You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Necip Fazıl' dan Nükteli Sözler... :)

Necip Fazıl' dan Nükteli Sözler... :)

kimya-yı saadet
Necip Fazıl' dan Nükteli Sözler... :)
[/color]Bir tiyatro eseri sergilenmek üzere.. fakat gelin görün ki başrol yok ortalıklarda.. aradığını birtürlü bulamıyor Üstadımız.. zamanımızın yazarlarından biri talip bu işe, lakin nasıl gidip diyebilir Üstadımıza.. Çünkü o bu işte amatör ve hiç tecrübesi yok.. Çekiniyor, bunun ızdırabıyla yanıp tutuşuyor ve nihayet karar veriyor derdini söylemeye.. Konuyu açınca Üstadımızın söylediği şu kelimelerden ibaret..

- Riyakar bir profösyoneldense, samimi bir amatörü tercihimdir.. Bu iş senin..



Kayseri'deydik, Büyük Doğu teşkilatında... Bir adam getirdiler, "şununla iki kelime konuş!" dediler bana... Adam geldi. Elinde sigara, Ramazan günü... Anladım ne tip olduğunu...

Hitap ettim:

"- Sigaranı at da öyle gel karşıma!"

Gayet ucuz bir formülü vardır bu işin... Günün hemen bütün formülleri gibi...

O da aynı şekilde cevap verdi:

"- ALLAH'ın bildiğini kuldan niye saklıyayım?"

Bu umumî formül...

Devam ettim:

"- ALLAH senin tenasül aletin olduğunu da biliyor. Niye saklıyorsun?"

Bozuldu, kala kaldı, hiçbir şeye aklı eremedi. "- Senin bu susman mağlûp olman değildir. Şimdi seni mağlûp edeyim dedim; ALLAH'ın bilmediği bir şey olabilir mi?.. O her şeyi biliyor. Yalnız senin, ALLAH'ın bildiğini, yalnız ondan af dileyerek ona tahsis etmen ve onun bildiği şeyi ortaya açıkça, hayâsızca dökmemeni gerektiren bir fakülteye malik olman lâzım... Sen bundan da mahrum bir bedbahtsın!.."








Milli Şahlanışın Ruhuna Tükürmek


Kendi yaşadığı dönemde de kız öğrencilerin başörtüsü takmaları yüzünden üniversitelere alınmaması üzerine, merhum Necip Fazıl Kısakürek'in bu haksızlığa:
Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek İstiklal Savaşı başlarında ve Maraş'ta düşmanlar tarafından başörtüsü çekilip düşürüldüğü için başlayan milli şahlanışın ruhuna tükürmektir" diye yazarak kalemini kılıç gibi kullandığını...





Üstad Yenilgi ve mağlubiyeti kabul etmezdi. Bir gün bir tren istasyonunda onun sinirli sinirli gezdiğini gören bir hayranı (bazı rivayetlere göre onu sevmeyen biri) sorar:
- Ne oldu Üstad, treni mi kaçırdınız?
Üstad böyle bir ithamı kabul eder mi? Treni kaçırmak bir eksiklik, bir yenilgidir.
- Kovdum gitti, der.



Bir gün Necip Fazıl, bir üniversitede konferansa katılmış...
Çıkıp herzamanki gibi Din ve ALLAH kavramı hakkında konuşmuş...
Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir Prefesör, Necip Fazıl'a
'Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinize çelişen şeyler söylüyorsunuz... Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir... bu ne demek oluyor? '
Necip Fazıl'ın cevabı meleklere parmak ısırtacak bir cevap olur 'Benin geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar'

Üstad’ın yurt dışında olduğu bir sırada, ardından atıp tutan birisini ona haber verirler. Üstad:
“Ne yani der, ucuna sivrisinek kondu diye 35’lik topu ateşleyemem!”


Bir gün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek'e sahilde rastlayan bir hayranı;
''Üstad, senin bütün mücadelelerin güzel, hizmetlerin eşsiz ama şu ....... tarafın olmasa diye tenkit eder.. Bunun üzerine Necip Fazıl tebessüm ederek:
''şu boğaz'dan geçen lüks ve güzel gemiyi görüyor musun? Bak ne kadar lüks ve konforlu değil mi? İşte böylesine lüks geminin tuvaleti de vardır.'' der...


Mahkemede hakim, Necip Fazıl'a:
- Bak, der. Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi?
Necip Fazıl sorar:
- Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz?


Büyük Doğu Gazetesi çıktığı zamanlarda bir gün ekonomik durumun kötülüğünden dolayı baskı tesisinde hiç kağıt ve mürekkep kalmamış ÜSTAD gazeteye geldiğinde orada çalışanlar üzgün bir vaziyette hiç birinden ses çıkmaz bir vaziyetteymiş ÜSTAD sorduğunda söylemek istememişler ama ısrar ettiğinde üzülerek söylemişler.
ÜSTAD sormuş hiç kağıt yokmu diye hayır demişler. Tekrar sormuş bir tane daha yokmu demiş. oradakiler şaşırarak evet bir kaç kağıt var demişler. Hiç mürekkep yok mu? diye sormuş onlarda yine şaşırarak bir şişe var demişler.
daha sonra ÜSTAD bir kağıda gazeteyi bastırmış ve daha sonra diğer malum gazetelerin yazı işlerine telefonla kendi gazetesini ihbarda bulunmuş tabi onlarda gazeteyi nöbetçi savcılığına bildirmişler. ve nöbetçi savcıda gazetenin o sayısını toplattırmış. Ertesi gün çıkan gazeterlede Büyük Doğu toplatıldı yazmış yani ekonomik sebeplerden dolayı çıkamadı denilmemiş


Üstad'a yapılan bir saygısızlık ve ağır karşılığı...

Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:

"- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der.


Bir edebiyat toplantısı sırasında Nazım sahnede şiir okur ve akabinde oturan topluluk içinde bulunan Üstad'ı sahneye davet eder. Üstad sahneye çıkar.Üstad'a şöyle bir teklifte bulunur;

-Birtane ben kendi şiirimden okuyayım, bir tane de sen kendi şiirinden oku.

Üstad kendi şiirini okumayı pek doğru bulmadığını söyler ve şöyle der;

-Ben senin şiirinden bir tane okuyayım sen de benimkilerden bi tane oku

Nazım bu teklifi kabul eder ve başlar Üstad'ın 'Ölünün Odası' şiirini okumaya. Şiir biter salonda bir alkış patlar. Sıra Üstad'a gelmiştir. Üstad da nazımın sonu 'in-çık, çık-in" şeklinde biten bi şiirini düz bir şekilde okur. Üstad şiiri bitirir. Salonda derin sessizlik.

Üstad nükteyi patlatır, noktayı koyar;

-Bak nazım! Benim gibi adam senin şiirini okuyor yine de bişey olmuyor.


Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:
-Osmanlı emperyalist değil miydi?
Cevap dikkate şayandır:
-Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil Türkçe sorardın.

Bir gün Necip Fâzıl’a:

Düşünebilmek ne demektir? diye sorarlar.

Düşünemediğimizi düşünmedikçe düşünebilmekten uzagız! Şeklinde cevap verir.

Bir gün yine duruşmaya gitmiştik. Çok geç vakit hapishaneye döndük. Başta Necip Fazıl olmak üzere, çoğumuz uzun uzun konuşmuştuk. Bermutad Paşa, “sükut” yapmıştı. Necip Fazıl bizden ayrı bir yerde kalırdı. Daha geldiğimiz gün onu revire almışlardı. O, oraya gitti. Biz koğuşlara çıktık. Bazı arkadaşlar bizi bekliyorlardı. Nurettin Ardıçoğlu, paşaya sordu: Üstad nasıl konuştu ? dedi. Paşa cevap verdi. :

Onun konuşmasını boşver. Her zamanki gevezelikler. .. Ben öyle muhteşem bir sükût yaptım ki, sükûtumun ihtişamından dolayı herkes beni tebrik etti.

İkinci gün Necip Fazıl’a söyledik. “Senin konuşman kaç para eder”, dedik. Paşa öyle muhteşem bir sükut yapmış ki, sükutunun ihtişamından dolayı herkes kendisini tebrik etmiş.

Necip Fazıl şaşırdı : - Aaa.. aa. Bari sükûtunu plağa alsaydık, dedi.



( Hüseyin Üzmez’in Malatya Suikastı kitabından )


Bir konferansından sonra bazı gençler "Sakarya Türküsü"nün büyük şairi Necip Fazıl'ın etrafında toplanırlar. İçlerinden biri,

"Anlattığınız fikir hayatı içinde sizi de görmek istiyoruz"
deyince üstat şu cevabı verir:

" Ben, özlenen İslam çiçeğinin sadece gübresiyim."


Bir gün Osman Yüksel Serdengeçti, Hüseyin Üzmez ve Necip Fazıl hapiste aynı koğuşta yatıyorlar.....

Sohbet sırasında Necip Fazıl Der ki:

-Bana müsaade edin bi küçük abdest bozayım.

Osman Yüksel Nükteyi patlatır:

-Estağfirullah Üstad demiş.Senden küçük bir şey sadır olmaz!!
"Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz."

elhmdülillah anladin
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Necip Fazıl' dan Nükteli Sözler... :)
eyvallah Wink
Alnım rüzgarlara açık
Kor kaynar yüreğimde
Umutlar sevinç içinde
Kan dolan gözlerimde..
Bunu ilk beğenen sen ol.
kimya-yı saadet
RE: Necip Fazıl' dan Nükteli Sözler... :)
rica ederimgülücük
"Arsadaki odun yığınının gizli bir köşesinde tek bir kıvılcım noktasıyız biz."

elhmdülillah anladin
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.