlar onda kalanlar”.
======== ALLÂHIN LÂNETİ TÂĞUTA ÎMAN EDEN VE ONLARI ÜSTÜN TUTANLARA =======
(4 nisâ 51) “görmedinmi (onları) ki getirildiler bir nasîbe kitapdan , güveniyorlar (îmân ediyorlar) cibte (Tâğûtun inanç söz ve işini belirleyen kurumu , üniversite , milletvekili meclisleri ve saireye) ve kudurgana (tâğûta = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) ve diyorlar (onlar) için ki inkâr ettiler (kâfir oldular) , (mesela gâvur Avrupa ve Amerika için) bunlar (gerçeğe) daha iyi iletilmiş (onlar)dan ki güvendiler (îmân ettiler) , yolca”.
(4 nisa 52) “işte (onlar) ki la’net etti onlara Allah ve kime ki la’net eder Allah böylece bulamazsın onun için çok yardım edeni”.
===== TÂĞÛTUN KURALINI – KÂNUNUNU - MAHKEMESİNİ KABUL EDEN ÎMÂN ETMİŞ DEĞİLDİR ==== MÜNÂFIKTIRLAR ===
(4 nisâ 60) “görmedinmi (onları) ki zannediyorlar elbette onlar güvendiler (îmân ettiler) neye ki indirildi sana ve neye ki indirildi senin öncenden istiyorlar yargılanmayı kudurgana (tâğûta = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) ve muhakkak emrolundular inkâr etmekle (kâfir olmakla) ona ve istiyor şeytan saptırmayı onları sapmanın uzak olanına”.
(4 nisâ 61) “Ve onlara denildiğinde , gelin Allâhın indirdiğine ve ve Rasûle , gördün münâfıkları bir uzaklaşmayla uzaklaşıyorlar senden”.
==== TÂĞÛT İÇİN SAVAŞANLAR KÂFİRLERDİR = ŞEYTANIN DOSTLARIDIR ====
(4 nisâ 76) “(onlar) ki güvendiler (îmân ettiler) , vuruşurlar yolunda Allâh’ın ve (onlar) ki inkâr ettiler (kâfir oldular) , vuruşurlar yolunda kudurganın (tâğûtun = = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETİN) , bu taktirde vuruşun dostlarıyla şeytânın , elbette kandırması şeytânın oldu zayıf”.
===== TÂĞÛTA TAPANLAR , KULLUK EDENLER (KÂNUNLARINA , KURALLARINA UYANLAR) EN SAPIKLARDANDIRLAR ====
(5 mâide 60) “de haber vereyimmi size kötüsünü bundan , karşılık almaya dönülecek yerce , Allâh’ın yanında, kim (rahmetten) uzak etti (la’net etti) ona Allâh ve öfkelendi ona ve yaptı onlardan maymunlar ve domuzlar ve taptı kudurgana (tâğûta = = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) işte (şunlar) kötü yerce ve en sapkın düz yerinden yolun”.
===== PEYGAMBERLER , HER ÜMMETE (İNSAN VE HAYVANLARA) TÂĞÛTTAN KAÇINMALARI İÇİN GÖNDERİLDİ ====
===== TÂĞÛTTAN KAÇINMAK ÎMÂNIN ŞARTIDIR ====
(Kuran , sûre 16 Nahl , âyet 36) “Ve elbet muhakkak kaldırıp gönderdik her ümmet içinde bir elçi , kulluk edin Allâh’a diye ve yanlayın kudurgana (tâğûta = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) , böylece onlardan kimini (gerçeğe) iletti Allâh ve onlardan kimine , gerçekleşti ona sapkınlık , böylece gezin yer(yüzün)de böylece bakın nasıl oldu sonu yalanlayanların”.
===== TÂĞÛTA KULLUKTAN (KÂNUN VE KURALLARINA UYMAKTAN) KAÇINANLARA MÜJDE VAR , CENNET VAR ====
(39 zümer 17) “ve (onlar) ki yanladılar kudurgana (tâğûta = ALLÂHIN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYEN KÂFİR DEVLETE) , kulluğa ona, ve yöneldiler Allâh’a , onlar için sevinç, öyleyse sevindir kullarımı”.
YÜCE ALLAH DOĞRU DEDİ.
Âyet = “…ve (Gerçeğe) İletene uyan Sağ Olsun” (Kuran – 20 Tâhâ sûresi , Âyet 47)
Âyet = “Övgü , Evrenlerin eğiteni Allah içindir” (Kuran – 1 Fatiha sûresi , Âyet 1)
Yazar = Ali kenan Aydın