You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

NEFİS VE DERECELERİ

NEFİS VE DERECELERİ

" HACI "
NEFİS VE DERECELERİ

Nefis, her hayra engel olmak isteyen, her şerrin kapısını açan, her iyiliği benimseyen senin arkadaşındır. Nefis, dünyada da, kabirde de , mahşerde de , cennet veya cehennemde de senin arkadaşındır.

Ruh, bedenle birleşince yedi perde ile asli halinden perdelenmiştir. Bu perdelerden her birine nefsin dereceleri veya makamı denir.
Her perde kalktıkca, ruha manevi alemden ışıklar sızar. Tam perdeli halinde ise hiç ışık sızmaz. Perde sayısı azaldığı nisbette nefis saflaşır. Bütün perdelerin kalkması halinde ise tamamen nur kesilir.

7 Nefis derecesi (makamı)

1)NEFS-İ EMMARE:
İnsanı zorla kötülüğe sürükleyen nefistir.
İnsani ruh, hayvani ruhun şehvani arzularına boyun eğip ona itaat eder, bütün hallerinde ona muvafakat edip hükmü altına girerse, onun bu haline Nefs-i Emmare denir.
Nefs-i Emmare halindeki insanın kalbi, cisme ait nimetlerle şehvetlere dalar, halini değiştirir. Allah'dan uzaklaşır. Eğer kalb, bu mertebede uzun müddet beklerse, onun artık gayb alemine yönelmeye gücü kalmaz.

Nefs-i Emmare'nin sıfatları: Cehalet, kibir, hırs, cimrilik, şehvet, gadap, tamah, kötü huyluluk, kin, hased, ahmaklık, çok yiyip içmek, buğz, istihza, boş-faydasız şeylerle uğraşmak, avarelik, şımarıklık, çok konuşmak, unutkanlık, din ehlinin halini inkar.... vb. şeylerdir.

Nefs-i Emmare de Rabbani bir latife dir. Fakat kötülüklere meyletmesi, şehvete düşkün olması sebebiyle pislenmiştir. Şehvet düşkünü hayvani nefsin hükmü altında kalıp, ona uymakla hayvanların yoluna girmiştir.
İnsan için de en büyük düşman haline gelmiştir.

Nefs-i Emmare derecesinde bulunan insanlar 3 sınıftır.

1)Allah'ın emirlerini yerine getirmeye çalışır, nehiylerinden kaçınmaz.
2)Allah'ın emirlerine uymadığı ve itaat etmediği gibi nehiylerinden de kaçınmaz. Fakat itaat edenleri sever.
3)İslam'ın hiç bir emrini yerine getirmediği gibi, İslam'ı ve müslümanları sevmez.


2)NEFS-İ LEVVAME:
İnsani ruh, emmare iken işlediği günahlardan ve kötülüklerden pişmanlık duyar ve kendisini kınamaya başlarsa, onun bu haline Nefs-i Levvame denir.
İkinci makama yükselen kişinin artık kalbindeki yedi perdeden birisi kalkmıştır.
İbadetlerini yapar,yasaklardan kaçınmaya ve ilahi emirleri yerine getirmeye çalışır. Buna rağmen yine günah işler, fakat hemen arkasından da pişmanlık duyar, tevbe eder.
Sıfatları: Kınama, haset, işret, makam sevgisi, kötü fikir, ucb, temenna, çekişme, kahır ve şehvet tutkusudur.
Nefsi Emmare nin bir kısım sıfatları hala mevcut olmasına rağmen Hakk-ı Hak, batılı batıl olarak görür ve bilir. Kötü hallerinden dolayı üzülür. Şeriat ameli ve muhabbeti eksilmez. Fakat o kötü sıfatlardankurtulması gücünün dışındadır.
Nefs-i Levvame de gizli bir riya ve kendini beğenme hastalığı vardır. İyi amellerinden halkın muttali olmasını ister. Övülmekten memnun olur. Bu kötü huyundan hoşlanmasada, kalbinden söküp atamaz.
Nefs-i Levvame de bulunan bir kimse takva ehlinden sayılır. Bu makamın en yüksek derecesi ihlastır. Fakat kişi yinede tehlikeden kurtulmuş değildir.

3)NEFS-İ MÜLHİME
İbadet, zikir ve riyazetlerin artması, nefisle şiddetli bir mücadeleye girişilmesi neticesinde kalb üzerindeki perdelerden birisinin daha kalkmasıyla üçüncü makama çıkılmış olur ki, bu makama Nefs-i Mülhime denir.
Ruh terakki edip kuvvet buldukca nefse hakim olmak ister. Bir çok mücahede ve mücadeleden sonra, bu mertebede nefis ıslah olmuştur. Artık vücutta hakimiyet ruhun eline geçmiştir.
Bir insan buraya kadar kendi ihlas ve gayreti ile gelebilsede, buradan ilerisi için, bir Mürşid-i Kamil'in kılavuzluğuna ve terbiyesine ihtiyacı vardır.
Sıfatları: İlim, cömertlik, kanaat, sabır, özürleri kabul, tevazu, hoş görü, ezaya tahammül, güzel zan....
Vasıfları: Makamlara ermek, hayretle şaşkınlığa düşmek, zikrullahı sevmek, güler yüzlülük, kabz ve bastın gelişi, havf ve recanın gidişi, hikmetle konuşmak, müşahede ve murakaba.....
Bu makamda kişi zayıftır. Beşeriyetin gereği haller ondan tamamen silinmediği için, gafil olduğu bir anda nefsi hemen geriye döner ve kötü alışkanlıklarına devam eder. İtikadı bozulup, ibadeti terkeder. Böylece helaka gidebilir.
Bu makamdaki kişi; nefsin istek ve arzularına şiddetle muhalefet etmeli, bağlı bulunduğu Mürşid-i Kamil'e itaat edip, her emrine tam teslim olmalıdır.
Bu makamda yükselmekte, düşmekte vardır.

4)NEFS-İ MUTMAİNNE
Şirkten, isyandan, hatadan ve şüpheden temizlenmiş, huzura kavuşmuş nefis demektir. Kalb üzerindeki dördüncü perdenin kalkmasıyla, Mutmainne makamına yükselinilir. Kişi bu makamda, Kuran ve sünnete tam olarak uyar. Bu makamda olan kişiyi görenlerin gözleri, dinleyenlerin kulakları zevk duyar. Hakikat sırlarına ve mana inceliklerine tercümanlık eder. Hikmetli konuşur. Zamanını ibadetle geçirir. Dua ve virdlere devamla Resululah sevgisi bambaşka bir hal alır.
Sıfatları: Cömertlik, şükür, hilm, sabır, tevekkül, tam müşahede,sıdk, rifk, rıza, teslimiyet, ibadet, sürekli huzur, güleryüzlülük, kalb sevinci, kusurları örtme, hataları bağışlama, tatlı dil.......

5)NEFS-İ RAZİYE
Allah'ın bütün imtihan ve ibtilalarına sadakat göstermiş, gelmiş ve gelecek herşeye razı olmuş, bütün gayret ve arzusu Allah'ın hoşnudluğunu kazanmak olan nefsin haline Nefs-i Raziye denir.
Sıfatları: İhlas, vera, muhabbet, ilahi huzur, keramet, Mevla ile dostluk, masivayı terk, teslimiyet, eziyetlere sabır, rıza, halkı irşad, en ince edep.
Duası reddedilmez. Herkes tarafından saygı ile karşılanır. İradesini Hakk'ın iradesine bağlamıştır.

6)NEFS-İ MARDİYYE:
Bu makama yükselen nefisten Allah razı olduğu için Nefs-i Mardiyye denir. Razı olunmuş nefis demektir.
Sıfatları:Allah ve Resul'ünün ahlakı ile ahlaklanmak, ayıpları örtmek, hataları bağışlamak, güzel zanda bulunmak,herkese lutuf ve şevkat göstermek, insanları karanlıktan kurtarmak için onlara meyl ve muhabbette bulunmak.......
Fakat bu meyl ve muhabbet sadece Allah için olup, acıma ve şevkatten ibarettir. Görünüşte insanlardan ayrılmaz, fakat batında Hakk iledir.
Muhtaç olduğu ilimleri Allah'ın izniyle mana aleminden, madde alemine taşır ki, insanlar istifade etsin.

7)NEFRS-İ SAFİYE
Bu makamda nefis artık safileşmiş, süzülmüş, vücudun en kötü yeri iken en iyi yeri olmuştur. Bu makamda salik, Hakk'ın elindedir. Hakk'ı bilir ve her şeyini de Hakk'tan bilir. Ne kendisini, ne de rızkını düşünür. O'ndan başkasını tanımaz. Her şeyini O'ndan ister. Çıkacak hükme peşinen razıdır.
Vasıfları: Onlar Hakk'ın kölesidir. İyi bilirle ki, Allah dilerse tutar, dilerse atar. Dilerse muhafaza eder, dilerse etmez.
Bir damla Rahmet-i ilahiye ye muhtaç olduklarını bilirler.
Bildirilmedikce, bildirilmeyen hiç bir şeyin bilinmeyeceğini bilirler.
Mevla dilerse bunları daire-i saadetine alır ve daire-i saadetine ancak bunlar alınmıştır.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.