You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

NESNELER DÜNYASINDA İNSAN OLMAK…

NESNELER DÜNYASINDA İNSAN OLMAK…

General
NESNELER DÜNYASINDA İNSAN OLMAK…
Geçtiğimiz yılların Oscar ödüllü filmlerinden “American Beauty (Amerikan Güzeli)”nin bir sahnesinde filmin kahramanı olan karı koca bir çift tartışıyor. Adam, kadının üzerine titrediği İtalyan stili mobilyaların üzerinde oturmaktadır. Kadın, adama mobilyalara dikkat etmesini söylediğinde, adam mobilyanın kumaşını eliyle sertçe çekerek hiddetle kadına şuna benzer sözler söyler: “Bunlar eşya! Bunları bize hizmet etmesi için aldık. Bunları atarız yenilerini alırız. Sen eşyalara verdiğin önemi hiçbir zaman ilişkimize vermedin.”

İşte böyle dostum! Sen de nesnelere verdiğin önemi hiçbir zaman insanlara göstermedin. Bırak insanları, kendine bile nesneler kadar değer biçmedin. Arabanda küçük bir çizik olsa üç gece uyuyamazsın da, düşüp kafanı yere vursan aynı gece horul horul deliksiz uyursun. Televizyonun arızalansa hemen ilk fırsatta tamir ettirirsin de, kendinin ve sevdiklerinin sağlık sorunlarını hep ertelersin.

Dikkat ettin mi dostum, nesnelere hep korumacı bir tavırla yaklaşıyorsun: “Aman bozulmasın, aman çizilmesin…” Bu durumda da nesne sana değil, sen nesneye hizmet ediyorsun. Sahip olduğun herhangi bir nesneye bir şey olacak diye ödün patlıyor. İnsanların büyük bölümü bugün, tıpkı senin gibi imajlarının ve nesnelerinin hizmetçisi olmuş durumda.

Beş para etmez bir bardak kırılmasın diye dört dönüyoruz da, en yakınımızdaki insanları gözümüzü kırpmadan kırıp bin parçaya ayırıyoruz.
En ucuz bir nesneye, en büyük bir sevgiyi feda edebiliyoruz.

Filozoflar ve bilgeler en az nesneyi kullanarak hayatlarını sürdürmeye çalışırlar. Dervişlerin felsefesini de bu bakış oluşturur: Bir lokma, bir hırka…

Fıçısının başında dikilen Büyük İskender’e, “Gölge etme başka ihsan istemem” diyen Diyojen de, hayatı boyunca erdemi aramış yüce bir insandı. Güpegündüz elinde feneriyle insanı ve erdemi arayan Diyojen, bir gün bir çocuğun avucuyla çeşmeden su içtiğini görür ve kendi kendine, “Bu çocuk bana hâlâ gereksiz eşyalarım olduğunu öğretti.” der ve su içmek için kullandığı çanağını kırar.

Elbette, özellikle teknolojik nesnelerin hayatı kolaylaştırdığını ve onlara ihtiyaç duyduğumuzu, onlardan tümüyle vazgeçemeyeceğimizi söyleyebilirsin. Tümüyle vazgeçemesek bile onların hayatımıza olan etkisini sınırlayamaz mıyız? Ne dersin?..

erol anar
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.