RE: Ölüm ile alakalı tekrardan başka sorularım var
Selamun aleyküm. Konudan önce, daha önemli olduğunu düşündüğüm bir meseleye değinmek istiyorum izninizle. Vehim (hayal) bir kuştur, elimizden bırakırsak uçup gider, daldan dala konar. Dolayısıyla aklımızda bin bir senaryo kurar, hayal dünyasına çekiliriz. Bunun önü alınmazsa eğer OCD gibi sorunlara yol açabilir. Bizi gerçek dünyadan tecrid eder ve alıkoyar. Reçetesi ise, boş kaldığımız zamanlar, kendimize bir iş-uğraş-hobi bulup meşgul olmaktır, başka değil. Umarım böylece vehim kuşunu kontrol ederiz.
Ama, illaki konuyu bilmek istiyorsak açıklayayım.
Birincisi: Kişi yargı ve icra uygulama kolları dışında ise, yani sizler ve ben gibi Mazlum Vatandaş Rıza ise, adalet isteyicisi olabilir, adalet uygulayıcısı değil. Yani, davacı olabiliriz, yargıç ve infazcı değil. Eğer böyle hareket edersek, el-CIA'dan farkımız olabilir mi?
İkincisi: Allah korusun, mevzu bahis senaryolar gerçekleşir de, böyle bir bela ve musibet ile karşılaşırsanız, yapmanız gereken saldırıda kendinizi savunmanızdır, savunma ise kontrolsüz olmamalıdır, saldırgan dizginlenmeli, durdurulmalıdır, öldürmeye çalışmadan. Gelecekle ilgili varsayımlarla ise hareket edilmez. Velev ki, saldırgan gelecekte aynı teşebbüslerde bulunacağını kendi dillendirsin ve bu kat'i bir gerçeklik olsun.
Konuyu açıklayanlardan delil istemişsiniz. Onun için belirteyim ki, İslam tarihinde bunun örneği yaşanmıştır. Peygamber-i Ekrem Hz Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlih) ihbar-ı gaybi ile Hz İmam Ali'ye (a.s.) kendisini kimin ve nasıl şehid edeceğini bildirmiştir. Hz Ali, bir ağaç dibinde toprak üzerinde uzanırken, Peygamber-i Ekrem (s.a.a) onun yanına gitmiş, o da hürmetle kalkınca, Peygamberimiz de Hz Ali'nin üzerindeki tozları silerek "Ey Ebu Turab (Toprağın Babası)" hitabında bulunmuş ve "Yeryüzünün en bedbaht kişisinin, (Hz Ali'nin başını okşayarak) buraya darbe vurup, (sakalına işaret ederek) burayı kanlara boyayacak falanca kişi" olduğunu ona bildirmiştir. Yani, Hz Ali, katilinin kim olacağını Peygamber'den öğrenmişti, İbn-i Mülcem adlı bir harici.
Peki İmam Ali ne yaptı? Müslümanların halifesi iken, "sen beni öldürecek kişisin" diyerek İbn-i Mülcem'i infaz mı etti? Hayır. Aksine, ona iyi davrandı. Onun düşmanlığını sezen sahabe ve tabiinden kişiler, Hz İmam Ali'ye, "bu kişi tehlikelidir, bırakın onu öldürelim" diye söyleseler de Hazreti Ali buna itiraz etmiştir. İsterseniz önceden okuduğum bir kitaptan bu olayı alıntılayım, durum daha iyi anlaşılsın:
Abdurrahman b. Mülcem, İmam Ali'nin en azılı düşmanlarındandı, onun kendisi için ne kadar tehlikeli bir düşman olduğunu Ali de biliyordu. İmamın yakın dostları "Bu çok tehlikeli, izin ver, işini bitirelim!" dediklerinde, "Önce idam edip sonra yargılamak mı?! Asla!" diye cevap vermiş İmam ve şöyle devam etmişti: "Henüz cinayet vuku bulmadan kısasa kalkışılabilir mi? Eğer o benim katilimse ben onu nasıl öldürebilirim ki? O zaman o benim değil, ben onun katili olurum! Ben onun yaşamasını istemekteyim, o ise beni öldürmek istemekte!"
Umarım yardımcı olmuştur. Selametle.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 11-09-2014, Saat:06:30 AM, Düzenleyen: kodoo.