You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Nisa Süresi 17-18 ayetlerinin Tefsiri

Nisa Süresi 17-18 ayetlerinin Tefsiri

Forumcu
Nisa Süresi 17-18 ayetlerinin Tefsiri
Nisa Süresi 17-18 ayetlerinin Tefsiri

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Bismillahirrahmanirrahim

إنما التوبة على الله للذين يعملون السوء بجهالة ثم يتوبون من قريب فأولئك يتوب الله عليهم وكان الله عليما حكيما

Allah; ancak, bilmeyerek kötülük yapıp da he­men tevbe edenlerin tevbesini kabul eder. Allah Alim'dir, Hakîm'dir.

يعملون السيئات حتى إذا حضر أحدهم الموت قال إني تبت الآن ولا الذين يموتون وهم كفار أولئك أعتدنا لهم عذابا أليما

Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelip çatınca: Şimdi işte gerçekten tevbe ettim, diyenlerin ve kâfir olarak ölenlerin tevbesi kabul değildir. İşte onlar için biz, elem verici bir azâb hazırlamışızdır.

İbn Kesir rahımehullah (Allah kendisinden razı olsun) bu ayetin Tefsirinde şu güzel bilgileri bizlere aktarmaktadır.

يقول تعالى : إنما يتقبل الله التوبة ممن عمل السوء بجهالة ، ثم يتوب ولو قبل معاينة الملك [ لقبض ] روحه قبل الغرغرة .
Allah Teâlâ; ancak bilmeyerek kötülük yapıp sonra da can boğaza gelmeden, ruhunu teslim alacak meleği görmeden önce bile olsa tevbe edenlerin tevbesini kabul edeceğini haber veriyor.

قال مجاهد وغير واحد : كل من عصى الله خطأ أو عمدا فهو جاهل حتى ينزع عن الذنب .

Mücâhid ve birçokları Allah'a gerek hata ile ve gerekse kasden isyan eden herkesin günâhtan vazgeçinceye kadar câhil olduğunu söy­lemişlerdir.

وقال قتادة عن أبي العالية : أنه كان يحدث : أن أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم كانوا يقولون : كل ذنب أصابه عبد فهو بجهالة . رواه ابن جرير .

Katâde, Ebu'l-ÂIiye'nin şöyle dediğini nakleder: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in ashabı: Kulun düşmüş olduğu (işlemiş olduğu) her günâh bilgisiz­lik iledir, derlerdi. Hadîsi İbn Cerîr rivayet etmiştir.

وقال عبد الرزاق : أخبرنا معمر ، عن قتادة قال : اجتمع أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم فرأوا أن كل شيء عصي به فهو جهالة ، عمدا كان أو غيره .

Abdürrezzâk diyor ki: Bize Ma'mer, Katâde'nin şöyle dediğini nak­letti : Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in ashabı; ister kasden ister başka bir şekilde olsun kendisiyle Allah'a isyan edilen her şeyin bilgisizlik (cehalet) ol­duğu görüşünde birleştiler.

وقال ابن جريج : أخبرني عبد الله بن كثير ، عن مجاهد قال : كل عامل بمعصية الله فهو جاهل حين عملها . قال ابن جريج : وقال لي عطاء بن أبي رباح نحوه .

îbn Cüreyc der ki: Bana Abdullah İbn Kesîr, Mücâhidin, şöyle dediğini nakletti: Allah'a isyan olan bir şeyi yapan herkes; bu işi işle­diğinde (işlediği sırada) câhildir. îbn Cüreyc, Atâ îbn Ebu Rebâh'ın, kendisine bu sözün bir benzerini söylediğini nakleder.

وقال أبو صالح عن ابن عباس : من جهالته عمل السوء .

îbn Abbâs'tan naklen Ebu Sâlih:Kötü iş yapması, o kişinin bilgi­sizliği cümlesindendir, der.

وقال علي بن أبي طلحة ، عن ابن عباس ( ثم يتوبون من قريب ) قال : ما بينه وبين أن ينظر إلى ملك الموت ، وقال الضحاك : ما كان دون الموت فهو قريب . وقال قتادة والسدي : ما دام في صحته . وهو مروي عن ابن عباس . وقال الحسن البصري : ( ثم يتوبون من قريب ) ما لم يغرغر . وقال عكرمة : الدنيا كلها قريب .
«Hemen tevbe edenlerin...» âyeti hakkında Ali îbn Ebu Talha, Ab­dullah İbn Abbâs'ın şöyle dediğini nakleder : O (hemen tevbeden maksad) işlediği günâhla, ölüm meleğine bakacağı zaman arasında tevbe edenler, demektir.

«Hemen tevbe edenlerin...» âyeti hakkında Ali îbn Ebu Talha, Ab­dullah İbn Abbâs'ın şöyle dediğini nakleder : O (hemen tevbeden maksad) işlediği günâhla, ölüm meleğine bakacağı zaman arasında tevbe edenler, demektir. Dahhâk : Ölümden önce olan herşey yakındır, derken, Katâde ve Süddî de; sıhhatte bulunduğu sürece, açıklamasını getir­mişlerdir ve bu açıklama İbn Abbâs'tan rivayet edilmiştir. Hasan el-Basrî âyeti; can boğazına gelmeden tevbe edenler, şeklinde anlarken', İkrime de; dünyamn tümü yakındır, demiştir.

ذكر الأحاديث في ذلك :

Şimdi bu konudaki hadîs-i şerifleri zikredelim:

قال الإمام أحمد : حدثنا علي بن عياش وعصام بن خالد ، قالا حدثنا ابن ثوبان ، عن أبيه ، عن مكحول ، عن جبير بن نفير عن ابن عمر ، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : " إن الله يقبل توبة العبد ما لم يغرغر " .

İmâm Ahmed der ki: Bize Ali İbn Ayyâş'ın... Abdullah İbn Ömer' den, onun da Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dan naklettiğine göre; efendimiz şöyle buyurmuştur: Canı boğazına gelmedikçe Allah Teâlâ kulun tevbesini kabul eder. Ahmed b Hanbel Müsned No; 6160

رواه الترمذي وابن ماجه من حديث عبد الرحمن بن ثابت بن ثوبان ، به وقال الترمذي : حسن غريب . ووقع في سنن ابن ماجه : عن عبد الله بن عمرو . وهو وهم ، إنما هو عبد الله بن عمر بن الخطاب .
حديث آخر عن ابن عمر

Tirmizî ve İbn Mâce de bunu Abdurrahmân İbn Sabit İbn Sevbân hadîsinden rivayet etmişler ve Tirmizî; hadîs hasendir, garîbtir, demistir, Ibn Mâce'nin Sünen'inde Abdullah İbn Amr, şeklinde kayd edil­mişse de bu vehimdir. Doğrusu Abdullah İbn Ömer'dir.

قال أبو بكر بن مردويه : حدثنا محمد بن معمر حدثنا عبد الله بن الحسن الخراساني ، حدثنا يحيى بن عبد الله البابلتي حدثنا أيوب بن نهيك الحلبي قال : سمعت عطاء بن أبي رباح قال : سمعت عبد الله بن عمر ، سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : " ما من عبد مؤمن يتوب قبل الموت بشهر إلا قبل الله منه ، وأدنى من ذلك ، وقبل موته بيوم وساعة ، يعلم الله منه التوبة والإخلاص إليه إلا قبل منه " .

Ebu Bekr îbn Merdûyeh diyor; Bize Muhammed İbn Ma'mer... Abdullah İbn Ömer'den nakletti ki o, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ı şöyle buyurur­ken işitmiş : Ölümünden bir ay evvel tevbe eden hiçbir mü'min kul yok­tur ki; Allah onun tevbesini kabul etmesin. Bundan (ölümünden) da­ha yakın ve hattâ ölümünden bir gün ve bir saat öncesinde Allah ku­lun tevbe ettiğini ve ihlasını bilirse; tevbesini kabul eder.Ebu Nuaym Hilye No; 4402 Taberani el-Mu'cemu'l-Kebîr No; 13443

حديث آخر : قال أبو داود الطيالسي : حدثنا شعبة ، أخبرنا إبراهيم بن ميمون ، أخبرني رجل من ملحان يقال له : أيوب - قال : سمعت عبد الله بن عمر يقول : من تاب قبل موته بعام تيب عليه ، ومن تاب قبل موته بشهر تيب عليه ، ومن تاب قبل موته بجمعة تيب عليه ، ومن تاب قبل موته بيوم تيب عليه ، ومن تاب قبل موته بساعة تيب عليه . فقلت له : إنما قال الله : (إنما التوبة على الله للذين يعملون السوء بجهالة ثم يتوبون من قريب ) فقال : إنما أحدثك ما سمعت من رسول الله صلى الله عليه وسلم . [ ص: 237 ] وهكذا رواه أبو داود الطيالسي ، وأبو عمر الحوضي ، وأبو عامر العقدي ، عن شعبة .

Ebu Dâvûd et-Tayâlisî der ki: Bize Şu'be'nin... Abdullah İbn Ömer'den naklettiğine göre; o şöyle demiştir : Kim ölümünden bir sene önce tevbe ederse, tevbesi kabul edilir. Kim ölümünden bir ay önce tev­be ederse, tevbesi kabul edilir. Kim ölümünden bir cuma önce tevbe ederse, tevbesi kabul edilir. Kim ölümünden bir saat önce tevbe ederse, tevbesi kabul edilir. Ben kendisine; ama Allah Teâlâ: «Allah ancak, bilmeyerek kötülük yapıp da hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul eder» buyuruyor, dedim. Abdullah İbn Ömer; ben ancak sana Rasûlul­lah (sallallahu aleyhi ve sellem) dan işittiğimi haber veriyorum, dedi.Ahmed b Hanbel Müsned 6745 Hakim Müstedrek 7729 Teyalisi Müsned 2385 Beyhaki Şuabu,l-İman 6562 Buhari Tarıhu,l-Kebir 374
Ebu'l-Velîd et-Tayâlisî, Ebu Amr el-kavzî ve Ebu Âmir el-Akadî de Şu'be'den böyle rivayet etmişlerdir.

حديث آخر : قال الإمام أحمد : حدثنا حسين بن محمد ، حدثنا محمد بن مطرف ، عن زيد بن أسلم ، عن عبد الرحمن بن البيلماني قال : اجتمع أربعة من أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال أحدهم : سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : " إن الله يقبل توبة العبد قبل أن يموت بيوم " . فقال الآخر : أنت سمعت هذا من رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قال : نعم . قال : وأنا سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : " إن الله يقبل توبة العبد قبل أن يموت بنصف يوم " فقال الثالث : أنت سمعت هذا من رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قال : نعم . قال : وأنا سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : " إن الله يقبل توبة العبد قبل أن يموت بضحو " . قال الرابع : أنت سمعت هذا من رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قال : نعم . قال وأنا سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : " إن الله [ تعالى ] يقبل توبة العبد ما لم يغرغر بنفسه " . وقد رواه سعيد بن منصور عن الدراوردي ، عن زيد بن أسلم ، عن عبد الرحمن بن البيلماني فذكر قريبا منه .

İmâm Ahmed diyor: Bize Hüseyn İbn Muhammed'in... Abdurrahmân İbn el-Beylemânî'den naklettiğine göre; o şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından dördü bir araya geldi ve birisi Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ölümünden bir gün önce Allah kulunun tevbesini kabul eder (Allah Teâlâ kulun tevbesini ölümünden bir gün önce kabul eder), bu­yurduğunu işittim, dedi. Diğeri; sen bunu Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) dan işittin mi? diye sordu. Evvelkisi evet, dedi. Diğeri şöyle devam etti: Ben de Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) in; Allah Teâlâ kulun tevbesini ölümünden (ölmeden) yarım gün önce kabul eder, buyurduğunu işittim, dedi. Üçüncüleri, sen Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) dan bunu mu işittin? diye sordu. O, evet deyince de şöyle dedi: Ben de Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) şöyle buyururken işittim : Allah kulun tevbesini ölmeden bir kuşluk vakti kadar önce kabul buyurur. Dördüncüleri; sen bunu Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) dan işittin mi? diye sordu. Üçüncüleri, evet deyince de şöyle devam etti; ben de Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) şöyle buyururken işittim: Allah Teâlâ kulun tevbesini can çekişme-dikçe kabul buyurur.
Hadîsi Saîd İbn Mansûr da... Abdurrahmân İbn el-Beylemânî'den buna yakın lafızlarla rivayet etmiştir.

حديث آخر : قال أبو بكر بن مردويه : حدثنا إسحاق بن إبراهيم بن زيد ، عن أبي هريرة قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " إن الله يقبل توبة عبده ما لم يغرغر " .
حاديث في ذلك مرسلة :

Ebu Bekr ibn Merdûyeh diyor: Bize İshâk îbn İbrâhîm îbn Zeyd' in... Ebu Hüreyre'den naklettiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) : «Allah kulunun tevbesini can çekişmedikçe kabul eder» buyurmuştur. Hadis Murseldir

قال ابن جرير : حدثنا ابن بشار ، حدثنا ابن أبي عدي ، عن عوف ، عن الحسن قال :
بلغني أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : " إن الله يقبل توبة العبد ما لم يغرغر " هذا مرسل حسن . عن الحسن البصري ، رحمه الله .

îbn Cerîr der ki: Bize İbn Beşşâr'ın... Hasan'dan rivayetine göre; o şöyle demiştir: Bana Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in; Allah kulun tevbesini can çekişmedikçe kabul eder, buyurduğu haberi ulaştı.
Bu, Hasan el-Basrî (Allah o'na rahmet etsin) den menkûl, hasen ve mürsel bir hadîstir.

أثر آخر : قال ابن جرير : حدثنا ابن بشار ، حدثنا أبو داود ، حدثنا عمران ، عن قتادة قال : كنا عند [ ص: 238 ] أنس بن مالك وثم أبو قلابة ، فحدث أبو قلابة فقال : إن الله تعالى لما لعن إبليس سأله النظرة فقال : وعزتك وجلالك لا أخرج من قلب ابن آدم ما دام فيه الروح . فقال الله : وعزتي لا أمنعه التوبة ما دام فيه الروح .

İbn Cerîr diyor ki: Bize İbn Beşşâr'ın... Katâde'den rivayetinde o şöyle demiştir: Biz Enes İbn Mâlik'in yanindaydık. Ebu Kılâbe de oradaydı. Ebu Kılâbe rivayet edip dedi ki: Allah Teâlâ İblîs'e la'net ettiğinde; o mühlet istedi ve dedi ki: Senin izzet ve celâline yemîn ede­rim ki; onda rûh bulunduğu sürece Âdemoğlunun kalbinden çıkmaya­cağım. Allah Teâlâ da şöyle buyurdu : İzzetime yemîn olsun ki; Ben de kendisinde rûh bulunduğu sürece onun tevbesine engel olmayacağım (onun tevbe etmesini engellemeyeceğim ya da: Onun tevbesini geri çevirmeyeceğim.)

وقد ورد هذا في حديث مرفوع ، رواه الإمام أحمد في مسنده من طريق عمرو بن أبي عمرو وأبي الهيثم العتواري كلاهما عن أبي سعيد ، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : " قال إبليس : وعزتك لا أزال أغويهم ما دامت أرواحهم في أجسادهم . فقال الله عز وجل : وعزتي وجلالي ، لا أزال أغفر لهم ما استغفروني " .

Bu ifade; merfû' bir hadîs-i şerifte yer almaktadır. Şöyle ki: Imâm Ahmed Müsned'inde Amr îbn Ebu Amr kanalıyla... Ebu Saîd'den, o da Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) dan rivayet ediyor ki; O, şöyle buyurmuştur: İblîs: Senin izzetine yemîn ederim ki, ruhları cesetlerinde olduğu sürece on­ları azdırıp yoldan çıkaracağım, dedi. Allah Teâlâ da : İzzet ve celâlime yemîn olsun ki, onlar Benden bağışlanma diledikleri sürece, onları ba­ğışlayacağım, buyurdu.

فقد دلت هذه الأحاديث على أن من تاب إلى الله عز وجل وهو يرجو الحياة ، فإن توبته مقبولة [ منه ] ; ولهذا قال تعالى : ( فأولئك يتوب الله عليهم وكان الله عليما حكيما ) فأما متى وقع الإياس من الحياة ، وعاين الملك ، وحشرجت الروح في الحلق ، وضاق بها الصدر ، وبلغت الحلقوم ، وغرغرت النفس صاعدة في الغلاصم - فلا توبة متقبلة حينئذ ، ولات حين مناص; ولهذا قال [ تعالى ] ( وليست التوبة للذين يعملون السيئات حتى إذا حضر أحدهم الموت قال إني تبت الآن ) وهذا كما قال تعالى : ( فلما رأوا بأسنا قالوا آمنا بالله وحده [ وكفرنا بما كنا به مشركين . فلم يك ينفعهم إيمانهم لما رأوا بأسنا ] ) الآيتين ، [ غافر : 84 ، 85 ] وكما حكم تعالى بعدم توبة أهل الأرض إذا عاينوا الشمس طالعة من مغربها كما قال [ تعالى ] ( يوم يأتي بعض آيات ربك لا ينفع نفسا إيمانها لم تكن آمنت من قبل أو كسبت في إيمانها خيرا ) الآية [ الأنعام : 158 ] .

Bu hadîsler, yaşama umudu içindeyken Allah'a tevbe edenin tevbesinin makbul olduğuna delâlet etmektedir. İşte bunun içindir ki, Allah Teâlâ : «İşte Allah onların tevbesini kabul eder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.» buyurmuştur. Yaşamaktan ümit kesip (ölüm) meleğini gördüğünde, can boğazda hırıldamaya başlayıp, göğüs ona dar gelir. Nefes hırıldayıp boğazın başına kadar çıktığında —ki can çekişme ha­lidir— tevbe makbul değildir. O zaman, kaçılıp kurtulabilecek zaman da değildir. Buna delâlet etmek üzere Allah Teâlâ : «Kötülükleri işle­yip dururken ölüm gelip çatınca: Şimdi işte gerçekten tevbe ettim, di­yenlerin... tevbesi kabul değildir.» buyurmaktadır. Başka bir âyet-i kerîme'de de şöyle buyurur : «Baskınımızı görünce : Yalnız Allah'a inan­dık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik, dediler. Ama baskı­nımızı görüp de öylece inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu Al­lah'ın kanunudur...» (Gâfir, 84-85)

Daha başka bir âyet-i kerîme'de de Allah Teâlâ; güneşin batıdan doğduğunu gördüklerinde yer yüzü halkının tevbesinin kabul edilme­yeceğine hükmederek şöyle buyurur: «Rabbinin âyetleri geldiği gün; kişi daha önceden inanmamış veya îmânından bir hayır kazanama-mışsa îmânı ona hiç fayda vermez.» (En'âm, 158)

وقوله : ( ولا الذين يموتون وهم كفار ) [ الآية ] يعني : أن الكافر إذا مات على كفره وشركه لا ينفعه ندمه ولا توبته ، ولا يقبل منه فدية ولو بملء الأرض [ ذهبا ] .

Allah Teâlâ: «Kâfir olarak ölenlerin tevbesi kabul değildir.» bu­yuruyor. Kâfir; küfür ve şirk üzere Öldüğünde pişmanlığı ve tevbesi ona fayda vermez. Yeryüzü dolusu dahi olsa ondan fidye de kabul edilmez.

قال ابن عباس ، وأبو العالية ، والربيع بن أنس : ( ولا الذين يموتون وهم كفار ) قالوا : نزلت في أهل الشرك .

İbn Abbâs, Ebu'l-Âliye ve Rebi' îbn Enes «Kâfir olarak ölenlerin tevbesi kabul değildir.» âyeti şirk ehli hakkında nazil oldu, demişlerdir.

وقال الإمام أحمد : حدثنا سليمان بن داود ، حدثنا عبد الرحمن بن ثابت بن ثوبان ، قال : حدثني أبي ، عن مكحول : أن عمر بن نعيم حدثه عن أسامة بن سلمان : أن أبا ذر حدثهم : أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : " إن الله يقبل توبة عبده - أو يغفر لعبده - ما لم يقع الحجاب " . قيل : وما وقوع الحجاب ؟ قال : " أن تخرج النفس وهي مشركة " ; ولهذا قال [ تعالى ] ( أولئك أعتدنا لهم عذابا أليما ) أي : موجعا شديدا مقيما .

Imâm Ahmed diyor : Bize Süleyman İbn Davud'un... Ebu Zerr'den naklettiğine göre; Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem.) şöyle buyurdular: Allah Teâlâ ku­lunun tevbesini hicâb (örtü) vuku' bulmadıkça kabul eder —ya da ku­lunu bağışlar—. Orada bulunanlar; hicabın vukuu da nedir? diye sor­duklarında, şöyle buyurdu : Müşrik olduğu halde canının çıkmasıdır.Ahmed b Hanbel Müsned 20991-20992 İbn Hibban Sahih 632-633 Hakim Müstedrek 7725 Hakim dedi ki; İsnadı Sahih,tir İbn Cad Müsned 2996 Bezzar Müsned 3453-3454

Allah Teâlâ da : «İşte biz onlar için elem verici (şiddetli ve devamlı) bir azâb hazırlamışızdır» buyuruyor Ebu’l-Fida İsmail İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri, Çağrı Yayınları: 4/1600-1603

Velhamdülillahi rabbil alemin
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Nisa Süresi 17-18 ayetlerinin Tefsiri
Allah razı olsun...
Allah bizleri affına nail eylesin...
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.