Fatih’in herhangi bir sokağındaki herhangi bir apartman. Hiçbir lüksü yok. Hatta “Acaba bu bir imaj çalışması mı?” diye düşündürecek kadar sade. Ama biraz dinleyince de anlıyorsunuz ki bu o kadar da sıradan değil, aslında çok önemli bir apartman.
Kurtulmuş ailesi 80 yıldır burada yaşıyor. Doktor olan baba İsmail Niyazi Kurtulmuş’un muayenehanesi hâlâ ilk girişte aynen duruyor. Perşembe günleri tüm hastalara ücretsiz bakılan, Fatihlilerin baba ocağı gibi bildiği muayenehane...
Şimdi Niyazi Bey sizlere ömür, ama apartmanın katları yadigârlarıyla dolu. Bir katında kızkardeşi, yani Numan Bey’in halası oturuyor. Küçük bir not; hala Fransızca biliyor. Ona da kendi babası Numan Kurtulmuş öğretmiş. Torunuyla aynı ismi taşıyan Numan Bey binbaşıymış, fakat asıl ünü cumhuriyet döneminin ilk ilmihal kitaplarından Amentü Şerhi’nin yazarı olması.
Aile apartmanının diğer katı annenin. En üst katta da 26 Ekim’de SP’ye Genel Başkan seçilen Numan Bey ve ailesi yaşıyor. İşte bizim bu misafiri olduğumuz kahvaltı sofrası da o katta. Kahvaltı sofrasını Numan Bey hazırlamış. Mısır unlu-kıymalı bayram böreği, elmalı tart, Burdur ketesi, az kremalı bir pasta, hurmalı çörek, yumurta salatası, ev helvası (adı aklımızda kalanlar bunlar) Sevgi Hanım’dan.
Bu kadar yoruldu diye üzülüyoruz, ama belli ki Sevgi Hanım için bunlar çocuk oyuncağı. Bayram namazından 40 kişilik cemaatle dönmek gibi sürprizler yapan Numan Bey eşini epey alıştırmış misafir ağırlamaya.
Tahsil çok önemli
Sevgi Hanım da Numan Bey de Eylül 1959 doğumlu. Ama Sevgi Hanım Burdur, Numan Bey Ünye. İkisi de İstanbul Üniversiteli. Ama Sevgi Hanım İktisat, Numan Bey İşletme. Sevgi Hanım, “Bir de benim ailem ticaret erbabıdır, Numan Bey’inki okumuş” diyor gülerek. Gerçekten Numan Bey’in iki ablası ve iki kızkardeşi ya doktor ya mühendis ya işletmeci ve hepsi bir dönem yurtdışında bulunmuş.
Kurtulmuş ailesi için tahsil ve iyi bir meslek sahibi olmak çok önemli. Hele de doktor olmak... Evin büyük çocuğu Ayşe zaten tıpta okuyor. 16 yaşındaki İsmail de -bu arada İsmail pek yakışıklı- doktor olmak istiyor. Fotoğraf çektirmekten hiç hazzetmeyen Emir Bey ise şimdilik kararsız, zaten henüz 13 yaşında. Anne-babada olmayan, ama kendini çocuklarda gösteren bir başka aile özelliği de müzik. Emir bir yıl neyle uğraşmış; İsmail epey ciddi bir şekilde kanun çalıyor, Ayşe ise ut konusunda artık ihtisas grubunu bitirmek üzere. Ayşe’yle İsmail’in nasıl güzel çaldıklarını keşke duyabilseydiniz. Doğrusunu isterseniz hepsi son derece neşeli, samimi, belli ki birbirlerine karşı da aynen böyle davranan bir aile. Bize görünen tek tatsız durumları, bu bayram günü kimse kusura bakmasın, ama hepsi Fenerli.
elhmdülillah