You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yeni Üye
Neden Efendimiz?
Arkadaşlar kafama takılan bir soruyu sormak istiyorum.İslam mütevaziliği öven bir din diye biliyorum.Eğer öyleyse neden Peygambere efendimiz diyoruz.Ben peygamberi Allah tarafından vahiy alan ve insanları hak yola çağıran bir önder olarak görüyorum.Peygambere efendi denmesi bu mütevazi dünya görüşüne ters değil mi?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-08-2017, Saat:05:49 PM, Düzenleyen: HamiErsayAydın.
Profesör
RE: Neden Efendimiz?
sizin için efendi ne demek?
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Neden Efendimiz?
Efendi okuyup yazması olanlara verilen unvan. Okumuş, molla, hoca, çelebi, seyyid manalarında da kullanılırdı.

Efendi tabiri, Selçuklular zamanında kullanılmaya başlanmış, daha ziyade Osmanlılar'da 15. yüzyıl ortalarından itibaren tahsil, terbiye görmüş kimselere mahsus bir lakap olarak kullanılmıştır. Zamanla, bu manada kullanılan çelebi kelimesinin yerini almıştır. Devletin ileri gelen memurlarından bazılarına efendi demek adet haline gelmişti. On dokuzuncu yüzyılda bu kelime, daha geniş manada kullanılmaya başlanmıştır. Bu devirde şehzadelere de efendi denmiştir. Peygamberimiz için de hala günümüzde kullanılmaktadır. Kadınlar da, kocalarına hitap ederken efendi tabiri kullanırlar.

Saraydaki Sultan hanımlara kadın efendi unvanının, kibar muhitlerde hanımefendi, beyefendi, tabirlerinin kullanılmasına, 19. asrın ikinci yarısından sonra rastlanır. Şeyhülislamlara efendi dendiği gibi, orduda binbaşıya kadar rütbe sahiplerine de, resmen, efendi unvanı verilirdi. Tanzimat'tan sonra efendi unvanı, resmi muamelatta, yalnız okur yazarlar ve mektep talebeleri için kullanılmıştır. Bugün de halk arasında tahsil terbiye görmüş, terbiyeli kibar manasında kullanılmak adet olmuştur.



peki bu durumda hala fikriniz aynı mı gülücük
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Neden Efendimiz?
Yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim. Aklıma direk ilk anlamıyla geldiği için biraz absürt karşılamıştım ama şimdi aklıma yattı. Bu arada başka sorularım da olacaktı eğer müsaitseniz onlarıda sormak isterim.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Neden Efendimiz?
İlk bakışta müminin, kendi diliyle Rabbine kulluk etmesi akla, daha doğrusu hisse daha uygun gibi geliyor. Fakat mesele incelendiğinde, farklı boyutlara varılıyor:

Her şeyden önce dua ile namaz arasında açık bir ayırım yapmak gerekir. Namaz dışındaki duada bir mümin ihtiyaçlarını ve dileklerini Rabbine istediği dilde bildirir. Bu şahsi bir meseledir ve kulun, Halıkı’na kendi ihtiyaçlarını ve arzularını doğrudan doğruya, vasıtasız olarak arz etmesiyle ilgilidir. Duada her insan kendi lisanıyla Rabbine iltica edebilir.

Namaz ise bundan çok farklıdır. Namazda hangi dilden ve ırktan olursa olsun, bütün Müslümanların bir tek vücut olarak birleşmeleri ve Allah’a topluca ibadet etmeleri söz konusudur. Bu ibadette gönüller gibi dillerin de birlik arz etmesi gerekir. Kaldı ki, ibadetler Allah nasıl emretmişse ve Allah Resulü (asm.) nasıl tarif etmişse öyle yapılacaktır.

İslamiyet herhangi bir bölgenin, ırkın veya milletin dini olsaydı, hiç şüphesiz sadece bu bölgenin, bu ırkın veya bu milletin dili kullanılabilirdi. Fakat, dünyanın bütün noktalarında oturan, farklı ırklardan olup farklı dilleri konuşan müminler mevcuttur. Bunların tümünün birlikte namaz kılabilmeleri, aynı sureleri aynı dilden okumaları için tümünün aynı ibadet dilinde birleşmeleri gerekir.

Beynelmilel kongre ve toplantılarda da herkes kendi diliyle değil umumun bildiği beynelmilel bir dille konuşmuyorlar mı?

Meselenin diğer bir cephesi de şudur: Hiçbir tercüme, asla orijinalinin yerini tutamaz. Kur’an, Allah kelamıdır ve Arapça nazil olmuştur. Allah’ın kudret sıfatından gelen şu varlıklar taklit edilemediği gibi, onun kelam sıfatından gelen Kur’an da taklit edilemez. Ve Kur’an'ın tercümesine Kur’an denmez. Kur’an'ın bir harfine en az on sevap verilmesi, Allah kelamını tekrar etmenin karşılığında kullara bir İlâhî ihsandır. Tercüme, Allah kelamı olmadığından bu mana orada kaybolur. İnsan, Kur’an mealini okumakla, Kur’an okumanın değil, ilim noktasında bir şeyler öğrenmenin sevabını alır.

Şu da var ki, namazda geçen kelimelerin bir kısmı konuşma dilimize geçmiştir. Allahu Ekber, hamd, tesbih, Rabbül alemin, Ehad, Samed’in ne demek olduğunu çoğu Müslüman bilmektedir.


Dünya işlerimiz için enflasyon, deflasyon, kur, ekonomi, döviz gibi nice yabancı kelimeleri ezberlediğimiz hâlde, ibadet için gerekli, az sayıda kelimeyi öğrenmemekte bilmem mazur sayılabilir miyiz?
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-08-2017, Saat:10:48 PM, Düzenleyen: Nazlıcan.
Yeni Üye
RE: Neden Efendimiz?
Elbetteki hakkın yolunda giderken hiçbir şey manzur sayılamaz. Peki neden Arapça? İbranice veya Latince değil? Arapçanın gramer yapısının bir hikmeti var mı?
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.