Esselâmu aleykum…
Konu : On Sahih Hadisi Şerif 54 (531 - 540)
531- “ (Peygamber s.a.v.) Ümmi Seleme’nin (Validemizin) kızı Zeyneb’i şöyle severdi: ‘Züveyneb’ ‘Züveyneb’ (Küçük Zeynep küçük Zeynep)’ diyerek onunla oynardı.” ( Faydul kadir hadis no 7188)
532- “ (Peygamber s.a.v.) Son sözü şu oldu: Namaz, namaz. Allah’tan korkun, size tabi olanları (ailenizi) koruyun .” ( Faydul kadir hadis no 7189)
533- “ Eğer biriniz ipini alır dağa çıkar, odun toplar, satar, parasından yer ve sadaka verirse, insanlardan sadaka istemesinden daha hayırlıdır.”
( Faydul kadir hadis no 7209)
(Yukarıdaki 7209 nolu Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şerifinde buyurduğu gibi; İnsanları tembellikten ve miskinlikten uzaklaştırıp çalışmaya teşvik etmektedir.)
534- “ Haccın menasikini (kurallarını) benden iyi öğreniniz. Bilmiyorum belki de bu haccımdan sonra hac yapamayacağım.” ( Faydul kadir hadis no 7221)
535- “ Herkesin hakkını hak sahibine verin. Kıyamet günü, boynuzsuz kuzu, boynuzlu kuzudan eğer boynuzlanarak itildi ise hakkını alacaktır.”
( Faydul kadir hadis no 7222)
536- “Kostantaniyye (İstanbul) fethedilecektir onu fetheden o kumandan ne güzel kumandandır, o ordu ne güzel ordudur.” ( Faydul kadir hadis no 7227)
(Yukarıdaki 7227 nolu Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şerif buyurduğu gibi İstanbul’u Feth eden o değerli kumandan Fatih Sultan Mehmed’tir. 29 Mayıs 1453'te Osmanlı ordusu tarafından kuşatılmıştır. Şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini, bu değerli komutanın idaresindeki orduları fethetmiştir. Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan 2. Mehmed, Fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Hazreti Peygamber’in övgüsüne lâyık olan bu değerli kumandandan ve ordusundan Allah-u Teâlâ razı olsun.)
537- “ Allah şu kişileri lânetlemiştir: İçki içeni, dağıtanı, satanı, sattıranı, sıkanı, sıktıranı, taşıyanı, taşıttıranı ve gelirini yiyeni.” ( Faydul kadir hadis no 7253)
538- “ Allah rüşvet verene, alana ve rüşveti organize edene lânet etmiştir.” (Faydul kadir hadis no 7255)
539- “ Allah kadın elbisesi giyen erkeği ve erkek elbisesi giyen kadını lanetlemiştir.” ( Faydul kadir hadis no 7257)
(Yukarıdaki 7257 nolu hadisi şerifte Peygamber s.a.v.’in buyurduğu gibi, kadının giydiği elbiseyi giyen erkeği, erkek elbisesi giyen kadını yüce Allah lânetlemiştir. Buna göre günümüzde erkeklerin giydiği pantolonu giyen bir kadın erkek elbisesi giymiş olurmu? Bazılarına göre evet bazılarına göre hayır, o kararı kendiniz verin. Peki, Yüce Allah’ın haram kıldığı yerlerini örtme emrini yerine getirmiş olurmu? Olmaz çünkü dar pantolon giyen kadınların, kaba yerleri ve vücut çizgilerinin tamamı dışardan belli oluyor. Yani bedenindeki dikkât çekici yerlerinin tamamı göz önündedir. Giyilen pantolon vücut hatlarını ortaya koyduğu için, cinsel duyguların da ön plâna çıkmasına neden olur. Aslında dar pantolon ve tayt’ın kadının üzerindeki duruşu, giyinik ile çıplak olması arasındaki farkı sadece giysinin rengidir. Çünkü beden kalıbının ana teması görücülerin puanlamasına açıktır. 5045 nolu hadisi şerifteki “Giyinik fakat çıplak.” tarifi ile aynen örtüşmektedir. Bu giysilerin tamamı tesettüre ve Yüce Allah’ın emirlerine aykırıdır. Aslında kadınların pantolon giymeleri eskiden de, şimdi de İslâmda giyinme biçimi değildir. Bu giyinme biçimi İslâm tesettürüne aykırı davranan inançsız toplumlardan bize gelmiştir. Hadisi şerifte: “Kim bir topluluğa benzerse oda onlardandır.” Haramlar yayılsa da, gözler aşina olsa da, İslâmî teamüllere adapte edilemez. Kadın, rahat edeyim inerken binerken bir yerlerim görünmesin diye bol pileli pantolon üstüne uzun kadın pardüsesi giyerek önünü kapatsa bile dikkat çekici yerlerinin görünmemesine özen göstermelidir. Kadının araçtan inmeyi binmeyi bahane ederek, dışarıda ya da gittiği yerde üzerindeki pardüseyi çıkarmaması gerekir. Sıkıldım sıcak oldu diye pardüsesinin önünü açar veya üzerinden çıkarırsa, ideal ölçülere sahip “manken gibi kadın” desinler diye görsel olarak vücut ve beden çizgilerini ön plana çıkarıp teşhir eder ise her bulunduğu ortamda genç kızlara ve diğer kadınlara kötü örnek olur. Giderek yaygınlaşan başörtülü kadının dışarıda dar pantolon veya tayt ile bedeninin tamamını yabancılara sergilemesi de başka bir trajedi unsurudur. Sonuç olarak kadının pantolon ve tayt giymesi, mini etek giymesi, göbeğini ve belini açması, düşük kemer ile kasıklarını göstermesi, şort giymesi hiç de hoş ve şık değildir. Bu tür giysiler İslâm tesettürüne tamamen aykırıdır. Söz konusu giyinme biçimlerinden, hem kendisi hem ailesi hem de büyükleri Yüce Allah indinde sorumludur. Bu giysileri giyen bir kadın ileride kızlarının da aynı giysileri giyeceğini, torunlarının da aynı giysileri giyeceğini ve o tarihlerde bu giysiler hangi şekle ve modaya dönüşmüş olacağını şimdiden çok düşünmek zorundadır. Kuran-ı Kerim şöyle buyurmaktadır: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında iri gövdeli, haşin, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredileni yapan melekler vardır”. (Tahrim süresi 6. âyet) Ayrıca 7189 nolu hadisi şerifte şöyle buyurmaktadır: “Allah’tan korkun, size tabi olanları (ailenizi) koruyun.”
540- “Allah erkeklerin kadınlaşmasını, kadınların erkekleşmesini lânetlemiştir.” ( Faydul kadir hadis no 7268)
Cenabı Allah Müminleri Kuran’ı Kerimden ve peygamberimiz s.a.v.’in yolundan ayırmasın. Hepimize Dünyanın ve ahiretin güzellikleri nasip etsin. Hepimizi Peygamberimiz s.a.v. e Cennette komşu eylesin.
Sevgiler ve saygılar… Hoşçakalın… Mekkavi…