"Nurettin Topçu'nun "İsyan Ahlakı" isimli eseri, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir.
Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler mutlaka ödüllendirilir.
Bunun üzerine yetkili Profesör, Nurettin Topçu’nun yanına gelerek durumu anlatır ve ödül olarak neyi istediğini sorar:
– Efendim, bir altın saat mi? Amerika veya Kuzey Avrupa’ya bir mavi yolculuk mu? Hangisini tercih ederseniz onu alacaksınız veya o ülkeye seyahat edeceksiniz!
Nurettin Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde bu soruya şöyle cevap verir:
– Hiçbiri değil!
– O zaman ne istiyorsunuz?
– Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum!
– Derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir!
Nurettin Topçu’nun kendisine yapılan teklife verdiği cevabı duyan herkes hayret ve hayranlık içinde kalmıştır.
Vatan ve bayrak sevgisinin gurbet illerde okuyan bir öğrencinin yüreğinde böylesine yüceldiği az görülmüştür. Ayrıca bu olay, onun düşünce yapısını, vatan ve millet sevgisi ile hayat felsefesini yansıtan çok önemli bir ayrıntıdır."
"Yarınki Türkiye"yi fikir, ruh, ahlak, hak, hakikat, insan cephesinde inşa edecek mankurtlaşmayan münevver yani "Doğu'nun yedinci oğlu"dur o.
Bu büyük akademisyen, fikir ve dava adamına, büyük muallime, samimi vatansevere doçent olduğu halde bu ülkenin üniversiteleri kapılarını kapatmıştır.
Büyük felsefeci, sosyolog, fikir adamı ve yazar Nurettin Topçu'yu bu ülkede kaç aydın, kaç siyasetçi, ne kadar eğitimci okuyup anlamıştır? Hatta ismini bilen ne kadardır acaba? Merhuma Allah'tan rahmet niyaz ederim. Onu tanıyıp bilenlere selam olsun!
Ahmet SEZGİN