You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

O'nun gözü başka şeylere kaymadı

O'nun gözü başka şeylere kaymadı

-İKRA-
O'nun gözü başka şeylere kaymadı
Bütün edepler Resulullah Efendimiz'den (s.a.v) alınıp öğrenilir;
çünkü o, zahiri ve batıni bütün edeplerin kaynağıdır.
Allahu Teala; O'nun Mirac'da ilahi huzurdaki güzel edebini şu ayetiyle haber vermektedir:

"(Huzurumuzda) onun gözü (başka şeylere) kaymadı, haddi de aşmadı."
(en-Necm 53/17)

Resulullah Efendimiz (s.a.v), yüce Allah'tan gayri şeylerden yüz çevirerek, tamamen yüce Mevlâya yönelmiş,
bütünüyle yerleri, dünyanın zevk ve nimetlerini, semaları,
ahiretin zevk ve nimetlerini geride bırakmış; yüz çevirdiği bu şeylere dönüp bakmamış, onları terkedip elinden kaçırmasından dolayı kendisinde hiçbir üzüntü hali de meydana gelmemiştir.

Hz. Resulullah Efendimiz (s.a.v), "Kabe Kevseyn" makamında kendisine gelen manevi varidat ve ihsanları almış, sonra da Allahu Teâlâ'nın azamet ve celâli karşısında haya ederek, edeple gözlerini öne eğmiş;
bunca ihsan ve iltifatlar karşısında taşkınlık yapıp haddi aşmasın diye nefsini tam bir zillet ve fakirlik haline bürümüştür. Gerçekten, kendisini zenginlik ve bolluk içinde görünce taşkınlık etmek nefsin bir sıfatıdır.

Allahu Teâlâ nefsin bu sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: "Doğrusu insan kendini yeterli ve zengin görmekle azgınlık edip haddi aşar."
(el-Alak 96/6-7)

Ayrıca nefis, ilahi ihsanların ruh ve kalbe gelişi anında, onları gizlice dinlemek ve o arada kendi hesabına bazı şeyler çalmak ister. İlahi lütuflardan azıcık bir şey elde edince de, kendisini yeterli görüp haddi aşar.

Haddi aşması onu, ileri derecede rahatlık ve serbestliğe götürür; halbuki bu hal, ilahi lütufların daha fazla gelmesini engeller. Bu durumda nefsin haddini aşması, kabının darlığından dolayı, gelen feyzi ve verilen ihsanları taşıyamamasındandır.

Hz. Musa'da (a.s), yukarıda "Onun gözü (başka şeylere) kaymadı" ayetinde anlatılan durumun bir yönü gerçekleşmiştir.

Hz. Musa (a.s), ilahi huzurda bulunduğu anda güzel edebinden dolayı terk edip geride bıraktığı şeylere iltifat etmedi, onlara karşı bir üzüntü duymadı; fakat kalbi ve ruhu ilahi ihsanlarla dolunca,
nefsi gelen varidata gizlice kulak verip kendisi için alabileceği manevi paya ve nasibe göz dikti. O andaki manevi ihsanlardan payını alınca; kendisini müstağni/zengin ve yeterli gördü.

Gelen varidat onu tamamen doldurup kapasitesini aşınca, aşırı sevinçten haddini aşarak: "Rabbim! Cemâlini göster de bakayım!" dedi; fakat bu talebi kabul edilmedi ve daha fazla manevi şeyleri elde etmeye sabır ve sebat gösteremedi.

Böylece Allah'ın habibi/sevgilisi Hz. Muhammed (s.a.v) ile Allah'ın Kelimi/özel kelam ettiği Hz. Musa (a.s) arasındaki fark ortaya çıkmış oldu.

İmam Gazali
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: O'nun gözü başka şeylere kaymadı
Allah'ım, bizi O Habib'in ümmeti olmakla şereflendirdiğin gibi,
kıymetini bilmeyi de nasip eyle Yarabbi!
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: O'nun gözü başka şeylere kaymadı
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.