• Dinin korunması,
• Canın korunması,
• Aklın korunması,
• Neslin korunması,
• Malın korunması.
Bu beş esastan biri olan nesil, hem bugünümüz hem de yarınımızdır.
Cenabı Allah, Kur’anı Kerim’de şöyle buyurmuştur:
“Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrim, 6)
Alimlerimiz ayet-i kerimede geçen “ateşten koruma” işinin terbiye ile olacağını belirtmişlerdir. Yani anne baba çocuklarına İslami terbiye verdikleri takdirde, onların hem dünyadaki hem de ahiretteki hayatlarını ateşten korumuş olacaklardır.
Efendimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur:
“Her çocuk (İslam hakikatini kabul edecek bir) fıtrat üzerine doğar. Ancak onu ailesi yahudi, hıristiyan, müşrik veya mecusi yapar.”
(Buhari, Cenaiz, 79)
“Hepiniz birer çobansınız ve her biriniz sürünüzden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çobandır ve yönetimi altındakilerden sorumludur. Erkek, aile fertlerinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın kocasının evinde bir çobandır ve çocuklarından sorumludur. İşçi, işverenin çobanıdır ve ondan sorumludur. Hâsılı hepiniz birer çobansınız ve her biriniz sürünüzünden mesulsünüz.”
(Buhari, Nikah, 90)
O halde ne yapmalıyız?
- Anne baba kendi hayatıyla çocuğuna örnek olmalı. İslamı sözde değil, özde yaşamalı... Güzel terbiye vermeli,
Doğru olmalı, dürüst olmalı, beraber konuşma ve kitap okuma saati olmalı.
- Çocukların arkadaş seçimine dikkat etmeli..
Ashabı kiramın büyüklerinden Abdullah b. Mesud (r.a.) da şöyle buyurmuştur:
“Salih bir kimseyle oturan, misk taşıyan biriyle oturan gibidir. Bu kimse sana misk vermese de onun kokusu sana da siner. Kötü kimseyle beraber olan kişi ise demirciyle oturan kimse gibidir. Her ne kadar onun ocağından çıkacak ateş elbiseni yakmayacak olsa bile dumanı üstüne siner.”
-Günümüzde çocukların muhafaza edilmesi gereken şeylerden biri de, internet..
Birçok kolaylık getiren ve büyük bir nimet olan internet, doğru kullanılmadığında son derece zararlı olabilir. Hem aile içi iletişimin kaybedilmesine hem de pek çok yanlışa düşmeye sebep olabilir.
Çocuklara merhamet etmeli, güzel ahlak ile süslenmeleri için güzel meclislere götürmeli, güzel arkadaşlar, rehberler tanımalarına imkan sağlanmalı... Onlara sürekli emretmek, komutlar vermek, nasihat etmek yerine sağlam ve samimi bir yakınlık kurup, birlikte yol almayı tercih etmeliyiz. Allah Rasulü (s.a.v.)’in ve O’nun yolundan gidenlerin tavrı hep böyle olmuştur..
“Küçüklere merhamet etmeyen bizden değildir…”
(Ebu Davud, Edeb, 66)
Merhamet etmek, onların kurtuluşu için her türlü fedakarlığı yapmak demek...
çeş. kaynak